Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR:

Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davalı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü, 08.10.2024 tarihinde Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokak ile ... Sokak'ın kesiştiği yerde, müvekkiline ait ... plakalı aracın sol ön kısmına çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davalı şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, kazaya karışan ve tam kusurlu bulunan ... plakalı araç kaza tarihi itibariyle; ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta A.Ş'den sigortalı olup davalı şirket bu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu beyanla; Bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilinin aracında oluşan, karşılanmamış gerçek değer kaybı belirlendiğinde miktarı belirlemek ve harcı tamamlanarak artırılmak ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, Hmk. M. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybının sigortaya ihbar tarihi olan 09.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkili sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, araç maddi hasarına ilişkin ... numaralı hasar dosyası açıldığını, maddi hasara ilişkin olarak davacı yana ve tedarikçi firmaya toplam 36.679,14 TL ödeme yapıldığını, değer kaybına ilişkin olarak ise söz konusu kazanın davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine ihbarı sonrasında müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve değer kaybı raporuna istinaden davacı yan vekiline 28.01.2025 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti gerekli olduğunu, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybının tespiti konusunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının avans faiz talep etmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla; Davanın reddine, aksi halde müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin denetlenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı dava değer artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Fazlaya ilişkin dava ve talep haklaı saklı tutarak davalı aleyhine açtıkları işbu davada; bakiye değer kaybı alacaklarını 5.000,00 TL'ye yükselttiklerini, dava dilekçeleinde daha sonradan artırmak üzere 1.000,00 TL olarak gösterdikleri değer kaybı alacaklarını 5.000,00 TL olarak arttıklarını beyanla; Davalarının kabulü ile müvekkilin aracında oluşan karşılanmamış gerçek değer kaybı olarak 5.000,00 TL'nin sigortaya ihbar tarihi olan 09.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:

Bilirkişi (... - ... ) 12.05.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-e maddesi “Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını ihlal ederek, Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (h) bendindeki (Kavşaklarada Geçiş Önceliğine Uymama) kurallarını ihlal ettiğini ve kazanın oluşumunda yüzde yüz (%100) kusurlu olduğunu, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığını ve kusurunun bulunmadığını, konu dosya muhteviyatı incelendiğinde kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ... poliçe numarası ile Mapfre Sigorta Şirketi tarafından tanzim edilen Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta poliçesinin olduğunu, kaza tarihinde ZMSS (Trafik) poliçe teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL olduğunu, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, daha önce karışmış olduğu kazalar, bu kazalara ilişkin hasar kayıtları, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki öre yapılan araştırmalar neticesinde reel değer kaybının 20.000,00 TL olacağı tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu 15.000,00 TL değer kaybı tazminatı mahsup edildiğinde alacak bakiye değer kaybı miktarının bulunmadığı anlaşıldığı kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi ... 01/11/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Hasar evrakları, araç hasarını gösterir fotoğraflar ile bunlara ilaveten yapılan tramer sorgulamaları, piyasa rayici araştırmaları ve teknik değerlendirmeler ışığında, raporumun 'Değerlendirme' kısmında da belirtildiği üzere 08.10.2024 tarihli kazanın ... plakalı araçta 20.000 TL değer kaybına neden olabileceğinin tespit edildiğini, ... plakalı aracın değer kaybı tazminatı için davalı sigorta şirketince 15.000 TL ödeme yapıldığı belirtilmekte olup ilgili tutar tenzil edildiğinde bakiye değer kaybı tutarının 5.000 TL olacağı kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" TBK madde 50: "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1: "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur", KTK madde 85: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” KTK madde 88: “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir

Ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.

Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetine bulunan ... plakalı araca dava dışı ... mülkiyetinde olan ... plakalı aracın çarptığı, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu fakat kısmi ödeme yapıldığı, davacının değer kaybı tazminatı talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; davacının meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; 5.000,00 TL değer kaybı bedeli olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında sorumlu olduğu belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile;

1.Davacının maddi zarar olarak belirlenen 5.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 27/01/2025 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 683,71 TL'den mahsubu ile fazla ödenen 68,31 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafından yatırılan: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan masraf olan: 11.265,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

8.Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,

9.Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,

10.Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog