T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1879
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2025
NUMARASI : 2025/241 Esas, 2025/666 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece verilen yetkisizlik kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı yüklenici vekili; davacı şirket tarafından, davalı borçlu aleyhine, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını ve davalı borçlu tarafından takibe, borca, faize, tüm ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, davalı borçlu borca itiraz dilekçesinde; adreslerinin ekli vekaletnameden ve mersis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü yetki sınırları içinde olduğunu iddia ettiğini, ancak gerek icra dosyasında mevcut vekaletname incelendiğinde gerek davalı tarafın borca itiraz dilekçesi gerek vergi dairesi kayıtları ve gerekse de takip tarihi itibari ile davalı borçlu şirketin ticari sicil kayıtları incelendiğinde adresinin "... Mah. Koru Sk. ... İç Kapı ... Beşiktaş/İstanbul" adresi olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, icra takibi usule uygun olarak davalı borçlunun ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğünde açıldığını, davalı borçlu tarafından davacı aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/28 Esas sayılı dosyasından 13/01/2022 tarihinde menfi tespit davası açılmış olup davanın derdest olduğunu, iş bu davanın tarafları ve dava konusu alacak ile davalı borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının tarafları ve konusu alacağın aynı olması nedeni ile iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, taraflar arasında 20/03/2021 tarihinde Taşeron/Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin konusu sözleşme kapsamında ve sözleşmenin ekinde yer alan iş takip formlarında detayları belirtilen inşaat işlerinin tamamlanarak davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın, davacı tarafından eksiksiz olarak tamamlanarak kendisine teslim edilen 4 adet şube mağazasını kesin kabullerle teslim alıp dava tarihi itibarı ile işletmeye devam ettiğini, davacı alacaklı şirketin sözleşme gereği yapılıp davalı tarafa teslim edilen şube mağazalarının yapım işlerinden kaynaklanan işler nedeni ile davalı borçludan KDV dahil 838.227,40-TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın faturaları düzenlenerek davalı borçluya gönderildiğini, ancak davalı borçlu tarafından faturalara itiraz edilerek söz konusu alacağın ödemediğini, belirterek, öncelikle davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/28Esas sayılı dosyasında birleştirilmesini, davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün ...-Esas sayılı dosyası icra takibine itirazlarının iptaline ve takibin devamını, davalı borçlu şirketin alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, taraflarınca açılan davanın ise, aynı konudaki alacağın mükerrer takip yapılarak kesinleştirilmesi sonucu oluşan hukuki duruma ilişkin açılmış olduğundan ispat yükü ve içeriklerinin farklı olduğunu, bu nedenle davaların birleştirmesine muvafakat etmediklerini, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen davalı tarafça iki faturaya işletilen toplam 55.776,57 TL'nin faizi ile birlikte takibe konu edildiğini, aynı faturaların İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalıya gönderilen ödeme emri ile mezkur takibe konu edildiğini, ödeme emrinde fatura tarihleri, seri numaraları, tarafları ve bedellerin bire bir örtüştüğünü, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından gönderilen 18.08.2021 tarihli ödeme emrinin davalıya 04.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve takibe 08.09.2021 tarihinde yapılan itirazı ile takibin durduğunu, iki takibinde konusunu teşkil eden faturalara davalı tarafından Kadıköy 17. Noterliği'nin 05.08. 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile takiplerden önce TTK hükümleri doğrultusunda faturalar eklenerek ihtarname ile itiraz edildiğini, icra takibi açısından derdestliğin bir takip şartı olduğunu, ilk takipten feragat etmeksizin açılan ikinci takibin mükerrer nitelikte olduğunu ve ikinci takipte geçerli bir borçtan söz edilemeyeceğini, ilk yapılan takipte süresinde itiraz ile takibin durduğunu, sonrasında ki takipte usulsüz yapılan tebliğ sonrasında itiraz süresi kaçırıldığını ve takibin şeklen kesinleştiğini, şeklen kesinleşen dosyaya ilişkin 13.01.2022 tarihinde İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2022/28 Esas sayılı menfi tespit davası açılmak zorunda kalındığını ve bu dava ve takiplerde toplam 1.182.101,00 TL teminat yatırılmak zorunda kalındığını, davalı şirketin ... TC kimlik numaralı ... ve ... TC kimlik numaralı ...tarafından müştereken kullanılan çift imza ile temsil edilebildiğini, davacı tarafça sunulan sözleşmenin tek imzalı olduğunu ve imzanın davalı şirket yetkililerinden hiçbirine ait olmadığını, aynı sahte sözleşmenin huzurdaki itirazın iptali davası dosyasına davacı tarafça 29.03.2022 tarihli delil dilekçesi ekinde de sunulduğunu, davacının delili olan sözleşmenin sahteliğine ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının iş yaptığını iddia ettiği ... AVM, İzmir ... AVM, İzmir Alaçatı Sokak Mağazası ve İzmir-Karşıyaka ... AVM' de bulunan 4 adet işyerinin davalı şirkete ait olmadığını, franchise işletmeleri olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine konu edilen faturaların içerik ve bedellerinin aynen davalının franchise firması olan ... vergi numaralı ... Anonim Şirketi'ne de ihdas edildiğini, davacının aynı bedelleri davalının franchise firmasından da istemesinin; davalının bu tarz bir sözleşmede taraf olamayacağının da kanıtı olduğunu, belirterek; birleştirme talebinin mezkur davalarındaki talep ve konuların farklı olmaları nedeniyle reddine, dosyaya sunulan sahte sözleşmede davalı şirket yetkililerinin imzasının bulunmaması ve dolayısıyla iddia edilen yetki sözleşmesinin de geçersiz olması ve müvekkili şirket adresinin de İstanbul Anadolu Adliyesi yetki sınırlarında bulunması nedeniyle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Adliyesi Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi kabul halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk olarak; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 gün ve 2022/261 E. 2022/792 K. sayılı karar ilamı ile; Davalı şirketin; 10/01/2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde, ... Mahallesi Koru Sokak ... Apt. No:... Beşiktaş/İstanbul adresinden; İdealtepe Mah. Turgut Özal Bulvarı ... Kapı ... Maltepe/İstanbul adresine taşındığının tescil ve ilan edildiği,
HMK'nın 6/1. maddesinde "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. " düzenlemesi yer aldığını, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin " İdealtepe Mah. Turgut Özal Bulvarı ... Kapı... Maltepe/İstanbul" olması nedeni ile HMK 6.maddesi kapsamında yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle HMK. 114/1-ç ve HMK. 115/2. maddeleri usulden reddine, kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içinde mahkemeye yazılı olarak başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, dair verilen karar istinaf edilmeksizin kesinleşmekle; dosya İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Davaya bakan İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 25.02.2023 tarih,2023/40 E., 2023/832 sayılı karar ile; sözleşmenin 12. maddesinde; yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğu hüküm altına alındığı ve 6100 Sayılı HMK'nın 17/1. maddesine göre usulüne uygun yetki sözleşmesi düzenlenmesi durumunda; davanın sadece sözleşmede öngörülen mahkemede açılabileceği, gerekçesi ile davanın 6100 sayılı HMK 17 maddesi uyarınca Mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna, karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Dairemizce; 2024/1244 Esas, 2024876 Karar sayılı ve 23/10/2024 tarihli kararı ile; davalının istinafının süre yönünden reddine karar verilmiş olup temyiz yolu açık olarak verilen bu karara karşı, davalı vekilinin temyize başvurduğu, muhtıraya rağmen temyiz masraf ve harçlarının yatırılmaması nedeniyle, ek kararla temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz eden davalı vekiline 29/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ek karara karşı herhangi bir temyiz başvurusunun anlaşıldığından, karar 13/02/2025 tarihinde kesinleştiğinden; dosya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
Dosyanın yetksisizlik ile gönderildiği, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince;
HMK'nın 6/1. maddesinde " Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." düzenlemesinin yer aldığını, bu yetki kuralı kesin olmadığından;
HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemeyeceğini, bu kapsamda, genel yetkili mahkemenin, davalının ikametgâhı mahkemesi olduğunu, bazı davalar için davalının ikametgâhı mahkemesinin yanında, başka yer mahkemelerinin de yetkili kılındığını, bu istisnai nitelikteki yetki kurallarına “özel yetki” kuralları denildiğini, özel yetki kurallarının; genel yetkiyi kaldırmadığını, onunla birlikte uygulanacağını, kesin yetki hallerinin, genel yetkinin istisnası olduğunu, bir dava için özel yetki kuralı bulunsa bile, davacının genel yetki ile özel yetki arasında seçim hakkı bulunduğunu, özel yetki kurallarının kamu düzenine ilişkin olmadığını, somut dava bakımından; davalının; davanın ilk açıldığı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğu cevap dilekçesi ile süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu, bunun üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi yetkisizlik kararı verildiği ve bu kararın davacı tarafça istinaf edilmeyerek kesinleşmesi üzerine dosyanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen bu yetkisizlik kararı ile bağlı olmasına karşın; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kesin yetki hali de söz konusu olmadığı ve yetki itirazında da ileri sürülmediği halde HMK'nun 10. Maddesi gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın mahkemelerine gönderildiği,
HMK'nun 22/1-ç bendinden anlaşılacağı üzere; kesin yetki dışında; mahkemenin yetkisizlik kararı kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş olsa bile, yetkili olarak dosya kendisine gönderilen mahkemenin, bu yetkisizlik kararı bağlı olduğu ve kendisinin yetkisiz olduğunu düşünse bile, yetkisizlik kararı veremeyeceği, bu açıklamalar ışığında; İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/40 Esas - 2023/832 Karar sayılı yetkisizlik kararının yerinde olmadığı, HMK'daki yetkiye ilişkin yasal düzenlemeler gereği yetkisizlik kararı verilerek dosyanın mahkemelerine gönderilemeyeceği, mahkemelerinin bu suretle yetkili bulunmadığı gerekçesi ile davalının yetki ilk itirazının kabulü ile; hmk'nin 6/1 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, yetkili ve görevli mahkemenin; dosyanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesi sonrasında gerekli usuli işlemler yapıldıktan sonra merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi tarafından belirlenmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;
HMK'nın 22/1-ç bendine göre yetkisizliğe ilişkin kararın tartışma konusu olması halinde; bu sorunsalın baştan çözülerek, davanın delillerine ve esasına bütünüyle girildikten sonra verilen nihai karar doğrultusunda, taraflardan birinin bu konuyu istinaf sebebi haline getirmesi ve bu itirazın yüksek mahkemece kabul görmesi halinde usul ekonomisine aykırı bir durum oluşacağını ve sürüncemede kalan davada ciddi bir zaman ve emek kaybı yaşanacağını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/2392 E., 2025/2782 K. 05/11/2025 tarihli kararı ile; Dairelerince, merci tayini kararlarına bakılmakta olup, merci tayini için karşılıklı verilmiş ve istinaf edilmeksizin kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunması gerektiği, aksi halde esas uyuşmazlığa bakacak dairece uyuşmazlığın çözümü gerektiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin iş bölümüne göre esas davaya bakma görevi 15-33 Hukuk Dairelerine ait olduğu, gerekçesi ile dairelerinin görevsizliğine, istinaf kanun yolu başvurusu inceleme görevinin; iş bölümü kararı uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.Hukuk Dairesine ait olduğundan dava dosyasının iş bölümü yönünden görevli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.Hukuk Dairesine gönderilmesine, karar verilmiş, Dairemiz ile 53 Hukuk Dairesi arasındaki protokol gereği iş bu istinaf incelemesi dairemiz tarafından yapılmıştır.
Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında; 20/03/2021 tarihinde Taşeron/Yüklenici Sözleşmesi akdedilmiştir
Somut olayda; dava eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda yetkili mahkemeler HMK'nun 6. Maddesine göre davalının ikametgahı,
HMK'nun 17. Maddesine göre yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkeme veya HMK'nun 10. Maddesi hükmüne göre ifa yeri mahkemesidir. Davada sözleşmenin ifa yeri, İzmir/Karşıyaka- Ankara ve İzmir/Çeşme' dir. Taraflar ayrıca ralarındaki sözleşme ile yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Müdürlüğü olduğunu kararlaştırmışlardır. Davalının ikametgahı takip tarih 11.08.2021 tarihinde Beşiktaş/İstanbul iken, iş bu itirazın iptali davasının açıldığı tarihte Maltepe/İstanbul'dur. Davalı adresini Maltepe'ye dava açılmadan önce 10.01.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde davalının adresinin Maltepe'ye taşıdığı halde İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tarihinde , dava tarihinden önce taşıdığı gerekçesi ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı vermiş ve karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Dosyanın yetksizilik ile gönderildiği İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ise taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olarak belirlendiği gerekçesi ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Dairemizce; 2024/1244 Esas, 2024876 Karar sayılı ve 23/10/2024 tarihli kararı ile; davalının istinafının süre yönünden reddine karar verilmiş olup temyiz yolu açık olarak verilen bu karara karşı, davalı vekilinin temyize başvurduğu, muhtıraya rağmen temyiz masraf ve harçlarının yatırılmaması nedeniyle, ek kararla temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz eden davalı vekiline 29/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ek karara karşı herhangi bir temyiz başvurusunun anlaşıldığından, kararın 13/02/2025 tarihinde kesinleştiği; dolayısı bu durumda; bu kararında istinaf edilmeksizin kesinleştiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. HMK' nun “Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler” başlığını taşıyan 20. maddesinde, “(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. (2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.” Hükmü ile aynı kanunun 21/1-ç bendinde yer alan düzenlemeye göre kesin yetki hâllerinde iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse yargı yerinin belirlenmesi gerekir... aslen kesin olmayan yetki uyuşmazlıklarında HMK kapsamında karşı yetkisizlik kararının verilemeyeceği..." açıklamasına yer verildiği, bu durumda İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakta yetkili olduğu anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçe ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle, yetkisisizlik kararı verilmesi doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/06/2025 tarih ve 2025/241 Esas, 2025/666 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.