Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

4. Hukuk Dairesi         2025/7924 E.  ,  2025/15482 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: 2025/KIT-1029

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2022/70612

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, talebini 192.236,99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP

Davalı vekili; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile toplam 175.269,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.060,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.030,00 TL geçici bakıcı giderinin 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine,

Uyuşmazlık Hakem kararının 3. maddesinin; "Başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden, A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 5.100,00 TL’nin, sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir" şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.09.2024 tarihli ve 2022/10844 Esas, 2024/7519 Karar sayılı ilamıyla; "10.04.19 92... /4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.

HMK'nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta,

Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı tarafça itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalının diğer itirazları reddedilmiş ancak vekalet ücretine yönelik itirazı kabul edilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde belirlenen "21.355,00 TL" vekalet ücreti "5.100,00 TL" olarak değiştirilmiş olup, davalı itirazının kısmen kabul edildiği, hükmün düzeltildiği anlaşılmaktadır. Davalı itirazı kısmen kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında itirazın reddine denildiktikten sonra Hakem kararının 3. bendi değiştirilmiştir. Bu suretle hem kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı hem de hüküm fıkrasının kendi içerisinde çelişkili olduğu aşikardır. Böylelikle kararın infazında tereddüt oluşturulduğu görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta şirketinin 25.03.2022 K-2022/70612 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına vaki itirazlarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile toplam 175.269,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.060,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.030,00 TL geçici bakıcı giderinin 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketince belirlenen 9.935,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin 16.01.2020 tarihinde karşı tarafa ödenmiş olduğunu, işbu ödeme neticesinde sigorta şirketinin tamamen ibra edildiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, aktüer raporunun hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dolaylı zararlardan sorumlu olmadıklarını , geçici iş göremezlik , bakıcı gideri ve rapor ücretinin teminat kapsamı dışında kaldığını, başvuran vekili lehine avukatlık ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre asliye hukuk mahkemeleri için ödenmesi gereken vekâlet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiği halde, tam vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, faize ancak ıslah tarihinden itibaren hükmedilebileceğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...

tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 22.01.2018 tarihinde meydana gelmiştir.

Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 22.01.2018 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir.

Davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunulan ve hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 20.08.2020 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmakla ayrıca kaza tarihinin de yanlış yazıldığı görülmekle raporun hükme esas alınması mümkün değildir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) ayrıca davacının iş bu davaya konu kazaya ilişkin (hükme esas alınan raporda yazılı tarihte başka kaza geçirip geçirmediği de sorularak) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde içerisinde maluliyete ilişkin uzman hekimin de bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. VIl. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog