Karar No
K. 2026/379
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/221

KARAR NO: 2026/379

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/11/2025

NUMARASI: 2022/685 Esas - 2025/794 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 28.04.2016 tarihinde, davacının ... plakalı motorsiklet ile seyir sırasında plakasını alamadığı kırmızı renkli çekici (TIR) aracın çarpması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek soldaki bankete çarpması ve sürüklenmesi neticesinde yaralandığını, müvekkili davacının sakatlanması ile oluşan maddi zararının karşılanması amacıyla doğrudan ... 07.10.2016 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı kurum ile yapılan yazışmalar sonucu davalı tarafından 21.777 TL bir bedel önerildiğini, ancak önerilen bu bedelin davacının gerçek zararını gidermekten uzak bulunması nedeniyle kabul edilmediklerini beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.200,00-TL daimi maluliyet (sakatlık] tazminatı ve 100,00- TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.300,00- TL tazminatın 07,10.2016 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı vekili tarafından davalı kuruma başvuruda bulunulduğunu, davalı kurum tarafından aktüerya hesabı yaptırıldığını, aktüer raporu ile 21.777,00 TL hesaplama yapıldığını, davalı kurumun başvuruya cevap olarak ödemenin yapılabilmesi İçin İbraname talep ettiğini, ancak davacı tarafından davalı kuruma dönüş yapılmadan dava açıldığını, davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''....Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, trafik kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 28.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan haksız fiil nedeniyle tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğu'' gerekçesiyle, Davanın REDDİNE, karar verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece verilen 22/09/2022 gün, 2019/3369 Esas - 2022/1148 Karar sayılı ilamla; "...kaza tespit tutanağında, sürücü .........'in beyanına göre, kırmızı renkli bir tırın (çekici) sol tarafı ile kendi kullandığı motorsikletin sağ kısmına çarpması sonucunda motorsikletin yolun sol kısmındaki banket taşlarına çarptığı, çekicinin olay yerini terk etmesi nedeniyle herhangi bir kusur belirlemesi yapılamadığı belirtilmiş olup, yerel mahkemece hükme esas alınan 10.06.2019 tarihli bir aktüer,1 hukukçu ve 1 makine mühendisi bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti raporunda ise, davacı sürücünün motorsikleti ile aşırı hızla ana yoldan yan yola giriş yaptığı, yan yolda tırın solundaki boşluktan geçmeye çalıştığı, tırın genişliği ve manevra kaabiliyeti gözetildiğinde tırın bir aracı sollamak için motorsiklete çarpmasının teknik olarak mümkün olmadığı, bu nedenle motorsiklet sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtmiştir.

Davacı vekilince kusur durumuna itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece 10.06.2019 tarihli rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu halde, kaza tespit tutanağındaki anlatımla, itiraza uğrayan bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiş olup, yerel mahkemece iş bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yerel mahkemece yapılacak iş, İTÜ'de görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, krokisi ve 10.06.2019 tarihli rapor irdelenmek ve gerektiği takdirde kaza mahallinde bilirkişi heyetinin katılımı ile keşfen inceleme yapılmak suretiyle kazanın meydana geldiği kavşağın niteliği, mevcut kavşağa göre araçların durumu, araçların özellikleri ve manevra kaabiliyetleri hususları tespit edilip değerlendirilerek tarafların kusur durumlarının belirlenmesi ve kaza tespit tutanağı ile 10.06.2019 tarihli rapor arasındaki kusur konusunda çelişkinin giderilmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/685 Esasa kayıtlanarak sürdürülen yargılamada; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 05/09/2025 günlü dilekçe ile, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 1.344,22-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 25.451,19-TL'ye arttırdıklarını bildirmiştir.Mahkemece iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 28/04/2016 günlü trafik kazasının oluşumunda, ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacının %75 oranında, plakası belirlenemeyen dava dışı araç sürücüsünün de %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde 4 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanarak %1 oranında beden gücü kaybına uğradığı kabul edilerek, 02/08/2025 günlü ek bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ıslahen talep ettiği geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının ...'ndan tahsiline karar verilmesi ve davacı tarafından yapılan başvurunun ...'na 07/10/2016 tarihinde ulaşması nedeniyle de 20/10/2016 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacının davasının KABULÜNE, -1.344,22 TL geçici iş göremezlik zararı, 25.451,19 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 26.795,41 TL nin 07/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinaf nedenleri; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığı somut delillerle ispat edilmeden müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmeyeceğinin karar yerinde gözetilmediği, ayrıca kusura ve maluliyete ilişkin tespitlerin hükme esas alınmaya elverişli olmadığı ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlara göre geçici iş göremezlik tazminatının ......... sigortası teminatı kapsamı dışında bırakıldığının mahkemece dikkate alınmadığı, kabule göre de; kaza anında kask ve koruyucu ekipman kullanmayan davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek belirlenen tazminatlardan indirim yapılması gerekirken bunun yapılmamış olmasının isabetsiz bulunduğu, ayrıca tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu yanında 1,8 teknik faiz uygulamasına göre yapılması gerekirken, prograsif rant uygulamasıyla düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu ve temerrüt tarihinin de doğru biçimde belirlenmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası ve hastane evrakları (adli vaka-trafik kazası) nazara alındığında davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına, sürücüsü ve plakası belirlenemeyen bir aracın (tır) karıştığının anlaşılmış bulunmasına; ayrıca, Dairemizce verilen kaldırma kararı doğrultusunda... Teknik Üniversitesinde görev yapan, konusunda uzman bilirkişiler tarafından dosyada mevcut tüm kayıt ve belgeler yanında kaldırma kararından önce temin edilen bilirkişi raporunun da irdelenmesi suretiyle düzenlendiği anlaşılan 10/04/2013 günlü heyet raporundaki kazanın meydana geliş şekli ve taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu rapordaki konuya ilişkin tespitlerin kaza tespit tutanağındaki belirlemelerle de örtüşmesi karşısında hükme esas alınarak plakası tespit edilemeyen tır şoförünün talep konusu kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına; tüm bunlardan ayrı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre ve kişinin bizzat muayenesi neticesinde ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından davacının geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan 13/01/2025 günlü raporun hükme esas alınmasının doğru olmasına; hükme esas alınan 02/08/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunun Dairemizin de kabul ettiği şekilde Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH yaşam tablosu ve prograsif rant uygulaması kullanılarak hazırlanmış bulunmasına ve geçici iş göremezlik tazminatı kazadan kaynaklanan bedensel zarar kapsamında olup, iş bu zararlardan davalının sorumlu olmasına; kaza tespit tutanağında davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı yönünde belirleme olmadığı gibi davacının yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, kaza anında kask takıp takmadığının bir önemi bulunmadığı açık olup, diğer ekipmanları kullanma bakımından da yasal bir zorunluluk mevcut olmadığı gözetildiğinde müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında bir yanılgı bulunmamasına; tüm bunlardan ayrı, davacının eldeki davayı açmadan önce davalı kuruma yazılı biçimde yeterli bilgi ve belgeyle birlikte başvuruda bulunduğu ve bu başvurunun 07/10/2016 tarihinde kuruma ulaştığı anlaşılmakla, temerrüt halinin 20/10/2016 tarihinde oluşacağı konusundaki mahkeme kabulünün davalı aleyhine olmamasına göre; yerinde olmadığı sonucuna varılan davalı taraf istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,

1/İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2025 tarih, 2022/. Esas - 2025/... Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,

2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 1.830,39-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırıldığı anlaşılan 458,00-TL harcın düşümü ile kalan 1.372,39-TL istinaf ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog