5. Hukuk Dairesi 2025/9241 E. , 2025/15511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu müvekkilinin murisinin Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 2017 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalı idare tarafından kamulaştırma işlemlerinin ölü kişi hakkında yapıldığını, sağlığında istimlak ve tebligat yapılmadığını, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma işlemleri yapılmadan fiilen el atıldığını, davacıya tebligat veya ödeme yapılmadığını, taşınmazın konumu itibarıyla Sakarya’nın en değerli alanlarından olduğunu, otoban kenarında, bağlantı yollarının merkezinde, ... manzaralı ve ... Üniversitesi ... Kampüsü içinde bir arsa olduğunu ve dava tarihi itibarıyla metrekare birim değerinin en az 3.000,00 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Valiliği İl İdare Kurulunun istimlak kararı ile kamulaştırılıp Hazine adına tapuya tescil edildiğini, ... Müdürlüğünce müvekkil üniversiteye tahsis edildiğini, husumetin sadece Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkile husumet yöneltilemeyeceğini, kamulaştırma işlemleri ile müvekkil üniversiteye tahsis işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, idarelerin bir taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmadan ve sahiplenme kastı ile de olsa devamlı surette her el koymasının kamulaştırmasız el atma olmadığını, taşınmazın müvekkil üniversiteye kamu hizmeti için tahsis edildiğini belirterek davanın davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2019/886 Esas, 2021/374 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli ve 2022/890 Esas, 2024/142 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bu bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesini 07.02.2024 tarihli ve 2022/890 Esas, 2024/142 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle değişik 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesi uyarınca "09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında” fiilen kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara ilişkin açılacak davalarda taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı gözetilerek el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliği net olarak belirlenmeden değer biçilmesi nedeniyle alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı tespit edilerek bu tarihteki niteliği tespit edildikten sonra dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin.17.04.2025 tarihli ve 2025/37 Esas, 2025/92 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tescil tarihindeki özelliklerine göre belirlenecek bedelin güncellenmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 3'üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, davalı idarenin kamulaştırma ile ilgili tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, taşınmazın tescil tarihindeki niteliklerinin gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Temyiz olunan mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ve aynı proje kapsamında Dairemiz denetiminden geçen dosyalar gözetildiğinde mahkemece verilen direnme kararı yerindedir.
3.21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla...” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu durumda; eldeki davanın 03.05.2013 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak, el atma tarihindeki niteliği gözetilerek dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.