Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3785 E.  ,  2026/496 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/465 Esas, 2025/681 Karar
HÜKÜM: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/89 E., 2019/139 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının 2015/56089 başvuru numaralı ... ibareli marka başvurusuna tanınmış ... ve ... ibaresini içeren seri markalarına iltibas gerekçesi ile itiraz ettiğini, itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin tanınmış “...” markasına dayanan “...” ve “...” ibareli seri markalarının bulunduğunu, “...” ibaresinin tanımlayıcı bir kelime olmasından ötürü tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu ... ibaresinin ... kelimesine O harfi eklenmesi ile oluşturulduğunu, ... O şeklinde okunacağını, müvekkilinin seri markalarına iltibas ettiğini, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin ... ve ... ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu olan markanın 29, 32, 35, 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet olan markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, ... ibareli markanın tek harfin değiştirilmesi ile oluşturulduğunu, bu ibarenin müvekkilinin ... ibaresinden birebir türetildiğini, bu nedenle görsel, işitsel ve kavramsal olarak bir farkın bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2015/75414 başvuru numaralı ... markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü, YİDK'in 2017-M-117 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalı başvurusunun ... şeklinde olduğunu, bu ibarenin davacının davaya mesnet gösterdiği markalar ile benzer olmadığını, zayıf bir ibare olan ... ibaresinin davacı markalarında esas unsur olarak nitelendirilmeyeceğini, bu markalar arasında iltibasın oluşmayacağını, 29... . sınıflarda ... ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, ayrım gücü zayıf bir ibare olması nedeniyle ... ... ibareli markalar ile ... ibareli markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bununla birlikte 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmünde belirtilen risklerin somut olay bakımından söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının, 29... . sınıf mallar ve 35/05. sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30... . sınıf ürünlerin perakendeciliği yönünden aynı/aynı tür emtia olduğu, davacının markalarının 29., 30. ve 32. sınıflardaki gıda ürünlerini kapsadığı, 43. sınıfın 01. alt sırasında yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin ise bu malların tüketiciye sunumuna ilişkin olduğu ve yakından bağlantılı bir hizmet sınıfı olduğu, bunun yanı sıra, davacının marka tescilleri her türlü gıda ürününü imal ve satışa arz konusunda davacıya marka hakkı verdiği, belirtilen nedenlerle, dava konusu markanın kapsamındaki 43. sınıfın “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” alt sırası bakımından davacı markalarının koruma kapsamındaki mal ve hizmetlerle arasında benzerlik söz konusu olacağı, 43/02, 03... . alt gruplar yönünden mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik bulunmadığı, bu mallar herkes tarafından satın alınabileceğinden tüketici kitlesinin ortalama dikkat seviyesine sahip olmasının bekleneceği, davacı markalarının tümünün “... ...” ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, davalı markasının ise ... kelimesinden oluştuğu, davalı markasını oluşturan ... ibaresinin, davacı markalarındaki ... ibaresine O harfinin eklenmesi suretiyle oluşturulmuş bir ibare olduğu, bu kapsamda söz konusu ibareler arasında benzerlik olduğu, davacı markasında “...” ibaresi de yer alsa da, bu ibrenin “...” ibaresine nazaran daha küçük yazılmış olması ve “...” ibaresinin davacının çatı markası olması nedeniyle davacının asıl korumak istediği sözcüğün “...” sözcüğü olduğu, taraf markalarının kapsamında yer emtianın kolayda mallar olmasının da markalar arasında iltibası artıran bir hususu olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı markasındaki ... ibaresinin marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı veya vasıf bildiren bir kelime olmadığı, ... ibaresinin ... ibaresinden türetildiği, davalı başvurusunun ... ibaresinden oluştuğu ve ... ibaresinin sonuna O harfinin eklenmesi ile oluşturulduğu, asıl ve ayırt edici unsurlar arasındadaki tek farkın ... ibaresine O harfinin eklenmesi olduğu, anlamsal, görsel ve sescil olarak davacının ... markaları ile (... ... şeklinde düzenlenmiş markaları) davalının ... ibareli başvurusu arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, ikisi arasındaki O harfi farklılığının ayırt edicilik için yeterli olmadığı zira farklılığının anlamsal, secil ve görsel olarak iki işaret arasında var olan genel izlenimden doğan benzerliğin etkilerini geri plana atmaya yeterli olmadığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında dava konusu başvurunun 29, 32... /05 grupta (29, 30, 32 perakendecilik hizmetleri) ve 43/01. sınıf hizmetlerde tesciline engel teşkil ettiği, dava konusu “...” ibareli davalı başvurusu ile davacının itirazına ve davaya mesnet markaları arasında, 29, 32... /05 grupta (29, 30, 32 perakendecilik hizmetleri) 43/01. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine göre benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, “...” markasının tanınmışlığının davacının itiraza ve davaya mesnet “tatlımmm ...” ve ”tatlımmm” ibarelerini içerir diğer markalarının da tanınmış olduğu anlamına gelmeyeceği, tanınmışlığa ilişkin sunulan delillerin yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 hükmü uyarınca davalı başvurusunun farklı hizmetler yönünden tesciline engel oluşturmayacağı, davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıya ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, şantaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı gerekçesi ile YİDK'in 19.01.20 17... -M-117 sayılı kararının davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden kısmen 29, 32 sınıfların tamamı ile 35/05 grupta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30 32 sınıf malların perakendeciliği hizmetleri ve 43/01 sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2015/56089 sayılı ... ibareli markanın tescilli olduğu 29, 30 sınıfların tamamı 35/05 grupta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30, 32 sınıf malların perakendeciliği hizmetleri ve 43/01 sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlükle ilgili fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... davalı Kurum vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... davalı Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 27.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog