Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

4. Hukuk Dairesi         2024/12512 E.  ,  2025/15410 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/271 E., 2024/93 K.

Mahkeme kararı davalı ...Ş. vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.10.2009 tarihinde .. - .. Karayolu ... AVM karşısında bulunan kavşak noktasında müvekkilinin müteveffa eşi ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile .. Firmasına ait ruhsat sahibi ... olan ve ...'ın sevk ve idaresindeki yolcu otobüsünün çarpışması sonucunda ...'ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında ...'ın asli kusurlu, otobüs sürücüsünün ise tali kusurlu bulunduğunu, müteveffa ...'ın araç alım satımı ile uğraştığını, aylık ortalama gelirinin 3.000,00 TL olduğunu belirterek müvekkili ... ve çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın ... Sigorta A.Ş. haricindeki davalılardan; yine müvekkili ve çocuklar için ayrı ayrı 10.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini toplam 195.646,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAPLAR

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının tam ve asli kusurlusunun ... olduğunu, bu sebeple davacıların hiçbir isim ve nam altında tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, müteveffanın iddia edilen gelir miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın SGK'ya tabi olup olmadığının ve SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, bu nedenle davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2011/339 Esas-2016/217 Karar sayılı kararıyla; Ankara Adli Tıp Kurumu ve İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyelerinden alınan kusur raporlarına göre davacı tarafın murisi sürücü ...'ın %75 oranında birinci derecede, davalı sürücü ...'ın %25 oranında ikinci derece kusurlu bulunduğununun tespit edildiği, müteveffanın sosyal ve ekonomik durumuna göre yapılan araştırmalar, buna ilişkin dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında müteveffanın dava konusu olayın meydana geldiği tarih itibariyle aylık 4.000,00 TL gelirinin olduğunun kabul edildiği,olay tarihi, olayın oluşumu, müteveffanın kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla yukarıda açıklanan ilkelere göre manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davacı ...'ın eşinin ölümü nedeniyle açtığı maddi tazminat davasının kabulüyle; 132.275,43 TL'nin davalılardan, 10.000,00 TL'lik kısmına olay tarihi olan 19.10.2009 tarihinden, 122.275,43 TL'lik kısmına da ıslah tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, (Sigorta Şirketi açısından sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın babasının ölümü nedeniyle açtığı maddi tazminat davasının kabulüyle; 45.055,87 TL'nin davalılardan, 10.000,00 TL'lik kısmına olay tarihi olan 19.10.2009 tarihinden, 35.055,87 TL'lik kısmına da ıslah tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (Sigorta Şirketi açısından sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... ..'ın babasının ölümü nedeniyle açtığı maddi tazminat davasının kabulüyle; 33.316,08 TL'nin davalılardan, 10.000,00 TL'lik kısmına olay tarihi olan 19.10.2009 tarihinden, 23.316,08 TL'lik kısmına da ıslah tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (Sigorta Şirketi açısından sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüyle; her bir davacı için 5.000,00'er TL'nin olay tarihi olan 19.10.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar .. Otobüsleri A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/12213 Esas-2018/4744 Karar sayılı 08.05.2018 tarihli kararı ile; uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nın 47'nci maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre tarafların diğer itirazlarının reddine, desteğin kaybı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle desteğin gelirinin doğru saptanması gerektiği, dava dilekçesinde, destek ..'in vergi kaydı olmadan araç alım satımı yaptığı ve aylık ortalama 3.000,00 TL gelir elde etmekte olduğu belirtilerek tazminat talebinde bulunulduğu, davacılar desteğinin gelir durumuna ilişkin olarak .. Ticaret Odasından gelen cevabi yazıda; 2009 yılında galericilik yapan bir kişinin aylık ortalama gelirinin 4.000,00 TL civarında bulunduğu bildirilmiş, araştırma tutanağında; desteğin ölmeden önce serbest olarak araç alıp sattığı ve aylık 4.000, 00... .000,00 TL arasında gelir elde ettiği belirtilmiş, dinlenen tanık ifadelerinde ise desteğin sağlığında araç alım satımı ile uğraştığı belirtildiği, dosya kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda, desteğin kendisine ait bir işyerinin (galeri) ve araç alım- satım işine ilişkin olarak vergi kaydının bulunmadığı belirlendiği, davacılar desteğinin ölmeden önceki gelir durumuna ilişkin olarak dosyaya herhangi somut bir veri sunulamadığı, hükme esas alınan 20.10.2014 tarihli aktüerya (ek)raporunda, araştırma tutanağında belirtilen aylık 4.000,00-5.000,00 TL arasındaki gelir esas alınarak, desteğin asgari ücretin 7,32 katı kadar gelir elde edeceği kabulü ile hesaplama yapıldığı, somut olayda, davacılar desteği ..'in serbest olarak oto alım satım işi yaptığı gerek araştırma tutanağı gerekse tanık beyanları ile sabit olup desteğin asgari ücretin bir miktar üzerinde kazancı olacağının kabulü hayatın olağan akışına uygun ise de, kendisine ait bir işyeri ve vergi kaydı bulunmayan, yaptığı işin niteliğine göre sabit bir geliri olmayan desteğin asgari ücretin 7,32 katı kadar gelir elde edebileceğinin kabulünün doğru olmadığı, desteğin, dosya kapsamına göre takdiren asgari ücretin 2 katı kadar gelir elde edebileceğinin kabul edilmesi, destek ..'in anne va babasının hayatta olup olmadığı anlaşılamadığı, hükme esas alınan aktüer raporunda ise, desteğin bakiye ömrünün sonuna kadar sadece davacı eşine ve çocuklarına pay ayıracağı varsayılarak hesaplama yapıldığı, davacılar dışında hak sahibi olabilecek anne ve baba yönünden de pay ayrılması gerektiğinin dikkate alınmadığı, bu durumda mahkemece desteğin anne ve babasının hayatta olup olmadığı araştırılarak hayatta iseler, dairenin yerleşik uygulaması uyarınca desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer, anne ve babaya birer pay verilerek, davacıların hakettiği tazminat tutarlarının buna göre belirlenmesi yönünden ek rapor alınması, davacı tarafından 16.09.2010 tarihli dilekçe ile davalı ... şirketine başvurulduğu yapılan başvurunun davalı ... şirketine ne zaman tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ya da belge görülemediği mahkemece davacı tarafın başvurusunun davalı ... şirketine ulaşma tarihi araştırılarak, anılan maddeye göre davalı ... şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi, davalı ... yönünden hükmedilen tazminatın tamamı için bu tarihten itibaren temerrüt faizine karar verilmesi, diğer davalılar ise haksız fiil sorumlusu olmakla, haksız fiilin gerçekleştiği an itibariyle herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceklerinden, mahkemece hükmedilen tazminatın tamamı için (sigorta şirketi dışındaki) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, davalı ... yönünden dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatlara olay tarihinden faiz işletilmesi ve ayrıca tüm davalılar yönünden ıslahla artırılan kısımlar ayrılarak bu kısımlara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, hükme esas alınan (ek) hesap raporunda, davacı eşin rapor tarihindeki yaşı esas alınarak (çocuklar için indirim yapıldıktan sonra) eşin %7 oranında evlenme ihtimali bulunduğu kabul edildiği ancak, davacı eş kaza tarihinde 28 yaşında olduğu AYİM Tablosu uyarınca, davacı eşin kaza tarihindeki yaşına göre evlenme ihtimalinin %27 olduğu, on sekiz yaşından küçük iki çocuğu için %5 er oranında yapılacak indirim sonrasında evlenme şansının %17 olacağının gözetilmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerekirken, evlenme ihtimali %7 olarak kabul edilerek bu doğrultuda yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru olmadığı, davalı ... şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmadığı gözetilmeden, yargılama giderleri ve bakiye ilam harcının tamamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, manevi tazminatın kabul edilen kısımları yönünden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerine kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığı, yargılama sırasında davalı ... .. Sigorta A.Ş. tarafından davacılara ödenen 14.833,00 TL'nin düşümü sonrasında kalan (bakiye) poliçe limitinin, infazda tereddüt uyandırmaması açısından hüküm fıkrasında açık şekilde ve rakamsal olarak belirtilmediği, muris ..'n ölümü nedeniyle davacılar (eş .., çocuklar .. .. ve ..) yönünden destekten yoksun kalma nedeniyle talep edebilecekleri tazminat miktarları bakımından hükme esas alınan 20.10.2014 tarihli bilirkişi (ek) raporunda; davacı eş ve çocuklar için hesaplanan toplam tazminat miktarının kaza tarihindeki kişi başı ölüm teminatına ilişkin poliçe limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği hususuna dikkat edilmediği, davacılar vekilinin 23.01.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davayı (davalı ... Sigorta AŞ tarafından ödenen miktar da dikkate alınarak) 195.646,00 TL olarak ıslah etmiş olmasına rağmen mahkemece ıslah dilekçesindeki talep aşılacak şekilde maddi tazminata hükmedilmesi hususlarının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sürücü ...'ın %25 oranında ikinci derece kusurlu bulunduğu, sonrasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek raporun dosyaya alındığı, aktüerya bilirkişisi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplandığı, davacı tarafça ıslah dilekçesinin sunulduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalıların Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca verdiği zarardan sorumlu oldukları, dosyada mevcut belgelerde davalıların kaza neticesinde zararı gidermedikleri, bu haliyle haksız fiil sorumluluğu uyarınca sebep oldukları zararı gidermekle yükümlü bulundukları düşünülmüş, davalılar yönünden hesaplanan maddi tazminat alacağı gözetilerek, ayrıca davacıların duyduğu üzüntü, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek manevi tazminat alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ... yönünden; 127.275,43 TL maddi tazminat alacağının davalı ... yönünden başvuru tarihi olan 30.10.2010'dan itibaren işleyecek, diğer davalılar .. .. otobüsleri A.Ş., ... ve merhum ... mirasçıları ..., ... ve ... yönünden olay tarihi olan 19.10.2009'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden ödenen 14.833,00 TL miktar itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) (davalı ... yönünden poliçe limiti olan 111.906,72 TL miktar ile sınırlı olmak üzere poliçe limitine düşen miktar olarak garameten 96.466,61 TL) 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.10.2009'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar .. .. Otobüsleri A.Ş., ..., ..., ... ve ...'dan alınarak alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden; 40.055,87 TL maddi tazminat alacağının davalı ... yönünden başvuru tarihi olan 30.10.2010'dan itibaren işleyecek, diğer davalılar .. .. Otobüsleri A.Ş., ... ve merhum ... mirasçıları ..., ... ve ... yönünden olay tarihi olan 19.10.2009'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden ödenen 14.833,00 TL miktar itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) (davalı ... yönünden poliçe limiti olan 111.906,72 TL miktar ile sınırlı olmak üzere poliçe limitine düşen miktar olarak garameten 14.084,30 TL), 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.10.2009'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar .. .. Otobüsleri A.Ş., ... ve merhum ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan alınarak alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden; 5.692,30 TL maddi tazminat alacağının davalı ... yönünden başvuru tarihi olan 30.10.2010'dan itibaren işleyecek, diğer davalılar .. .. Otobüsleri A.Ş., ... ve merhum ... mirasçıları ..., ... ve ... yönünden olay tarihi olan 19.10.2009'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden ödenen 14.833,00 TL miktar itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) (davalı ... yönünden poliçe limiti olan 111.906,72 TL miktar ile sınırlı olmak üzere poliçe limitine düşen miktar olarak garameten 1.355,81 TL), 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.10.2009'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar .. .. Otobüsleri A.Ş., ... ve davalılar ..., ... ve ...'dan alınarak alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, pasif devre maddi zararı hesaplanırken asgari geçim indirimi hariç asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, eşin evlenip evlenmediğine ilişkin dosyada mübrez belge ve delil bulunmayıp öncelikle bu hususların tespit edilmesi gerekli iken yerel mahkeme tarafından rapor aşamasında ilgili itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı ...'ın okumuş olduğu üniversiteye müzekkere yazılarak üniversitede okumaya devam edip etmediğinin sorulması gerektiğini, müteveffa'nın kusuru sebebiyle tespit edilen tutar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece usuli kazanılmış hakların gözetilmediğini, aktüer raporun, daha önce karara esas alınan aktüer rapor tarihindeki verilere göre alınmasını, davacı tarafın maddi tazminat için miktar bakımından Yargıtay bozması önceki aşamada, daha önceki rapora itirazı olmadığı gibi, bu yönde de daha önceki maddi tazminat miktarı bakımından mahkeme kararını temyizi bulunmadığını, 2014 yılı asgari ücret verilerine göre aktüer rapor alınması gerektiğini, müterafık kusur sebebi ile %20 indirim uygulanmasını, destek alacaklısı eşin evlenip evlenmediğinin belirlenmesi eğer yeniden evlenmiş ise evlilik tarihine kadar destek zararı hesaplanması gerektiğini, destek alacaklısı kız çocuklarının evlenip evlenmediğinin araştırılmasını, davadan önce yapılan ödemenin sadece yasal faiz işletilerek düşülmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir.

Davalılar ... ve .. .. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri tarafından mirasın reddedildiğini, müvekkilleri açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2012 tarih, 2012/911 E. 2012/1375 K. sayılı ilamını 02.06.2021 tarihinde dosyaya sunulmuş ancak sayın mahkemece bu hususun bir değerlendirilmediğini, kazanılmış hakların ihlal edildiğini, müterafık kusur sebebi ile %20 indirim uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların maliki/ sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dahili davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Somut olayda, davalı ...'ın 18.05.2012 tarihinde vefat ettiği, davalılar ..., ... ve ...'ın mahkemece davaya dahil edildiği, dahili davalılar ... ve ..nin, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/911 Esas-2012/1375 Karar sayılı ve 06.12.201 günlü mirasın reddine ilişkin kesinleşen kararını dosyaya sunduğu ancak mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece mirasın reddine ilişkin kararın araştırılarak, dahili davalılar ... ve ... hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar .. .. AŞ ve .. Sigorta AŞ'den alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog