11. Ceza Dairesi 2021/28661 E. , 2025/15274 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "14.06.2010" şeklinde eksik yazıldığı anlaşıldığından, ilgili bölüme "01.07.2010, 23.07.2010, 06.08.2010" tarihlerinin eklenmesi mahallinde mümkün görülmüştür.
I. Mağdur ...'e
Yönelik 23.07.2010 Tarihli Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasından sırasıyla “60 gün”, "50 gün" ve "1.000 TL" adli para cezası ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve "80 TL" ibarelerinin eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık
Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.5271 sayılı Kanun'un 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.07.2012 tarih ve 2012/5171 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın ... adına sahte olarak düzenlenmiş vekaletnameyi ibraz ederek katılanın hesabına yatırılmış kamulaştırma bedelini almak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına esas alınan katılana ait sahte nüfus cüzdanı nedeniyle dava açılmadığı gözetilerek iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan belgenin hükme esas alınması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2.Sanık hakkında 14.06.20 10... .07.2010 tarihli bağımsız ve ayrı suçları oluşturan resmi belgede sahtecilik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm başlığı altında infazı kısıtlayacak şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
III. Sanık
Hakkında Katılan ...'ya yönelik 14.06.2010 Tarihli Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Sanığın sahte vekaletname ile katılanın banka hesabından para çekme eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi gereğince bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşmek suretiyle TCK’nın 158/1-d maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, IV. Katılanlar ... Ve ...'a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, somut olayda suça konu sahte vekaletname ile tapuda katılan ...'ya ait taşınmazların katılanlar ... Ve ...'a aynı anda satıldığının anlaşılması karşısında; birden fazla mağdura karşı aynı anda hileli söz ve davranışlarla haksız menfaat sağlanması eylemlerinin zincirleme şeklinde tek suç oluşturacağı, sanık hakkında tek suçtan hüküm kurularak belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması yerine katılan sayısınca hüküm kurularak yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,26.11.2025 tarihinde karar verildi.