T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalı şirketin bakiye fatura bedellerinden kaynaklı 1.700 EUR kısmını ödememesi sebebiyle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından takip başlatıldığını, borçlu davalının yetki itirazı üzerinde takip Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, davalı taraf herhangi bir geçerli sebebi olmaksızın borcuna itiraz ettiğini, taraflarınca yapılan başvuru neticesinde Bakırköy komisyonundan yetkilendirilen Arabuluculuk Bürosu nezdinde ... arabuluculuk numarası altında arabuluculuk oturumu gerçekleştiğini, ancak karşı tarafça haklı bir neden olmaksızın taleplerine olumlu yanıt verilmediğini, dava konusu alacağın likit bir alacak olduğunu, davalı tarafça da itiraz edilmeyen nakliye işlemi ve buna istinaden kesilen faturaya ilişkin olduğunu, davalı şirket sadece alacağı sürüncemede bırakmak için takip dosyasına itiraz ettiğini, bu sebeple huzurdaki davada davalı şirketin % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, neticede haklı davanın kabulü ile 1.700 EUR'un ödeme günü Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden taraflarına ödenmesi üzere takibin devamına, davalı tarafın asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafça davaya cevap sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 06/05/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.700 EURO fatura alacağı yönünden 27/06/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak 15/12/2023 tarihli faturanın gösterildiği, davalı tarafından 27/06/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 19/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK’nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı ... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 30.06.2025 tarihinde T.C. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği,
Davacı tarafın davalı ... kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2023- yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin Yapıldığı olduğu, Görülmüştür. Dosya kapsamına sunulan Davacı tarafa Ait Form BS bildirimi ve davacı ticari defter kayıtları birlikte incelendiğinde; davacı tarafından 2023 yıllarında davalıya düzenlenen faturalara ilişkin olarak Form BS bildirimlerinin verilmediği anlaşılmaktadır Dosya kapsamına sunulan Davalı tarafa Ait Form BS bildirimi ve davacı ticari defter kayıtları birlikte incelendiğinde; davacı tarafından 2023 yıllarında davalıya düzenlenen faturalara ilişkin olarak Davalı tarafından Form BA bildirimlerinin verildiği anlaşılmaktadır Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2023- yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır Davacı (... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ) tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı ... e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ... faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, uluslararası taşıma hizmetinin fiilen yerine getirildiği, ihracat sürecinin belgesel olarak desteklendiği ve düzenlenen navlun faturasının yapılan hizmete dayandığı kanaatine varılmıştır Taraflar Arasında 2023-2024 yıllarında 53.726,46TL(1.700,00EURO Tutarında Hizmet faturası kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı ... Ödeme Yapılmadığı bu Hususta Davacının ... davalıdan kaydı olarak 31.12.2024 Tarihi İtibariyle 53.726,46TL(1.700,00EURO) tutarında alacaklı olduğu görülmüştür Davacının ... davalıdan kaydı olarak Asıl Alacak 53.726,46TL (1.700,00EURO) tutarında Alacaklı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği.... diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih, ... Esas, ... Karar. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri ile tarafların 2023 yılı BA-BS kayıtları incelenmiş düzenlenen 19/01/2026 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi tarihinde faturadan kaynaklı 1.700,00-EURO alacaklı olup, BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, BA-BS kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1.Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 1.700,00-EURO asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına,
2.Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 11.800,86- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.423,87-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.059,97-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.363,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 1.059,97-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.762,87-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 8.177,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)