T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.12.2023 tarihinde...plakalı aracın müvekkil ... a ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilin trafik kurallarına uygun şekilde düz yolda seyrine devam ettiği sırada trafiğin yavaşlaması üzerine hızını azaltmış davalı sigorta şirketinin sigortalısı... plaka sayılı araç takip mesafesine dikkat etmemek ve hız sınırını aşmak suretiyle KTK kurallarını ihlal ederek müvekkil aracına çarptığını, işbu dava ile kaza sebebiyle müvekkil aracında meydana gelen hasar zararı ve ekspertiz ücretinin tahsili talep edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğü, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik 1.000,00 TL hasar tazminatının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 03/05/2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekâlet ücretine hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın “belirsiz alacak” nevinde ikame edilmesi usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, işbu kazaya binaen ...numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının zararının tazmini için 29/07/2024 tarihinde 4.500,00 TL hasar bedeli ödendiğini, kusur durumunun belirlenebilmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesini, eksiksiz başvuru yapılmaması ve zamanaşımı sebebiyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, kusur oranı bakımından ve tazminat miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, yapılan ödemelerin mahsup edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 140/1. maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 22/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortası ile sigortalanan ... plakalı araç ile davacı asile ait... plakalı aracın karıştığı şekilde trafik kazasının meydana geldiği, bahse konu trafik kazası nedeniyle davacı aracının hasar kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bedelinin tespiti ile tespit edilecek bedelden davalının ne şekilde ve ne surette sorumlu olduğu, davalı sigorta tarafından hasara yönelik ödeme olması durumunda tespit edilecek hasar kaybına yönelik miktarın bakiye teminat limiti içinde kalıp kalmadığı, bununla birlikte davacının ekspertiz ücret bedeli isteme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan bakiye hasar ve ekspertiz ücret talebine yönelik maddi tazminat davası olduğu tespit edildi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin yargılamanın devamı esnasında 20/06/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkememiz dosyası nezdinde açılan davadan yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağı talepleri olmaksızın feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin de yine 20/06/2025 tarihli dilekçesi ile; davacı ile sulh olunması, ibraname uyarınca taraflarınca ödeme yapıldığını, davacının dava alacak ve haklarından feragat dilekçesi uyarınca işbu davada taraflara vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine yönelik karar verilmesini talep ettiği görülmüş ise de; davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin gerekli kontroller sağlanmış ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiş ve bu hususta davacı vekiline bilgi verilmiş olmakla, davacı vekilinin bu hususa ilişkin bir beyanda bulunmadığı, davadan feragat yetkisini içeren yeni bir vekaletname de sunmadığı görülmüştür.
Dosyanın ve sunulan dilekçe ile ekli ibranamenin yapılan incelemesinde; "tarafların yapılan sulh neticesinde mahkemece herhangi bir karar verilmesine gerek bulunmadığı" ibaresinin de yer aldığı gözönünde bulundurularak, davacı vekilinin vekaletnamesinde "sulh ve ibraya, uzlaşmaya" şeklinde yetkisinin bulunduğu görülmüştür. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı vekilinin ve davalı vekilinin 20/06/2025 tarihli dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunmasa da taraf vekillerince sunulan dilekçe ekindeki ibranamede "tarafların yapılan sulh neticesinde mahkemece herhangi bir karar verilmesine gerek bulunmadığı" ibaresinin yer aldığı gözönünde bulundurularak, davacı vekilinin vekaletnamesinde de "sulh ve ibraya, uzlaşmaya" şeklinde yetkisinin bulunduğu görülmüş olmakla, sulh davayı sona erdiren taraf işlemi olup, açıklandığı anda hüküm ifade edeceğinden, sulh nedeniyle iş bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının davasının SULH NEDENİYLE KONUSUZ KALDIĞINDAN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 2/3 oranında alınması gereken 410,26.-TL harcın, davanın açıldığı sırada peşin olarak alınan 427,60.-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 17,33.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden ve ekli ibranamede de bu hususla ilgili beyanda bulunulmadığından davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4.Taraflar arasındaki ibraname ve taraf beyanları uyarınca, taraf vekilleri yararına vekalet ücreti yükletilmesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
5.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin beyanlar doğrultusunda kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6.Kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 14/07/2025 Katip ... E imza Hakim ...
(e-imzalıdır)