4. Hukuk Dairesi 2025/5716 E. , 2025/15328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.04.1997 tarihinde davalıların sürücü, işleten ve trafik sigortacısı olduğu taksinin karşıdan karşıya geçen davacı yayaya çarpması ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını, tedavi gördüğünü, tedavi giderleri olarak .. Hospital’a ödenen toplam tedavi gideri 1.349.89 TL'nin ödeme tarihi itibarıyla 17.655 DM'ye tekabül eden bu ücretin 13.187,93 DM kısmını davacının sandığının karşıladığını, davacının ödemek zorunda kaldığı tedavi ücretinin 4.477,07 DM olduğunu, olay tarihinde 45 yaşında olan davacının çalışma hayatını 65 yaşına kadar sürdürebileceği dikkate alındığında 20 yıllık gelir kaybının olacağını belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere 8.088.250.659 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu 2.685.313.644 TL ile sınırlı olmak üzere her üç davalıdan müteselsilen ve 25.000.000.000 TL manevi tazminatın da davalı sürücü ... ve işleten ...’den müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını, sorumluluklarının, kusur oranında ve azami 400.000.000 TL ile sınırlı olduğunu, 24.04.1997 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı için Alman Hastalık Kasası (AOK)'un yaptığı 124.243,39 DM'lık tedavi giderinin poliçedeki azami teminat olan 400.000.000 TL'nin 26.09.2000 tarihinde ödendiğini, manevi tazminatın poliçe teminat kapsamı dışında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacı vekilinin tedavi giderleri, kazanç kaybı ile ilgili tazminat sebepleri ve manevi tazminat talepleri yanında istenen faize de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş ve vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davadan yeni haberdar olduğunu belirterek zamanaşımı definde bulunmuş, aracın müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkili tarafından diğer davalı ...'ın abisine kiralandığını, kira bedellerinin banka hesabına aylık ödendiğini, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, taleplerin fahiş olduğunu, olayda kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2002/12 Esas, 2015/438 Karar sayılı kararı ile davalı ... hakkındaki davanın husumetten olmak üzere davalı ... ve .. Sigorta A.Ş. adına açılan davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabülü ile 5.897,24 TL kazanç kaybı ile 264,56 TL tedavi ve diğer giderler bedeli toplam 6.161,80 TL'nin davalı ...'dan 25.04.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, 2.000,00 TL manevi tazminatın ise 25.04.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2002/12 Esas, 2015/438 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2016/17488 Esas, 2019/6928 Karar sayılı ilamı ile davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek kazalı taksinin kaza tarihinde uzun süreli olarak kiralık verildiğinin ispatına yönelik ... vekilince dosyaya yeterli delil sunulmadığı gibi, mahkemece de bu yönde verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu, davalı ... vekilinden, kazalı taksinin dava dışı ..'a kiralanmasına yönelik taraflar arasında imzalanmış kira sözleşmesi olup olmadığı sorularak kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, kira ilişkisinin başladığı iddia olunan 1996 yılından itibaren ticari taksi ile ilgili vergi ve trafik cezalarının kim tarafından ödendiği ilgili vergi dairesinden sorularak davalı ve dava dışı kişi arasında 3. kişileri bağlayacak güçte, uzun süreli kira sözleşmesi ilişkisi olup olmadığı, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı hususları araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiği ve davacı vekilinin dava dilekçesindeki maluliyet yönünden tazminat talepleri ile kazalı araçla ilgili trafik poliçesindeki sakatlanma ve ölüm ile ilgili teminat klozu göz önüne alınarak davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri ile ilgili değerlendirme ve hesaplama yapılmak üzere aktüer bilirkişiden ek rapor aldırılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken poliçedeki tedavi giderine ilişkin teminat limitinin tamamının ödendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.04.2023 tarihli ve 2019/632 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararı ile davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000,00 TL'nin 25.04.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine, davacının davalılar ... ile ... hakkındaki davasının kısmen kabulü ile 5.897,25 TL kazanç kaybı ile 264,56 TL tedavi ve diğer giderler toplamı olan 6.161,80 TL'nin davalı ... ve ... 25.04.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. 2.Bozma Kararı
Mahkemenin 11.04.2023 tarihli ve 2019/632 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 14.12.2023 tarihli ve 2023/11398 Esas, 2023/13528 Karar sayılı kararı ile somut olayda mahkeme, gerekçe kısmında; davalı ...'in aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı üçüncü şahsa kiraya verdiğinden sorumluluğun kalmadığını, neticeten kira sözleşmesinin yazılı olma şartının bulunmadığını ve davalının dönemsel para transferleri göz önünde bulundurulduğunda kira sözleşmesinin bulunduğu kanaatine varıldığını belirtmiş fakat bu gerekçe ile uygun olmayacak içerikte davalı ... hakkında da davanın kısmen kabulüne karar vererek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yarattığı gerekçesiyle hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi açısından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalı açısından kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 25.04.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Ş. adına açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, 6.161,80 TL'nin (5.897,25 TL kazanç kaybı ile 264,56 TL tedavi ve diğer giderler olmak üzere) 25.04.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmesinin doğru olmadığını, davada sigorta şirketi aleyhinde hüküm kurulmamasının doğru olmadığını, mahkemenin önceki kararının zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesindeki “ölüm ve yaralanma klozu” dikkate alınmadan davanın sigorta şirketi hakkında reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma ilamına uyan mahkemece 13.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... şirketinin ölüm ve yaralanma klozu uyarınca müvekkilinin maddi zararından poliçe limiti olan 400,00 TL ile sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu görüşü bildirilmesine rağmen davanın şirket hakkında reddine karar verildiğini, oysa, müvekkilinin maddi zararından sigorta şirketinin bu tutar ve yasal faizinden sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketli tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı yayanın yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın, dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamından; yerel mahkemece her ne kadar hükme esas alınan aktüer raporuna göre davalı ... şirketinin sorumluluğunun azami 400.000.000 eski TL ile sınırlı olduğu ve davacı için Alman Hastalık Kasasına poliçedeki azami teminat olan 400.000.000 TL'nin 26.09.2000 tarihinde ödendiği ve bu nedenle sigorta şirketinin olayda sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ise de aktüer raporu hatalı ve yanılgılı değerlendirmeler içermekte olup hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu durumda mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesindeki maluliyet yönünden tazminat talepleri ile kazalı araçla ilgili trafik poliçesindeki sakatlanma ve ölüm ile ilgili teminat klozu göz önüne alınarak davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri ile ilgili değerlendirme ve hesaplama yapılmak üzere aktüer bilirkişiden ek rapor aldırılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken poliçedeki tedavi giderine ilişkin teminat limitinin tamamının ödendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile mahkemece verilen ilk hükmün bozulduğu; mahkemece bozmaya uyulduğu, bu kapsamda alınan 13.01.2022 tarihli aktüer raporunda davacı adına hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan toplam maddi tazminatın 19.753,20 TL olduğu, davalı ... şirketinin poliçe teminat üst limiti kapsamında sorumluluğunun 400,00 TL ile sınırlı olduğu, hesaplanan tutara kısmi ödemenin yapıldığı 26.09.2000 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, davalı ... şirketinin sorumluluğunu aşan bakiye 19.353,20 TL’den diğer davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu, söz konusu tutara olayın meydana geldiği 24.04.1997 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinin belirlendiği, ilk bozma sonrasında verilen hükümde davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu miktarı dava tarihinden sonra ödediğinden sorumluluğu kalmadığı gerekçesiyle sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verildiği; ikinci bozma sonrasında verilen hükümde davalı ... şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu miktarı dava tarihinden sonra ödediği anlaşılmış olmakla sorumluluğu bittiği gerekçesiyle sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, mahkemece, yerel mahkemenin ilk kararının bozulduğu Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2016/17488 Esas, 2019/6928 Karar sayılı ilamı ile sürekli sakatlık teminat limitinin tedavi gideri limitinden ayrı gözetilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle sigorta şirketi yönünden ilgili trafik poliçesindeki sakatlanma ve ölüm ile ilgili teminat klozu göz önüne alınarak davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talepleri ile ilgili değerlendirme ve hesaplama yapılması yönünden bozulduğu, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik istemleri yönünden dosyada aldırılan ATK raporu gözetilerek hesap raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.