4. Hukuk Dairesi 2024/8401 E. , 2025/15488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı traktörün 21.09.2014 tarihinde seyir halinde iken römorkta yolcu olarak bulunan müvekkilinin aşağı düşmesi ve traktörün ayağının üzerinden geçmesi sonucu yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 66'nci maddesine göre zamanaşımı süresinin, bir veya birden fazla kişinin yaralanması ile sonuçlanan kazalar için (8) yıl olduğu , kazanın 21.09.2014 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, 8 yıllık zamanaşımı süresinin bitiş tarihi 21.09.2022 olmakta, COVID-19 tedbirleri kapsamında 95 günlük durma süresi de eklendiğinde zamanaşımı süresinin 25.12.2022 tarihinde tamamlandığının anlaşıldığı gerekçesiyle başvuru sahibi vekilinin itirazları yerinde görülmediğinden itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine başvuru ile zamanaşımının kesildiğini, zararın ancak kesin raporla öğrenilebileceğini, zamanaşımının dolmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde Başkan vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir.
Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmış olup kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kaza tarihi 21.09.2014 olup zamanaşımı süresi 8 yıl ise de davacı tarafından 05.04.2022 tarihinde davalı ... şirketine yasa gereği zorunlu başvurunun yapıldığı, davalı ... şirketinin 04.07.2023'te davacının talebine red cevabı verdiği anlaşılmaktadır. Sigorta şirketine başvuru ile red cevabının verildiği zaman aralığında zamanaşımı süresinin durduğu, davacının da 06.07.2023 tarihinde (davalı ... şirketinin red cevabından 2 gün sonra) hakeme başvurduğu, durma süresi eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, eldeki davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gözetilerek işin esası incelenip karar verilmesi için İtiraz hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.