Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/22937 E. , 2025/502 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/1-ç maddesi ile İzmir Üniversitesinin kapatılması suretiyle iş akdinin ve görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görev yönünden reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/1-ç maddesi ile İzmir Üniversitesinin kapatılması kararına bağlı olarak iş akdinin sona erdirilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu, tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden sakat nitelik taşıdığı, Anayasal hakların göz ardı edildiği, hukuki güvenlik ilkesi, çalışma ve sözleşme hürriyeti, suç ve cezada kanunilik ilkesi gibi ilkelerin ihlal edildiği, adil yargılanma hakkına riayet edilmediği, göreve son verme işleminin idari işlem niteliğinde olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve davalı Başbakanlık hasım mevkiinden çıkarılarak 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 219/1. maddesi gereğince Cumhurbaşkanlığı hasım mevkiine alındıktan sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava; İzmir Üniversitesi'nin 23.07.2016 tarih ve 29779 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının ç bendinde belirtilen ekli (IV) Sayılı Listede yer alması sebebiyle kapatılması sonucu davacının iş akdinin sona ermesi işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin olmazsa olmaz şartlarından biri de idari işlemlerin yargısal denetime tabi tutulmasıdır. İdarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar ” iptal davaları olarak tanımlanmış, aynı kanunun 14/3-d maddesinde ise, dava dilekçelerinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15/1-b maddesinde ise, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir nitelikte olmayan işlemlerin iptali için açılan davaların reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler, öğreti ve içtihatta idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare işlevine (idare hukuku alanına) ilişkin olarak yaptıkları ve ilgililer hakkında çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğurmak suretiyle hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir anlatımla, ilgililerin hukukunu etkileyen irade açıklamaları olarak tanımlanmaktadır.
İptal davalarında güdülen amaç, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetlenmesi olduğundan, dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olabilecek nitelik arz etmesi zorunlu olup, Kanun Hükmünde Kararnameler, yürütme organının bir işlemi olmakla birlikte, fonksiyonel açıdan kanun niteliğini taşıyan hukuki düzenlemelerdir. Dolayısıyla, idari işlemlere karşı açılan davaların çözümüyle görevli İdari Yargıda, KHK hükümlerinin iptali için açılmış bir davanın incelenmesi hukuken olanaksızdır. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının ç bendinde; "milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf Yüksek öğretim Kurumları kapatılmıştır " hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 19.11.2015 tarih ve 29537 sayılı Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin "Faaliyet izninin kaldırılması hüküm ve sonuçları" başlıklı 27.maddesinin son fıkrasında, faaliyet izninin kaldırılması kararı verilen vakıf Yükseköğretim kurumunda çalışmakta olan akademik ve idari personelin hizmet sözleşmeleri vakıf Yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğinin ortadan kalktığı tarih itibariyle sona ereceği hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda; davacının görev yaptığı İzmir Üniversitesinin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kapatılması üzerine iş akdinin kendiliğinden sona erdiği, dolayısıyla idari davaya konu olacak bir işlemin bulunmadığı anlaşılmakla davanın esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla; idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem bulunmadığından bahisle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca adli yargı yerinin (iş mahkemelerinin) görevli ve yetkili olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.