Esas No
E. 2026/151
Karar No
K. 2026/178
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/151 Esas
KARAR NO: 2026/178
DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ: 20/02/2026
KARAR TARİHİ: 23/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 24/02/2026

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle; davacının 22/04/2014 tarihinden itibaren İstanbul Ticaret Sicil MüdürlüğÜ'nün ... sicil numaralı ... Limited Şirketi'nin tek ortağı olduğunu, şirketin 28/02/2015 tarihinden bu yana Beylikdüzü Vergi Dairesi tarafından resen terk edildiğini ve aktif bir ticari faaliyeti bulunmadığını, şirketin herhangi bir taşınır, taşınmaz ve menkul mal varlığının, vergi, SGK ve diğer borcunun ve alacağının bulunmadığını, şirkete ait ticari defterler olan genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri, envanter defteri, müdürler kurulu defteri, faturalar, gider pusulası, sevk irsaliyesi ve diğer muhasebe kayıtlarının tutulduğu defterlere yıllardır ulaşılamadığını, şirketin organlarının çalışamaz hale geldiğini, tasfiye işlemlerinin yürütülmesinin imkansız bulunduğunu beyanla şirkete tasfiyesiz kapatma kararı verilmesini, aksi halde zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ... Limited Şirketi'nin feshi veya bu şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri, envanter defteri, müdürler kurulu defteri, faturalar, gider pusulası, sevk irsaliyesi ve diğer muhasebe kayıtlarının tutulduğu defterlerle ilgili olarak zayi belgesi verilmesi talebinden ibarettir.

Limited şirketlerin feshini düzenleyen TTK 636/3 düzenlemesi şu şekildedir: ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.''

Somut olayda; davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı, şirkete ait ticari defter ve kayıtların zayisinin ayrı bir davanın konusunu teşkil ettiği, tek ortak olması nedeniyle mahkeme kararı ile şirketin feshini talep edebilmesi için öncelikle genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri, envanter defteri, müdürler kurulu defteri, faturalar, gider pusulası, sevk irsaliyesi ve diğer muhasebe kayıtlarının tutulduğu defterlere ilişkin zayi davası açılarak, zayi belgesi alması gerektiği, iş bu davadaki gibi terditli şekilde talepte bulunulamayacağı, zayi belgesi verilmesi talebinin ayrı bir davanın konusunu teşkil etmesi ve ayrıca bu eksiklikler giderildikten sonra davacının şirketin tasfiyesiz feshini kendisinin ticaret sicile müracaat ederek başlatabileceği de anlaşıldığından, bu aşamada davacının şirketin feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı takdir ve sonucuna varılmıştır.

Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır. Diğer bir anlatımla, dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK, 6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde; "Dava şartları şunlardır:

a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.

b)Yargı yolunun caiz olması.

c)Mahkemenin görevli olması.

ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.

d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.

e)Dava takip yetkisine sahip olunması.

f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.

g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.

ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.

h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.

ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.

i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında ise, “MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Bu düzenlemeler ışığında somut olayda, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle HMK 114/h ve 115/1 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2024/536 esas, 2024/792 karar sayılı ilamı)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın HMK 114/h ve 115/1 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 23/02/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ....

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog