Esas No
E. 2019/711
Karar No
K. 2024/5967
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/711 E.  ,  2024/5967 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2019/711
Karar No: 2024/5967
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ...

Holding A.Ş.'nin 2013 hesap dönemi konsolide finansal tabloları ile dipnotlarının bağımsız denetiminde Seri:X, No:22 sayılı Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'in İkinci Kısmının 14. maddesi ile Altıncı Kısmının 3. ve 7. maddelerine aykırı hareket edildiğinden 2013 yılı hesap dönemine ilişkin bağımsız denetimin planlanması, yürütülüp sonuçlandırılması ve bağımsız denetim raporunun hazırlanması safhalarında gerekli mesleki özen ve titizliğin gösterilmediği, bu nedenle ...

Holding A.Ş.'nin iştirak ve bağlı ortaklıklarının muhasebe kayıtlarındaki hilelerin tespit edilemediği ve bu kayıtlar esas alınarak hazırlanan hatalı finansal tablolara dayanarak işlem gerçekleştiren yatırımcıların yatırım kararlarının sakatlandığından bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103 ve 105. maddeleri uyarınca 2013 yılı için belirlenen azami tutar olan 280.091,00.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Holding'in 11/03/2014 tarihinde kamuya açıklanan 2013 hesap dönemine ilişkin konsolide finansal tabloları ile finansal tablo dipnotlarının davacı şirket tarafından denetlenmesi sonucunda hazırlanan 11/03/2014 tarihli bağımsız denetim raporunda, ... Holding'in bağlı ortaklıklarından ... Teknik Eneıji Gıda Endüstrisi Sanayi ve Ticaret A.Ş. (... Teknik) nezdindeki "... ... Orman" hesabında izlenen ve toplam tutarı 295.000,00-TL olan iki adet çekin ... Orman Ürünleri Ltd. Şti.'nin muhasebe kayıtlarında yer almadığı, ... Teknik'in ... Orman ile olan işlemlerine ilişkin doğrulamaların yapılmadığı, ... Teknik'in 100-Nakit Kasası ve 100-Van Kasası hesaplarından yapılan ödemeler nedeniyle oluştuğu anlaşılan toplam 320.000,00-TL tutarındaki kasa noksanının 331-Sait Börekçi hesabından mahsup edilmesine ilişkin kayıtların, işlemin gerçek niteliğine aykırı olduğu, söz konusu hesaplara ilişkin tutarların konsolide finansal tablolarda yanıltıcı olarak raporlandığı, doğrulamaların yapılmadığı, ... Holding'in 2013 hesap dönemi konsolide finansal tablolarının 41 no.lu dipnotunda yer verilen ve şartlı görüşe dayanak olan açıklamalarda doğrulama temin edilemediği ifade edilen tutarların bir kısmının eksik ve/veya hatalı gösterildiği, ... Teknik'in 2012 yılından 4.809.908,00-TL olarak devreden ve 2013 yılı içerisinde önce "170-Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri" hesaplarına, ardından da "622-Satılan Hizmet Maliyeti" hesaplarına aktarılan ilk madde ve malzeme maliyetinin 2.561.593,00-TL olması gerektiği ve 622-Satılan Hizmet Maliyeti hesaplarında izlenen maliyetlerin brüt kar üzerinde azaltıcı etkisi olması nedeniyle ... Teknik'in ve dolayısıyla ... Holding'in 2013 hesap dönemi konsolide brüt karının 2.248.315,00-TL (4.809.908,00-TL-2.561.593,00-TL) eksik raporlandığı, ilk madde ve malzeme maliyetlerinin tamamının 2013 hesap döneminde giderlere atılmasının dönemsellik ilkesine aykırı olduğu, ... Holding'in 31/12/2013 tarihli konsolide bilançosu ile 2013 hesap dönemine ilişkin konsolide gelir tablosunun hileli ve gerçeğe aykırı olduğu, bununla ilgili olarak fınansal tabloların bağımsız denetimi sırasında davacı şirket tarafından, Seri:X, No:22 sayılı Tebliğ'in ilgili hükümlerine aykırı hareket edilerek söz konusu bağımsız denetimin planlanması, yürütülüp sonuçlandırılması ve bağımsız denetim raporunun hazırlanması safhalarında gerekli mesleki özen ve titizliğin gösterilmemesi nedeniyle ... Holding'in iştirak ve bağlı ortaklıklarının 2013 yılı açılış kayıtlarında mevcut olan muhasebe hilelerinin tespit edilemediği ve bu kayıtlar esas alınarak hazırlanan hatalı fınansal tablolara dayanarak işlem gerçekleştiren yatırımcıların yatırım kararlarının sakatlandığından bahisle idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;

Bağımsız denetçilerce, yatırımcıların yatırım yaptıkları şirketlerin fınansal durum ve performanslarının doğruyu yansıtıp yansıtmadığı konusunda çalışmalar yapıldığı, bağımsız denetim raporlarının doğru olmamasının, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması bakımından büyük bir risk oluşturabileceği, yatırımcıların, yatırım kararlarını verirken kullandıkları fınansal tabloların bağımsız denetimden geçmesi nedeniyle bu tablolara güvendiği ve tablolarda okudukları rakamların doğruluğunun kabulü ile hareket ettikleri, bu tabloların denetiminde oluşacak bir hatanın, sadece fınansal tablolara olan güveni değil, genel olarak sermaye piyasaları ve hatta finansal piyasaların geneline olan güveni de temelden sarsabileceği hususları ve dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacı tarafından denetimi yapılan ... Holding'in muhasebe kayıtlarında birçok hile ve usulsüzlüğün tespit edildiği, tespit edilen bu usulsüzlüklerin oluşumu ve gizlenmesinde ... Holding'in bağımsız denetimini gerçekleştiren davacı şirketin görevlerini gereği gibi yerine getirmediği, bağımsız denetim raporunun mesleki özen ilkesinin gerekleri yerine getirilmeden hazırlandığı anlaşıldığından, üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, Mahkeme kararında iddialarına ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davada tartışılan somut talep ve iddiaların tek tek irdelenmesi ve gerekçelendirilmesi gerekirken yuvarlak bir ifadeyle davanın reddine karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, Kurulca tespit edildiği belirtilen üçüncü hususla ilgili olarak Kurul denetçisinin de bir sonuca ulaşamadığı, 2013 yılında sayılmamış stok miktarının ne kadarının 2012 yılına ait olduğunun bilinmesinin mümkün olmadığı, önceki raporu hazırlayan şirket tarafından bilgilerin gönderilmediği, 2012 yılının dönemsellik detaylarını hiçbir şekilde göremediği, önceki rapora güvenmekten başka çaresi olmadığı, önceki döneme ait olduğu iddia edilen maliyet kayıtlarına ulaşamadığı ve ulaşmasının da mümkün olmadığı, bu şartlarda kendisine sorumluluk atfedilmesinin doğru olmadığı, 2013 yılı için şartlı görüş verildiği, 2014 yılı için görüş vermekten kaçınıldığı, idari para cezası tutarının fahiş olduğu, hile olabilecek tek konunun çifte kayıtların tespit edilememesi olduğu, çifte kayıt meselesinin kriminal bir mesele olduğu, kayıtlara bakılarak tespit edilemeyeceği, Kurulun bu tespiti yapabilecek ne personeli ne de teknolojisi olduğu, tüm gücüne rağmen Kurulun bile tespit edemediği, kriminal incelemenin bağımsız denetim şirketinin görev tanımına girmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...

İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 6362 sayılı Kanun'un "Genel esaslar" başlıklı 103. maddesinde, "(1) Bu Kanun'a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz. (2) Birinci fıkradaki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişinin bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi olması hâlinde, ayrıca tüzel kişi hakkında da birinci fıkra hükmüne göre idari para cezası verilir. Aykırılığın, temsilcisi olunan veya adına hareket edilen tüzel kişinin zararına bir sonuç doğurması hâlinde, tüzel kişiye idari para cezası verilmez. ..." kuralı bulunmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinde, bu Kanun'un hükümlerinin idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, hangi fiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi, kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriğinin, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabileceği; ikinci fıkrasında, kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarının, ancak kanunla belirlenebileceği; "İdarî para cezası" başlıklı 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, idarî para cezasının, maktu veya nispi olabileceği, idarî para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı; yedinci fıkrasında ise, idarî para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde, her kişiye veya olaya özgü ceza tutarlarının belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle cezaların bireyselleştirilmesi için kanun koyucu tarafından cezanın alt ve üst sınırları gösterilmekte, ancak bu iki sınır arasında bir ceza belirleme konusunda da idareye takdir yetkisi verilmektedir. Alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir yetkisinin makûl ve ölçülü olmayan şekilde kullanılması eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecektir.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı "6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Çerçevesinde Tesis Edilecek İdarî Para Cezalarına İlişkin Uygulama Esasları" başlıklı ilke kararında; idari para cezası uygulamalarında, ilgililerin Kurul görevlileri ve çalışanları ile süreç içerisinde olan işbirliği, ilgili hakkında daha evvel aynı ihlâl nedeniyle idarî para cezası tesis edilmesi, ihlâlin önemliliği, ihlâlin doğurduğu zararın büyüklüğü, ihlâlin gerçekleştirilme şekli, ilgilinin kusurunun yoğunluğu, ilgilinin savunmasındaki samimiyeti, ihlâl nedeniyle doğan zararın tazmini ve/veya aykırılığın giderilip giderilmediği, yatırımcıların zarar görüp görmediği, ilgili tarafından elde edilen menfaatin büyüklüğü gibi kıstaslar çerçevesinde yapılacak değerlendirmeler neticesinde ve bu ölçüde Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşması yoluna gidileceği, hizmet birimlerince Kurul'a sunulacak öneri yazılarında Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşılarak idarî para cezası tesis edilmesinin talep edilmesi hâllerinde bu talebin gerekçelerinin de açıkça belirtilmesi gerektiği yönünde düzenlemelere yer verilmiştir. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde belirtilen idarî para cezası yaptırımı konusunda idarenin takdir yetkisini kullanırken Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi ve ilke kararında belirtildiği üzere; kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunu birlikte göz önünde bulundurması ve idarî para cezası tesis edilirken hangi nedenle alt sınırdan uzaklaşıldığının yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, ...

Holding A.Ş.'nin 2013 hesap dönemi konsolide finansal tabloları ile dipnotlarının bağımsız denetiminde, Seri:X, No:22 sayılı Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'in İkinci Kısmının 14. maddesi ile Altıncı Kısmının 3. ve 7. maddelerine aykırı hareket edilmesi nedeniyle 2013 yılı hesap dönemine ilişkin bağımsız denetimin planlanması, yürütülüp sonuçlandırılması ve bağımsız denetim raporunun hazırlanması safhalarında gerekli mesleki özen ve titizliği gösterilmemesi nedeniyle ...

Holding A.Ş.'nin iştirak ve bağlı ortaklıklarının muhasebe kayıtlarındaki hilelerin tespit edilemediği ve bu kayıtlar esas alınarak hazırlanan hatalı finansal tablolara dayanarak işlem gerçekleştiren yatırımcıların yatırım kararlarının sakatlandığı dikkate alınarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103 ve 105. maddeleri uyarınca 2013 yılı için belirlenen azami tutar olan 280.091,00.-TL idari para cezası verildiği, ancak davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ve işlemin iptali gerektiği düşüncesiyle, temyiz talebinin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog