T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1712
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2022
NUMARASI: 2021/422 E. - 2022/391 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacının davalıya bir kısım mal satarak teslim ettiğini, sevk irsaliyelerinin davalı yanca imza karşılığı teslim alındığını, e-faturaların davalıya gönderildiğini, süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, bu sebeple ... İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını, yetkisizlikle icra dosyasının Bakırköy'e gönderildiğini, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalı-borçluya gönderilen ödeme emrine davalı yanca itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, söz konusu e-fatura ve eki irsaliye karşılığında makarna, ayçiçek yağı, nohut, salça vs çeşitli bilimum temel gıda maddelerinin davalıya satılarak teslim edildiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden 2020 yılına ilişkin BA ve BS formları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan 20.799,32-TL alacaklı olabileceği, işbu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, rapordaki tespite göre davacı tarafın ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının sisteme yüklenildiği, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafça ticari defter ile kayıtlarının sunulmadığı, bu bağlamda davacı tarafın defter kayıtlarının aksi davalı tarafça kanıtlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek davacının davasının kabulüne, davalı açısından belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı yararına %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 20.799,32-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile devamına,
İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca 4.159,86-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik delillerle ve eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, delil olarak tanık beyanları ile müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının sunulmasına rağmen mahkemece tanık dinlenmediği gibi müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığını, davalının davacıya borcunun asıl alacak olarak 12.000 TL olduğu hâlde davacı tarafından 20.000 TL talep edildiğini, davalının davacı tarafa bu miktarda bir borcu olmadığını, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olsaydı davalının gerçek borcunun 12.000 TL olduğunun tespit edilmiş olacağını, asıl alacak olarak 20.000 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 18.06.2020 tarihinde asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.922,16 TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, ödeme emrinin 06.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından aynı gün verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, davalı ile aralarında alım satım ilişkisi olduğunu, davalıya mal sattığını ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür.
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ yapılmış ancak davalı davaya cevap vermemiş ve bu şekilde HMK'nın 128.maddesi gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiştir. HMK'nın190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı, davalı ile aralarında alım satım ilişkisi olduğunu, davalıya mal sattığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürmekte olup ispat yükü davacıdadır. Davacı aradaki ticari ilişkinin varlığını ve malı teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece taraf ticari defterlerinin incelenmesi için taraflara usulüne uygun süre verilmiş, davacı tarafça defterler sunulmuş, davalı yanca sunulmamıştır. Usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde, davacının davalıya 2020 yılında toplam 29.299,32 TL bedelli birden çok fatura düzenlediği, davalının 2020 yılında 8.500,00 TL ödeme yaptığı, davacının bu ödemeleri mahsup ettiği, aldığı, davacının takip tarihi itibariyle 20.799,32 TL alacaklı olduğu, BS formları ile bildirimde bulunduğu, sevk irsaliyelerinin imza karşılığı teslim edildiği ve usulüne uygun düzenlendiği tespit edilmiştir.
Davalı tarafça tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmediği, cevap dilekçesi sunulmadığı, defterlerin sunulmasına ilişkin ön inceleme duruşma zaptının davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı yanca ticari defterlerin sunulmadığı, davalının istinaf dilekçesinde borcunun kendi defterleri incelenseydi 12.000 TL olduğununun görüleceğini ileri sürdüğü ancak fatura konusu malların teslim edildiğine dair davacı yanca sunulan sevk irsaliyelerine ve üzerindeki teslim alan imzalarına bir itirazda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre davacının davalıya takip konusu faturaların içeriği malları davalıya teslim ettiğinin kabulü gerekir. Dava konusu değerine göre tanık dinlenemeyeceği, aksi kabul edilse dahi davalı yanca süresi içinde tanık listesi sunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Bu sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan bu nedenlerle,
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
1.HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.060,10 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
3.Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5.Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.02.2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.