9. Hukuk Dairesi 2025/6780 E. , 2025/10244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalılar vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü uyarınca duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı alt işveren ... Belediye Başkanlığı Personel Ltd. Şti. ile davalı asıl işveren ... Belediye Başkanlığı bünyesinde vasıflı eleman olarak çalışmaya başladığını ve hâlen çalışmaya devam ettiğini, vasıflı eleman olarak çalışmasına rağmen 2019 yılı Ocak ayından itibaren ücretlerinde ve sosyal haklarında tek taraflı bir düşüş yaşandığını, ödemelerin gerçek ücret üzerinden yapılmadığını, sosyal haklarının verilmediğini, ekip sorumlusu olması nedeniyle ücretinin, asgari ücretin %50 fazlası ve ek fazla ücret olarak anlaşma sağladığını, 2018 yılından itibaren düzenlenen ücret bordroları ve ücret ödemesine ilişkin banka kayıtlarından bu durumun anlaşıldığını, fakat 2019 yılında yerel seçimlerden sonra yönetimin değişmesi ile müvekkilinin görev tanımının tek taraflı olarak beden işçisine dönüştürüldüğünü ve aylık ücretinin hiçbir hukuki dayanak olmadan asgari ücret seviyesine düşürüldüğünü ve diğer sosyal hak ve alacaklarının da ödenmediğini, müvekkilinin Sendika üyesi olduğunu, bağlı olduğu Sendika ile davalılar arasında 25.02.2019 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019 tarihinden itibaren yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre uygulanması gereken ücret zammının uygulanmadığı gibi hak kazandığı sosyal yardım alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek ücret zamları dâhil bakiye aylık ücret alacağı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardım alacakları, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin davalılardan ... Belediyesi Personel Ltd. Şti. ile akdedildiğini, diğer davalı ... Belediye Başkanlığı ile sözleşmesel bir bağı olmadığını, taleplerin haksız ve dayanaksız olduğunu, dayanak yapılan toplu iş sözleşmesinin ... Belediyesi Personel Ltdi Şti.ni temsil ve ilzama yetkili olmayan ... . tarafından imzalandığını ve müvekkilleri yönünden bir bağlayıcılığı olmadığını, adı geçen kişi hakkında görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle soruşturma açıldığını ve iş bu soruşturma dosyasının da bekletici mesele yapılması gerektiğini, görev tanımının değiştirilerek beden işçisine dönüştürüldüğü yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının otomotiv elektrikçisi olarak çalışmaya başladığını ve hâlen de otomotiv elektrikçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının iddiasının aksine aylık ücretinin asgari ücretin %50' den fazlası olarak davalı işverenle anlaşma sağlanmasının söz konusu olmayıp buna dair sözleşme, yazılı herhangi bir belge olmadığı gibi davalı Şirketin bu yönde bir taahhüdünün de olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda davalı Belediyeye müzekkere yazılarak, davacının sendika üyelik tarihinin bildirilmesinin istendiği, cevabi yazının dosya arasına alındığı, işverence söz konusu toplu iş sözleşmesi üç ay süreyle uygulandığından geçerli olduğu, toplu iş sözleşmesinin iptali için açılan davanın sonucunun beklenilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin istinaf dairesince toplu iş sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle kabul görmediği, bu nedenle bekletici mesele yapılmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda hazırlanan ek raporda arabuluculuk son tutanak tarihi ile sınırlandırılarak yapılan hesaplamalara dosya kapsamına uygun olması nedeniyle itibar edildiği, vade tayini söz konusu olmadığından faiz hükümlerinin yeniden düzenlendiği, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasında kalan dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Belediyesi Personel Ltd. Şti. tarafından ... Sendikası ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu Bakanlığına karşı, 25.02.2019 tarihli toplu iş sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti istemi ile açılan davada davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/1080 Esas, 2025/3289 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verildiği, bu nedenle 25.02.2019 tarihli toplu iş sözleşmesinin geçerli olduğu değerlendirilerek talep edilen alacaklar hakkında kabul kararı verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1.... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine ilişkin dava dosyasının henüz kesinleşmediğini ve neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini,
2.Sendika üyelik bildirimine ilişkin yeterli şekilde araştırma yapılmadığını, üyelik bildirim tarihinin talep konusu dönemlerden hatta dava tarihinden dahi sonra olduğunu,
3.Davacının dayandığı toplu iş sözleşmesinin yürürlük başlangıç tarihinin 01.01.2019 olmasına rağmen davacının işe başlama tarihinin 10.01.2019 tarihi olduğunu ve 27.11.2020 tarihinden önce işverene yapılan bir bildirimin de bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bu hususa değinilerek bildirim tarihinin esas alınması gerektiğinin belirtilmiş olmasına rağmen usuli müktesep hak durumu da dikkate alınmaksızın ikinci kararda farklı değerlendirme yapılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca her durumda davacının sadece 2019 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında aidat ödediği sabit olduğu hâlde aidat ödemediği aylar için de sözleşmeden yararlandırılmasının kabul edilemez olduğunu,
4.Davanın kısmen reddine karar verilmesine ve usulden reddedilen kısım da olmasına rağmen müvekkil lehine takdir edilen vekâlet ücretinin düşük hesap edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ile sendika üyelik tarihine göre toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği tarihin belirlenmesi ile buna göre fark ücret ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı sosyal yardım alacakları ile ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve vekâlet ücreti konularına ilişkindir.
Belediye şirketlerinde işçi statüsüne geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Şirketlerde işçi statüsüne geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından işçi statüsüne geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki şirketlerde alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin ve bu KHK gereğince 30.06.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 30.06.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteakip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.07.2020 tarihi olmalıdır.
Belirtmek gerekir ki 375 sayılı KHK’nın 24. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin sendika üyeliği şartı aranmaksızın yararlandıkları toplu iş sözleşmesinin süresi 30.06.2020 tarihinde sona erdiğinden, bu tarihten sonra 6356 sayılı Kanun kapsamında işveren ile yetkili sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için bu Kanun'un 39. maddesinde öngörülen şartların da gerçekleşmesi gerekmektedir. 6356 sayılı Kanun’un 39/2 hükmüne göre toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.
Söz konusu hükme göre işçi, imza tarihinde sendika üyesi ise geriye etkili bir toplu iş sözleşmesinden yürürlük tarihinden itibaren yararlanır. İşçi imza tarihinde sendika üyesi olmakla birlikte üyelik tarihi, yürürlük tarihinden sonraki bir tarih ise bu durumda yararlanmanın başlangıcı ancak üyelik tarihi olabilir. Toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde sendika üyesi olan işçinin sendika üyeliğinin, toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi içinde sona ermesi ve işçinin aynı toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi içinde yeniden sendikaya üye olması da söz konusu olabilir.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapıldığında; davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesinin sona erdiği 30.06.2020 tarihine kadar anılan sözleşmeden yararlandırılması isabetlidir. Ancak Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin, her asgari ücret dönemi için o tarihteki asgari ücretin belli oranda fazlası şeklinde tespit edildiği görülmektedir. Dosya kaspamında davacının kadroya geçişi sırasında imzalanmış davacıya her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceğini öngören herhangi bir iş sözleşmesi yer almamaktadır. Bu durumda davacının kadroya geçtiği tarihteki mevcut ücreti üzerine toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamların uygulanması gerektiği açıktır. Mahkemece davacının sürekli işçi kadrosuna geçtiği dönemden önce geçerli olan hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartnamelerde öngörülen ücret artış oranının, kadroya geçtiği tarihten sonrası için de geçerli olacağı yönündeki hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
01.07.2020 tarihinden sonraki dönem bakımından ise davacının 25.02.2019 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Somut olayda davacının toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi içinde sendika üyesi iken üyeliğinin sona erdiği ve ikinci kez taraf sendikaya üye olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle işçinin imza tarihinde sendika üyesi olup olmadığı netleştirilmeli, imza tarihinde sendika üyeliği mevcut ise üyelik tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kabul edilmelidir. Buna karşılık imza tarihinde üyelik söz konusu değil ise yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanabileceği belirlenmelidir. Mahkemece belirtilen yönler esas alınarak ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden değerlendirme yapılması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 01.01.2020-30.06.2020 tarihleri arasındaki ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde öngörülen zam oranı uygulanarak (%4) belirlenmesi yerindedir. Ancak sonraki dönem bakımından 25.02.2019 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığı ifade edilerek Temmuz 2020 dönemine ait ücretin günlük 150 TL yevmiyeye %7,36 +%2 refah payı adı altında zam uygulanmak suretiyle tespit edildiği görülmektedir. İlgili toplu iş sözleşmesinin "Taban Ücret ve Ücret Zammı" başlıklı 46. maddesinde ücret zamları, 1. yıl, 2. yıl ve 3. yıl ücret zammı şeklinde düzenlenmiş olup toplu iş sözleşmesinde 01.07.2020 tarihinde uygulanması öngörülen bir zam bulunmamaktadır. Davacı, 25.02.2019 imza tarihli toplu iş sözleşmesinden en erken 01.07.2020 tarihinde yararlanabilir ise de, bu tarihte uygulanması öngörülen bir zam bulunmadığından, takip eden dönem zammından (01.01.2021 tarihinden itibaren) yararlandırılmak suretiyle alacaklarının belirlenmesi gerekir. Bu husus göz ardı edilerek ve toplu iş sözleşmesinin 46. maddesi hatalı değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.