Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

6. Hukuk Dairesi         2025/1827 E.  ,  2025/4118 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/375 E., 2025/395 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/178 E., 2021/795 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.04.2016 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması kapsamında davalı tarafça 20.01.2017 tarihli 9.517.836,95 TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, faturanın müvekkilince 30.01.2017 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre katkı payı hesaplandığında müvekkilinden fazla para tahsil edildiğini, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği'ndeki katkı payı hesap formülünün sözleşme ile aynı olduğunu, ancak davalı tarafça fatura hesaplamasının bu iki düzenlemeye aykırı olarak yapıldığını, davalı tarafından hesaplamaya esas alındığı söylenen teklif mektubunun sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğuna dair ne sözleşmede, ne de teklif mektubunda hiçbir şekilde atıf bulunmadığını, davalının teklif mektubundaki hususların geçerliliğini devam ettirmek istemesi durumunda, bu düzenlemeleri sözleşmeye derç edebileceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtirazı kayıtla ödenen faturanın şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 3.095.826,76 TL’ye yükseltmiştir.

2.Birleşen davada davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Katkı Payı Anlaşması kapsamında davalı tarafça 01.02.2018 tarihli 10.197.769,43 TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, faturanın müvekkilince 12.02.2018 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre katkı payı hesaplandığında müvekkilinden fazla para tahsil edildiğini, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği'ndeki katkı payı hesap formülünün sözleşme ile aynı olduğunu, ancak davalı tarafça fatura hesaplamasının bu iki düzenlemeye aykırı olarak yapıldığını, davalı tarafından hesaplamaya esas alındığı söylenen teklif mektubunun sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğuna dair, ne sözleşmede, ne de teklif mektubunda hiçbir şekilde atfın bulunmadığını, davalının teklif mektubundaki hususların geçerliliğini devam ettirmek isteseydi, bu düzenlemeleri sözleşmeye derç edebileceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtirazı kayıtla ödenen faturanın şimdilik 80.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 12.02.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,03.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 3.858.359,53 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğunu, davacı tarafından sunulan teklif mektubunda, ... katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirilerek (kümülatif) müvekkili Teşekküle ödeneceğinin çekişmesiz şekilde kabul ve taahhüt edildiğini, gerek müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan RES katkı payı anlaşmasının, gerekse davacı şirket tarafından sunulan teklif mektubu formunun, Yarışma Yönetmeliğin aynı tarihte yayımlanan ekleri olduğunu, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının hukuka uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden 19.11.2018 tarihli ve 04.06.2021 tarihli ek raporların, birleşen dava yönünden 09.01.2018 tarihli raporun emsal nitelikteki, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 28.01.2019 tarihli ve 2017/1503 Esas, 2019/120 Karar sayılı ilamı ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesine uygun şekilde düzenlendiği, ancak birleşen davada alınan 09.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada, davacı şirketin ödemesi gereken RES Katkı Payı bedeline sehven KDV'nin dahil edilmediği, bu konuda davacı vekilinin 03.11.2017 tarihli ıslah dilekçesindeki açıklama ve hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yarışma Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca, yarışma sırasında sunmuş olduğu teklifin tüm şartları ile birlikte, davacı şirket için bağlayıcı olduğunu, daha sonra bu teklifte yer alan hesaplama şekli ile bağlı olmadığının öne sürülmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını ve teklifin değiştirilmesi anlamına geldiğini, bunun da Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, davacının teklifinde yer alan hesap şekli ile bağlı olmadığının kabulünün, diğer istekli firmalar bakımından haksız rekabet teşkil edeceğini ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını, yönetmeliğe uygun şekilde yapılan hesaplama ile düzenlenen dava konusu RES katkı payı faturasında hukuka aykırılık bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki rüzgar enerji santrali katkı payı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog