Esas No
E. 2025/378
Karar No
K. 2026/168
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/378 Esas
KARAR NO: 2026/168
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/05/2025

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN

---- ESAS SAYILI DAVA DOSYASI

DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 11/12/2025
KARAR TARİHİ: 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:Esas dosya yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Malikinin ve sürücüsünün davalı --- olduğu müvekkili olan şirket nezdinde trafik sigortası ortalı bulunan --- plakalı ticari kamyonet seyir halindeyken sigortalı ve davalı sürücü ------ tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybetmiş olacağını, Bu olay sonucunda sigortalı ve davalı sürücü ---- plakalı park halindeki kamyonetin ön kısmına ve kamyonetin önünde park halinde bulunan -----plakalı otomobilin arka kısımlarına çarpmış, çarpma sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün 0,62 promil alkollü olduğu ve KTK m. 67/1-A maddesinin ihlal ederek kusurlu olduğu tespit edildiğini, Müvekkili olan şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. Maddesi kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerine bırakılması gerektiğini dava ve talep etmiştir.Esas dosya yönünden davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına karışan ve davacı sigorta nezdinde trafik sigortalı ---- plakalı aracın maliki ve sürücüsü müvekkil -----'dur. Müvekkilin kaza sırasında ----- promil alkollü olduğu ileri sürüldüğünü,

Davacı tarafın dosyaya sunduğu Kaza Tespit Tutanağına göre müvekkil dışında kazada kusurlu diğer bir sürücünün varlığı söz konusu olduğunu, Taraflar arasındaki Poliçenin Genel Şartlarına göre sigortacının rücu hakkının doğumu için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekmektedir; tek başına sürücünün alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez. Aracı sürenin, alkolün tesiri altında olup, güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olması halinde, meydana gelen kazanın sürücünün alkollü oluşunun bir sonucu olması gerekeceğini, Başka bir anlatımla sürücü alkollü olsa da, olmasa da kaza meydana gelecektiyse bu durum sigortacının sigortalıya rücu edebilmesi için yeterli bir neden olmadığını,

Bu kapsamda alkollü araç kullanma sebebiyle oluşan bir rizikoda sigorta tazminatı ödeyen sigortacı kendi sigortalısına rücu ederken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 1281. madde uyarınca böyle bir durumun varlığını ispat ile yükümlü olduğunu, Somut olayımıza bakıldığında kazada müvekkil dışında başka bir sürücünün de kusuru tespit edildiğini Bu durumda kaza tek başına mühhasıran müvekkilin kusuru neticesinde meydana gelmediğini, davacının müvekkile rücu hakkı bulunmadığını buna rağmen, müvekkil davadan ve icra takibinden önce davacı tarafa bir kısım ödemelerde bulunduğunu Davacı taraf dava dilekçesinde bunlardan bahsetmediğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Birleşen dosya yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---- plakalı araç ------ numaralı poliçe ile davalı şirket nezdinde TRAFİK ----sigortalı olduğunu , ---- tarihinde ------- meydana gelen trafik kazasında hasar gören araçlar için davalı şirket 3. Şahıslara ödeme yaptığını, bilahare , davalı şirket yapmış olduğu bu ödemeleri müvekkilimin kaza sırasında alkollü olduğu gerekçesi ile müvekkilinden haricen talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilin bu konularda bilgisiz ve tecrübesiz olması, hukuki hakları konusunda yanıltılmak suretiyle kendisinden bir kısım para tahsil edildiğini, müvekkilinin karşı tarafa üç parça halinde -------- olmak üzere toplam -----ödeme yaptığını, daha sonra , sebepsiz zenginleşme sebebiyle davacı sigorta aleyhine ----- Sayılı dosyası ile davacı taraftan yaptığımız ödemeleri sebepsiz zenginleşme gerekçesi ile talep ettiklerini, davacı sigorta söz konusu icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu davalı tarafın ------ Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Dosya Yönünden Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Malikinin ve sürücüsünün davalı ---olduğu müvekkil şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ---- plakalı ticari kamyonet seyir halindeyken sigortalı ve davalı sürücü --- tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybettiğini. Bu olay sonucunda sigortalı ve davalı sürücü -----plakalı park halindeki kamyonetin ön kısmına ve kamyonetin önünde park halinde bulunan ----- plakalı otomobilin arka kısımlarına çarpmış, çarpma sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini. Meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün 0,62 promil alkollü olduğu ve KTK m. 67/1-A maddesinin ihlal ederek kusurlu olduğu tespit edildiğini Müvekkil şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. Maddesi kapsamında rücuen tazmini tarafımızca açılan asıl dosya kapsamında talep edildiğini, somut olayda dava dışı araç sürücüsünün 0,62 promil alkollü olduğu ve her halükarda yasal sınırın üzerinde kaldığı görüldüğünü, davacı taraf meydana gelen hasardan kusuruyla sorumlu olması nedeniyle ödenen bedelden sorumlu olacağını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

HMK.nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır.

HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Asıl dava, dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapan davacı poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tarafından ödediği tazminatın rücuen tahsili için sigortalısı davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise davalı sigorta şirketinin dava dışı 3. Kişilere yapmış olduğu ödemelerin rücusuna yönelik olarak davacıdan tahsil ettiği alacağın davacı yana iadesi talebine ilişkindir.Somut olayda,------ tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda, asıl dava yönünden; davacı sigorta şirketinin dava dışı 3. şahıs için ödediği tazminatını davalı sigortalıdan rücuen tazmini istenmekte olup, birleşen davada ise davacı sigortalının, davalı sigorta şirketine ödediği paranın iadesi talep edilmiş olmakla sigortalı araç gayri ticari nitelikte olduğu gibi maliki de gerçek kişidir. Dava 01/12/2021 tarihinde, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Bu nedenle açılan davada Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.-----

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin asıl ve birleşen dosyalar yönünden GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

2.Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli---- Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3.Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,

4.Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------ Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog