Esas No
E. 2023/415
Karar No
K. 2026/148
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/415 Esas
KARAR NO: 2026/148
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/06/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ... nolu poliçe ile trafik sigortalı (ZMM) davalı-sigortalı ...Şirketi'ne ait .... plakalı araç, 02.11.2021 tarihinde olay yerini terk eden kusurlu sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca kusurlu bir şekilde çarparak hasar meydana getirdiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkil şirkete trafik sigortalı bulunan ...plaka no’ lu aracı sevk ve idare eden şahsın olay yerinden firar ettiğinin anlaşıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının” B.4.-F maddesi ihlal edilmiş olup, ilgili maddenin ihlali ile müvekkili sigorta şirketinin sigortalı davalıya rücu hakkının doğduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plaka nolu araçta kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 51.951,64-TL müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ödendiğini, davalı şirketin süresi içerisindeki itirazı ile takibin durduğunu ve huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirterek, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davayı kabul anlama gelmemek kaydıyla davacı yanın talepleri zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazlarımızın kabulü ile davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı yanın her ne kadar dilekçesinde ...’nun olay yerinden firar ettiğini iddia ederek müvekkili şirket sürücüsünü kötü niyetli olarak göstermeye çalışmış olsa da söz konusu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket sürücüsünün kaza sonrasında meydana gelen trafiğin açılması için aracını ileri park ettiğini, daha sonrasında kaza yerine geldiğinde ise kazaya karışan diğer araç sürücüsünün olay yerinde bulunmadığını, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere söz konusu kazadan sonra ...'nun tutanak düzenlemek için ... plakalı araç sürücüsüne ulaşamadığından iletişim numarasını bırakarak olay yerinden ayrıldığını, her iki araç sürücüsünün de bu durumu doğruladığını, firar etme niyetinde olan bir sürücünün kazaya karışan diğer aracın camına iletişim numarasını bırakmayacağının açık olduğunu, olayda müvekkili şirkete izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin bu kazanın olmaması için her türlü önlemi aldığını, araçların bakımını yaptığını ve aracı kullanan şoförü titizlikle seçtiğini, ancak müvekkili şirket tarafından her türlü önlem alınmasına rağmen söz konusu kaza meydana geldiğini, iş bu nedenden dolayı bu olayda müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, dolayısıyla davacının herhangi bir şekilde zarara uğraması söz konusu olmadığını, takibe yapmış oldukları itirazın haklı olup, davacının icra inkar tazminatı talep etmesnin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının bu talebinin reddi gerektiğini, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, trafik kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ödeme belgeleri, ruhsat, ehliyet örnekleri ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Dosyanın dava konusu kazadaki kusur durumu yönünden değerlendirme yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi ile hazırlanan 21/02/2024 tarihli raporda; Sürücü ... idaresindeki çekici ile sürdürdüğü seyrini -aracının ve yolun fiziksel özelliklerini gözeterek- hareket alanını kontrol altında tutarak tedbirli bir şekilde sürdürmediği, kontrolsüz seyri sırasında yolun sağında park halinde bulunan araca çarptığı olayda %100 kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki otomobilin yolun sağında nizami bir şekilde park halinde bulunduğu sırada gerçekleşen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı bildirilmiştir.

HMK'nın 266/1. maddesi gereği, dosyanın bir sigorta hukuku alanında uzman aktüerya/nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ve bir hasar-değer kaybı konusunda uzman bir makina mühendisi bilirkişi heyetine tevdii ile, mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle;

02/11/2021 tarihli trafik kazasından dolayı davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait .... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin hasar bedelinin kusur raporu da nazara alınarak tespiti(Alacak kalemleri tespit edilirken dayanak icra takibiyle bağlı kalınmasına ve her bir alacak kalemi yönünden hesaplama yapılmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.),(Davalının firari olup olmadığına göre iki ihtimalli olarak sonuç değerlendirmenin yapılması) tespit edilecek hasar bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında hazırlanan 29/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı/Kiralayan, dava konusu ... plakalı... marka 2009 model kahverengi renk aracın şasi numarasının ... olduğu ve dosya kapsamında sunulan bilgiler ışığında ... Şti. tarafından 28.12.2021 tarihli ekspertiz. raporunun incelenmesi neticesinde “02.11.2021 tarihinde İstanbul/Ümraniye, mevkide seyir halinde olan ... plakalı sigortalı araç sağında park halinde olan ... plakalı mağdur aracın sağ yan kısımlarına çarpması çarpmanın etkisi ile mağdur aracın sol yan kısımlarını kaldırıma çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği” aracın almış olduğu darbe sonucunda aracın ön, sol yan ve sağ yan kısımlarından hasarlandığı görülen aracın sol arka tampon ve çamurluk kısımlarından onarım gerektiği, toplam KDV ve işçilik dahil 11.895,99 TL hasar tespit edilmiş olup, ekspertiz raporunda ve kazaya ilişkin hasar resimlerinin incelenmesinden hasarı yansıtması sebebiyle kadri maruf sayılmasının uygun olacağı ve kazaya maruz kalan araca uygulanacak tamir ve tadilat işlemleri gözönüne alındığında tamirat süresinin 10 gün olarak dikkate alınmasının uygun olacağı sigorta yönünden; davacı tarafça ibraz edilen Ekspertiz raporu ile davacı tarafça yapılan ödeme tutarlarının birbiri ile örtüşmediği, bu nedenlerle davacı tarafça bu ödemelerin neye istinaden yapıldığına ilişkin açılımının yapılması, bu ödemelerin iş bu davaya ilişkin hasar ile ilgili olup olmadığının ve yapılan ödemelerin neden ekspertiz raporu ile tespit edilen tutarın üzerinde olduğunun ve kimlere hangi nedenlerle ödendiğinin açıklanması gerektiği, ... 22 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosya kapsamında olmadığından 2019 yılının ... esas dosyası gönderildiği, ... sayılı dosyanın celbi gerektiği bildirilmiştir. ... 22 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyasının celbi ile dosyanın rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile hazırlanan 20/03/2025 tarihli 1. Ek raporda; Davacının16.05.2022 tarihli 29.244,90 TL tutarlı ek hasar ödeme dekontunu ve 165,31 TL tutarlı ödeme dekontunu ibraz ettiği, ancak Sigorta Tahkim Kararı içeriğinde 29.244,90 TL ek araç hasarının nasıl belirlendiği anlaşılamadığı gibi, davacı tarafçada buna ilişkin bir eksper raporu ibraz edilmediği, bu nedenle 29.244,90 TL olduğu belirtilen ek hasar yönünden değerlendirme yapılamadığı, davacı sigorta şirketinin 29.244,90 TL olarak yaptığını belirttiği ek araç hasar ödemesinin eksper raporu ibraz edilmemiş olduğundan değerlendirilemediği, davacı sigorta şirketinin yaptığı toplam ödemenin; 13.275 TL +556 TL+ 89,93 TL+ 6.500 TL+29.244,90 TL+165,31 TL =49.831,14 TL olduğu, (ancak bu ödemeler içinde yer alan 29.244,90 TL nin evrak olmadığından değerlendirilemediği, diğer ödemelerin kadri maruf olduğu) davacı sigorta şirketinin olay yeri terke dayalı olarak sigortalısına rücu edebileceği bildirilmiştir.

Dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek (29.244,90 TL'lik dekont yönünden yapılan açıklamalar, sunulan deliller ve tahkim dosyası kapsamı ile taraf vekillerinin tüm itirazları gözetilerek) alacak talebi yönünden hazırlanan 27.10.2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda; Kök raporda değerlendirildiği üzere, sürücünün olay yerinden ayrıldığı ancak daha sonra polise müracaat ederek kazayı bildirdiği, bu gibi durumlarda sigortanın karşı tarafa ödediği tazminatı olay yerini terk eden sürücüden geri almasına yasal imkân bulunmadığı, kimlik bilgilerinin olay yerinde belirlenmesinin mümkün olmadığı, kazaya karışan kişinin derhal en yakın polis karakoluna bilgi vermekle yükümlü olacağı, dikkate alındığında davacının davalı sigortalısına rücu edebileceği kanaati ile kök rapordaki görüşün aynen korunduğu,....

22.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında davacı tarafça davadan önce davalı aleyhine 15.12.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takip ile 51.951,64 TL asıl alacak ile 15.05.2022 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 2.638,86 TL yasal faizi talep edildiğini, her bir ödenen tazminat tutarlarının ödeme tarihleri farklı olduğundan tek tek faiz hesabı yapıldığını, takip tarihi 15.12.2022 itibarı ile 6.500 TL Asıl Alacak Değer kaybı, ödeme tarihi 29.02.2022 Faiz İşletilen Süre: 9 ay 17 gün İşleyen Faiz Tutarı: 464,79 TL 28.02.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 290 gün için yıllık %9 faiz uygulandığı, 165,31 TL asıl Ek Değer kaybı ödeme tarihi 20.05.2022 Faiz İşletilen Süre: 6 ay 25 gün, İşleyen Faiz Tutarı: 8,52 TL 20.05.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 209 gün için yıllık %9 faiz uygulandığı, 13.275,00 TL asıl Hasar tazminatı ödeme tarihi 18.01.2022 Faiz İşletilen Süre: 6 ay 25 gün İşleyen Faiz Tutarı: 684,12 TL 20.05.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 209 gün için yıllık %9 faiz uygulandığı, 89,93 T... firması yedek parça ödeme tarihi 20.01.2022 Faiz İşletiler süre: 10 ay 25 gün, İşleyen Faiz Tutarı: 7,29-TL 20.01.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 329 gün için yıllık %9 faiz faiz uygulandığı, 556,00 TL ASIL ...yedek parça ödeme tarihi 20.01.2022 Faiz İşletilen Süre 10 ay 25 gün İşleyen Faiz Tutarı: 45,10TL 20.01.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 329 gün için yıllık %9 faiz uygulandığı, 29.244,90 TL ASIL araç maliki ... Vekili ...'a ödeme tarihi 16.05.2022 Faiz İşletilen Süre: 6 ay 29 gün İşleyen Faiz Tutarı: 1.535,96 TL 16.05.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 213 gün için yıllık %9 faiz uygulandığı, 777,37 TL ASIL ...

6.İcra Dairesine Tahkim Kararı vekalet ücreti olarak ödeme tarihi 17.08.2022 Faiz İşletilen Süre: 3 ay 28 gün İşleyen Faiz Tutarı: 23,00 TL 17.08.2022 ile 15.12.2022 arasındaki 120 gün için yıllık %9 faiz faiz uygulandığı, toplam işleyen faizin 2.768,78 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça takipte 2.638,86 TL talep edilmiş bulunmakla, taleple bağlı kalınarak faizin doğru olacağı kanaatine varıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından ibraz edilen dekontlar toplamının 50.608,51 TL olmakla, davacının hasar gören...plakalı araç için toplam 50.608,51 TL ödeme yaptığı, ödemelerin ve hasarın kadri maruf bulunduğu, davacı sigorta şirketi, mağdur araç vekilinin vekalet ücretine ilişkin olarak ayrıca KDV ve Stopaj ödemesi yapıldığı, bu nedenle toplam ödeme tutarının aslında 51.951,64 TL olduğu ve bu tutarın dikkate alınması gerektiğini beyan etmişse de, vergi dairesine KDV ve stopaj ödemesi yapıldığını gösterir belge ibraz etmediği, mağdur araç vekilince sigorta şirketine düzenlenmiş olması gereken serbest meslek makbuzunu ibraz etmediği, KDV ve stopaj ödemesinin belirlenemediği, davalı itirazları yönünden kök rapordaki görüşlerin aynen korunduğu, davacının 50.608,51 TL yi rücu edebileceği ve icra takibinde işleyen faizin taleple bağlı kalınarak 2.638,86 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.

İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ....

7.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ...Esas ... Karar sayılı ilamı)"

İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:

1.Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.

2.Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.

3.Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.

4.Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.

5.Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.

6.İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.

Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ...

22.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, trafik kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ödeme belgeleri, ruhsat, ehliyet örnekleri 21/02/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporu, 29/09/2024 tarihli bilirkişi raporu, 20/03/2025 tarihli 1. Ek bilirkişi raporu ile 27.10.2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, Sürücü ... idaresindeki çekici ile sürdürdüğü seyrini -aracının ve yolun fiziksel özelliklerini gözeterek- hareket alanını kontrol altında tutarak tedbirli bir şekilde sürdürmediği, kontrolsüz seyri sırasında yolun sağında park halinde bulunan araca çarptığı olayda %100 kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki otomobilin yolun sağında nizami bir şekilde park halinde bulunduğu sırada gerçekleşen olayda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, davacı/kiralayan, dava konusu ... plakalı ... marka 2009 model kahverengi renk aracın şasi numarasının ... olduğu ve dosya kapsamında sunulan bilgiler ışığında ... Şti. tarafından 28.12.2021 tarihli ekspertiz. raporunun incelenmesi neticesinde “02.11.2021 tarihinde ..., mevkide seyir halinde olan ... plakalı sigortalı araç sağında park halinde olan ...plakalı mağdur aracın sağ yan kısımlarına çarpması çarpmanın etkisi ile mağdur aracın sol yan kısımlarını kaldırıma çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği” aracın almış olduğu darbe sonucunda aracın ön, sol yan ve sağ yan kısımlarından hasarlandığı görülen aracın sol arka tampon ve çamurluk kısımlarından onarım gerektiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2020 yılına kadar farklı içtihatları mevcutsa da 2021 ve 2020 yıllarında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi ... Esas-...Karar sayılı – İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ... Esas –...Karar – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi...Esas- ...Karar – Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...Esas-... Karar sayılı ilamları ile görüşün değiştiği ve sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden firar etmesi sonrasında, sürücünün olay yerini yaralanmadan kaynaklı veyahut başka bir zorunlu sebebe istinaden terk ettiğine dair delil sunulmamış olmasına dayalı olarak sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği görüşü oluşturulduğu, son dönemde Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararları tamamen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4 / f bendine dayalı olup, olay yerini terk eden sürücünün, olay yerini zorunlu nedenler ile terk ettiğini ispatlaması gerekeceği, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.4/f maddesi sigorta şirketinin olay yeri terke dayalı olarak sigortalısına rücu edebileceğini belirlemiş , son içtihat kararlarında ise olay yeri terkin zorunlu nedene dayanması gerekeceği ve zorunlu nedenle olay yerini terk etmeyen sigortalıya rücu edebileceği görüşü yer almış olup; davaya konu olayda, davalı tarafa ait araç sürücüsünün park halindeki araca çarptığı ve olay yerinden ayrıldığı, olay yerinden zorunlu nedenle ayrılma durumunun mevcut olmadığı, davalı vekili davaya cevap dilekçesinde, sürücünün ... plakalı araç sürücüsüne ulaşamadığından olay yerinden ayrıldığını, eksper raporunda belirtildiği üzere her iki araç sürücüsünün de bu durumu onayladığını beyan ettiği, sürücü olay yerinden ayrılmış ancak daha sonra polise müracaat ederek kazayı bildirmiş ise, bu gibi durumlarda sigortanın karşı tarafa ödediği tazminatı olay yerini terk eden sürücüden geri almasına yasal imkân bulunmayacağı, kimlik bilgilerinin olay yerinde belirlenmesi mümkün değilse, kazaya karışan kişi derhal en yakın polis karakoluna bilgi vermekle yükümlü olduğu, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davacı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa sigortalı aracın sürücüsü olan davalının can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken, bunu yapmadığı; davalının kendi beyanına göre can güvenliği nedeniyle değil, olayın şoku ile olay yerini terk ettiği; dolayısıyla, ispat yükünün davalı sigortalıya geçtiğinin kabulünün zorunlu olduğu, (Yargıtay 17. HD.'nin 19/06/2017 tarih ve ... Esas, ... Karar, Yargıtay 17. HD.'nin 21/06/2018 tarih ve ... Esas,... Karar) tüm bu nedenlerle nedenle davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısına rücu koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir. ...

22.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafça davadan önce davalı aleyhine 15.12.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip ile 51.951,64 TL asıl alacak ile 15.05.2022 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 2.638,86 TL yasal faizi talep edildiği, her bir ödenen tazminat tutarının ödeme tarihleri farklı olduğundan ayrı ayrı faiz hesabı yapıldığı, toplam işleyen faizin 2.768,78 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça takipte 2.638,86 TL talep edilmiş bulunmakla, taleple bağlı kalınarak faizin doğru olacağı kanaatine varıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından ibraz edilen dekontlar toplamının 50.608,51 TL olmakla, davacının hasar gören ...plakalı araç için toplam 50.608,51 TL ödeme yaptığı, ödemelerin ve hasarın kadri maruf bulunduğu, davacı sigorta şirketi, mağdur araç vekilinin vekalet ücretine ilişkin olarak ayrıca KDV ve Stopaj ödemesi yapıldığı, bu nedenle toplam ödeme tutarının aslında 51.951,64 TL olduğu ve bu tutarın dikkate alınması gerektiğini beyan etmişse de, vergi dairesine KDV ve stopaj ödemesi yapıldığını gösterir belgenin dilekçeler aşamasında sunulmadığı ve delil listesinde ibraz edilmediği, bilirkişi raporuna itiraz dilkeçesi ekinde sunulan beyannamenin ise ödeme belgesi olarak değerlendirilemeyeceği, mağdur araç vekilince sigorta şirketine düzenlenmiş olması gereken serbest meslek makbuzunun ibraz edilmediği gözetildiğinde salt beyanname ile ödeme yapıldığı vakıasının ispatlanamadığı bu nedenle KDV ve stopaj ödemesinin belirlenemediği, anlaşılmakla davacının 50.608,51 TL ile taleple bağlı kalınarak 2.638,86 TL işleyen faiz olmak üzere toplamda 53.247,37 TL'yi rücu edebileceği kanaatine varılmıştır. 21/02/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporu ile 27.10.2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduklarından Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile ...

22.İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 50.608,51 TL asıl alacak, 2.638,86 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 53.247,37 TL alacak üzerinden takip koşullarıyla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 53.247,37-TL'nin %20'si oranında (10.649,47-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1.Davanın kısmen KABULÜ ile ... 22. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 50.608,51 TL asıl alacak, 2.638,86 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 53.247,37 TL alacak üzerinden takip koşullarıyla birlikte devamına,

2.Hükmolunan 53.247,37-TL'nin %20'si oranında (10.649,47-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.637,33-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 659,32-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.978,01-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 659,32-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 839,22-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 11.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.375,00-TL ATK rapor ücreti, 151,25-TL posta giderleri olmak üzere toplam 14.526,25-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %98'inin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %2'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan 54,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %2'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, %98'inin davalı üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1.343,13-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

9.... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 3.057,60-TL'sinin davalıdan, 62,40-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

10.Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/03/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog