T.C. ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....... - .......
T.C.
......... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
...... HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : ........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .......
NUMARASI : ....... Esas ........ Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince......... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ........... Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ....... idaresi nezdinde yol inşaatı işlerini yapıln ................Ş.'nin yetkilisi olduğunu, şirketin ......... Asliye Ticaret Mahkemesi ........ Esas sayılı dosyasıyla konkordato kararının ...... tarihinde onandığını, .......... isimli konkordato komiserinin denetim ve onayına tabi tutulduğunu, bu süreçte müvekkilinin 10.000,00 TL gibi sınırlı bir miktar ücret aldığını, müvekkilinin ailesinin geçimini dahi sağlayamaz hale geldiğini, daha önceden ........Ş.'ni çocuklarının üzerine devretmiş olduğundan bu şirket üzerinden iş yaparak gelirini sağlamaya çalıştığını, bu maksatla ....... üzerinden davaya konu ....... model ........ marka iş makinesi, .......... marka ......... plakalı ve .......... marka ......... plakalı araçları satın aldığını, araç bedellerinin müvekkili tarafından yakınlarından temin ettiği borç paralar ile ödendiğini, sonrasında bu araçların çocukları adına kurduğu diğer şirket olan ..........ye aktarıldığını, iş makinesi ve araçların çalışması ile ailesinin geçimini sağladığını, müvekkilinin eşini ekonomik nedenlerle müvekkiline boşanma davası açtığını ve çocuklarını babalarına karşı olumsuz yönde yönlendirdiğini, müvekkilinin ve ................şirketinin mallarının cebri icra ile satışa konulması üzerine müvekkilinin mallarının satılmaması için ............dan iş makinesi ve araçları talep ettiğini, ..........ı'nın ise araçları kendi telefon numarası ile Sahibinden.com üzerinden farklı bir isim ile (.......) müvekkiline ait araçları gizlice satışa çıkardığını öğrendiğini, dava tarihi itibarıyla dava konusu araçların satılıp satılmadığının bilinmediğini, araçların satılması halinde müvekkilinin telafi edilemeyecek şekilde büyük miktarda zarara uğrayacağını bu nedenlerle dava konusu araçları için 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulünü, araçların gerçek sahibi olan .......adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde terdiden araçların hükme en yakın tarihteki güncel piyasa rayiçleri uyarınca bedelinin işlemiş/işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle ve faizle karşılanamayan munzam zarar tutarlarıyla birlikte tazmin ve tahislini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
....... Asliye Hukuk Mahkemesince ....... tarihli ...... Esas, ....... Karar sayılı karar ile, davacı dilekçesinde davacının da davalı şahsında bir şirket ortak ve temsilcisi olduğu, geçimini şirket delaletiyle sağladığı ve araçların şirket adına kayıtlı iken bedelsiz devir edildiği gibi beyanlar ve dilekçe ekindeki belgeler de gözetilerek uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olan ticari dava niteliğinde olduğu, davaya konu araçların iş makinesi ve ticari nitelikli olduğu,
TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemesi olduğu hükmü yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK'nın 115. maddesine göre dava şartının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği, dava şartının eksik olması halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ....... Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının yetkilisi ve ortağı olduğu şirketin konkordato sürecinde olduğu, konkordato tedbirleri altında olduğu sırada, dava konusu araçları inançlı temlik sözleşmesi ile oğlu olan davalının hissedarı olduğu davalı şirketler adına satın alıp tescil ettirdiği, dava konusu araçların bedellerini kendisinin ödediği, sonradan araçların iadesini talep ettiği, ancak davalıların buna yanaşmadığı iddia edilerek eldeki davanın açıldığı, davacı ve davalı ....... gerçek kişi olup, esnaf veya işletme kayıtlarının bulunmadığı, her ikisinin de şirket ortakları olduğu tek başına şirket ortağı olmanın ilgili kişinin tacir olduğu anlamına gelmeyeceği, davalının kurduğu veya ortak olduğu şirketler yönünden tacir sıfatı, kurulan veya ortak olunan ve ayrı tüzel kişiliği bulunan şirkete ait olduğu, bunları kuran veya ortak olan davalıya ait olmadığı, bu durumda, davacı ve davalı gerçek kişiler yönünden tacir araştırmasına ilişkin diğer kayıtların incelenmesinde davacı ve davalı gerçek kişilerin tacir olduğunun tespit edilemediği, dava konusu araçların iş makinesi vasfında olmasının da mutlak veya nisbi ticari davaya vücut vermediği, dolayısı ile nisbi ticari dava yönünden tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıktan söz edilemeyeceğini, iş bu davada görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Somut olayda; davacı tarafından, davalılar adına kayıtlı araçların bedelinin kendisi tarafından ödendiği belirtilerek araçların kendi adına tescili ,olmazsa bedelin tahsili talebinde bulunduğu, davanın inançlı işlem iddiasına dayalı olduğu, davacı ve davalı ......... gerçek kişi olup, tacir olduklarının tespit edilemediği, mevcut haliyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmış ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ......... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ......... tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU :
HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : ........ ......
Başkan
.......
(e-imzalıdır)
........
Üye-..........
(e-imzalıdır)
........
Üye -.........
(e-imzalıdır)
.............
Katip
..............
(e-imzalıdır)