Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

11. Ceza Dairesi         2025/3797 E.  ,  2025/15020 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/407 E., 2024/173 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2024 tarihli ve 2023/407 Esas, 2024/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 62... . maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Mahkemenin 02.07.2024 tarihli istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin ek kararı sonrası, 29.05.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve 2024/27671 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2025 tarihli ve KYB-2025/101864 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2025 tarihli ve KYB-2025/101864 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 30/06/2011 olduğu, sanık hakkında ilk kararın 20/03/2014 tarihinde verildiği, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/07/2020 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 19/04/2021 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 13/07/20 20... /04/2021 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanık hakkında ilk karar verildiği tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında ilk kararın verildiği 20/03/2014 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 02/05/2024 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlenmiştir.

2.Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, "Kanun yararına bozma" başlığı altında 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

3.Bu açıklamalar ışığında incelenen dava dosyası içeriğine göre; İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/202 Esas, 2014/122 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2016/4610 Esas, 2018/7873 Karar sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/522 Esas, 2019/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62... sayılı Kanun'un 231. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itirazın reddi üzerine bu kararın 13.07.2020 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/231 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması suretiyle sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu hüküm, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu halde, bu husus dikkate alınmayarak sanık müdafinin 31.05.20 23... .06.2023 tarihli dilekçeleri uyarınca dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, temyiz kanun yoluna tabi olan hükme ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/2131 Esas, 2023/2268 Karar sayılı bozma ilamı ile bozma sonrası kanun yararına bozma istemine konu edilen İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2024 tarihli ve 2023/407 Esas, 2024/173 Karar sayılı hükmünün hukuki değerden yoksun olması nedeniyle temyiz incelemesine konu edilemeyeceği belirlenmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

2.Henüz kesinleşmeyen hüküm yönünden, sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,

Dava dosyasının, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/231 Karar sayılı kararına yönelik olarak sanık müdafinin 31.05.20 23... .06.2023 tarihli dilekçeleri uyarınca temyiz incelemesi yapılması amacıyla gerekli işlemlerin yapılması için Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog