Esas No
E. 2026/372
Karar No
K. 2026/502
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/372
KARAR NO: 2026/502

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/01/2026

ESAS NO: 2025/1162
KARAR NO: 2026/6
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/03/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:11/03/2026

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2026 tarih ve 2025/1162 Esas 2026/6 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında süreklilik arz eden ticari ilişki kapsamında, müvekkili tarafından davalıya ... numaralı, 11.11.2025 tarihli, 150.000 TL bedelli fatura düzenlenerek teslim edildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, ödenmeyen alacağın tahsili için müvekkili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durmasına neden olduğunu, davalı hakkında başlatılan ilamsız takip usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı borca itiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple haksız itirazın iptali ile kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile davalı borçlunun %20 icra inkar tazminata mahkum edilmesini de talep ettiklerini, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, faiziyle ödemeye, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 2022/346 E, 2022/494 K sayılı kararında “…Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden ... Vergi Dairesi'nin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/293 Esas sayılı dava dosyası içine gelen müzekkere cevabında, temlik alan davacı ...'ün 02/08/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görülmüştür. Şu halde, dava tarihi itibariyle temlik alan ...'ün ticareti terk ettiği ve tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.” denildiği görülmüş olup, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalının işletme usulüne göre defter tutup tacir olmadığının vergi dairesinin yazı cevabı ile anlaşılması ile ortada nisbi bir ticari davada olmadığından iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılarak Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.

1.HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,2-Karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davalı şahsın şirket sahibi olduğunu, tacir sıfatı olduğunu, mahkemece esnaf tacir ayrımının hatalı ve eksik incelemeye dayandığını, davanın halükarda ticari dava niteliğinde olduğunu, görevsizlik kararının usul ekonomisine ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın ticari dava niteliğine olduğunun kabulü ile yargılamaya Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan belge ve delillere, somut uyuşmazlıkta davanın mutlak ticari dava niteliğinin olmamasına, keza davalının tacir olarak kabulünün mümkün bulunmamasına, bu nedenle de davaya bakmak görevinin HMK 2. Md uyarınca Asliye Hukuk mahkemesine ait olmakla, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekilinin yukarıda yazılı ve yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı istinaf eden davacı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 05/01/2026 tarih ve 2025/1162 E. - 2026/6K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 732-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendi üzerilerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin;

HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-c bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 04/03/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog