Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

4. Hukuk Dairesi         2025/1600 E.  ,  2025/14717 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/16 E., 2024/179 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'in .... Komutanlığında askerlik yapmakta olduğu sırada 16.12.2002 tarihinde rahatsızlandığını ve alay komutanlığının revirine müracaat ettiğini, aynı akşam ... Üs Komutanlığı Acil Polikliniğine sevk edilip muayene edilerek kendisine ilaç verildiğini birliğe gönderildiğini, rahatsızlığının devam etmesi üzerine tekrar aynı gece ... Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırıldığını ve tüm müdahalelere rağmen 19.12.20 02... .30 sıralarında hayatını kaybettiğini, Yüksek Sağlık Şurasının 16.11.2007 tarih ve 11657 sayılı kararı ile hastaya gerekli özeni göstermeyek hastalığı tespit edemediklerinden dolayı Dr. ... ve Dr. ...'ın 8/8 oranında kusurlu olduklarına karar verildiğini ve ... mirasçılarının ... aleyhine Ankara Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2.

Daire Başkanlığına açılan maddi- manevi tazminat istemli dava sonucunda verilen tazminatı ilgililere ödediklerinden fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 70.563,51 TL alacağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle süresinde açılmaması nedeniyle davanın zamanaşamı nedeniyle aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazının kabulüne dosyanın yetkili Şişli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine sonrasında hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 06.10.2011 tarihli, 2010/229 Esas ve 2011/352 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 70.563,51 TL'nin ödeme tarihi olan 15.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 05.06.2013 tarihli, 2012/4866 Esas ve 2013/10681 Karar sayılı ilamıyla; rücuen tazminat davasında müşterek ve müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kusur durumlarının belirlenerek kusur oranında sorumlulukların belirlenmesi gerektiği ve davalıların kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacının bu ihmali nedeniyle yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi isteyemeyeceği gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı tarafın davalı ...’a karşı açmış olduğu davanın reddine, davacı tarafın davalı ...’a karşı açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddi ile toplam 34.266,46 TL’nin ödeme tarihi olan 15.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı doktorların sekizde sekiz kusurlu olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; diğer davalının rutin kontrolleri yapmadığını, gerekli tetkiklerin yapılmış olması halinde hastalığın erken teshişi ile tedavi edilebileceğini, davacının sebep olduğu faiz ve masrafların rücu edilemeyeceğini, yerel mahkemece hatalı hesaplama ile talebin de aşıldığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı idarenin ödediği maddi ve manevi tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

1.Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. ” hükmünü haizdir.

Dosya kapsamından, davalılardan ...'ın ... Komutanlığı Revirinde, davalılardan ...'un Foça/İzmir Deniz Üst Komutanlığı 30 Yataklı İaşeli Revir Acil Polikliniğinde doktor olarak görev yaptığı, dava dışı hasta yakınları tarafından uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru olduğundan bahisle ... aleyhine Ankara Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2. Dairesinde açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

3.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog