Esas No
E. 2026/145
Karar No
K. 2026/145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.

HUKUK DAİRESİ 2026/228 Esas 2026/145 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/228
KARAR NO: 2026/145

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 19/12/2025

NUMARASI : 2025/126 Esas (Ara Karar)

: İhtiyati tedbir

TALEP TARİHİ : 12/05/2023

KARAR TARİHİ: 20/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 20/02/2026

Taraflar arasındaki muvazaa hukuki sebebine dayalı hisse iptali ve tescil davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karana karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili 17/12/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; davalıların ...'e finansal kiralama kapsamında devredilen şirketin tek mal varlığı olan ve KYK'ya kiralanan taşınmazın 09/12/2025 tarihinde önce şirkete satış ile devredildiği, aynı gün muvazaalı olarak ... Elektrik Enerji A.Ş.'ye devrettiklerini, satışın muvazaalı olduğunu, şirketin içinin bu şekilde boşaltılmaya çalışıldığını belirterek, davanın kaybedileceğinin anlaşılması üzerine davalı tarafın hayatın olağan akışına aykırı şekilde şirketin içini boşaltmak amacıyla tapuda 1-2 gün içerisinde 2 satışı gerçekleştirip mal kaçırdığından bahisle öncelikle şirkete yönetim kayyımı atanması, yurt binası için tapuya devri önleyici tedbir konulması ve kira bedellerinin emanet hesabına depo edilmesi amacıyla KYK'ya müzekkere yazılması yönünde tedbir talebinde bulunmuştur.

Davacı vekili duruşmadaki beyanında; dilekçelerini tekrar ederek, karşı taraf raporun düzenlenmesinden 1 gün sonra kötü niyetli olarak şirkete ait tek malvarlığı olan yurt binası ve arazisini tapuda önce leasingten kendilerine devrini sağlayıp aynı gün üçüncü kişi ... Elektrik.. A.Ş.'ye devredildiğini, bu nedenle şirketin içi boşaltıldığını, bu aşamada bu satış nedeniyle kasaya giren bir para var ise bunun kaçırılmaması için şirkete kayyım atanmasını, ayrıca KYK'dan kira sözleşmesi kapsamında elde edilen kira gelirlerinin şirket dışında III. kişilere ödenmemesi için mahkemece belirlenecek bir hesaba bloke ettirilmesini ve bu şekilde gelen para üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca tapuya el değiştirmenin önlenmesi için tedbir konulmasını talep ettiğini bildirmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; yönetim boşluğu bulunmayan davalı şirkete kayyım atanması isteminin yasal şartların oluşmadığı, yine III. kişi adına satış sonrası devredildiği anlaşılan taşınmazın tapu kaydına devir yasağı isteminin daha önce mahkemece kabulü yönünde verilen kararın istinaf mahkemesinde belirtildiği gibi uyuşmazlık konusu olmayan III. kişi adına kayıtlı olan ve de davada taraf olmayan aleyhinde bu şekilde tedbir kararının verilemeyeceği, yine III. kişiye devredildiği iddia edilen taşınmazın kira gelirinin ödenmeyip depo edilmesi yönünde kiracıya ihtar gönderilmesine ilişkin tedbir isteminin de, dava konusunun hisse devrine ilişkin olduğu, kira gelirlerinin dava konusu olmadığı, uyuşmazlık hakkında tedbir kararı verilebileceği hususları nazara alınarak işbu talebin de reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar, müvekkilinin haklılığını ortaya koyan 08.12.2025 tarihli ek raporun yazılmasından sadece bir gün sonra şirketin tek malvarlığı durumunda olan ve KYK'ya yurt olarak kiraya verilmiş bina ve arazinin mülkiyetini -muvazaalı olarak- güya üçüncü kişilere devrettiğini, Müvekkilinin malvarlığından ibaret olan şirketin kötü yönetiminin, hatta kötü niyetli yönetiminin engellenmesi için şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi gerektiğini, kayyım tayini, şirketin tek malvarlığı olan yurt binasının satılması sonucu -eğer satış karşılığı bir para alınmış ise- bu paranın kaçırılmasının önüne geçilmesi için de şart olduğunu, davayı kaybedeceğini anlayan davalıların yurt binasını muvazaalı bir biçimde kaçırması sonucunda, şirketin tek geliri olan ve aylık milyonları bulan kira gelirinin de kaçırılmış olduğunu, davalıların kötü niyetli davranışları sonucu o gelirden yararlanmasına mahkemece fırsat verilmemesi ve söz konusu kira gelirinin emanet bir hesaba depo edilmesi gerektiğini bildirerek, ilk derece Mahkemesinin 19/12/2025 tarihli ara kararının kaldırılıp bilhassa tapu devri sonrası şirket kasasına giren 340.000.000 (Üçyüzkırk milyon lira)'nın kaçırılmaması için ... İnş. Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye kayyım atanmasına ya da bu paraya tedbir konulmasına, şirketin tek malvarlığı olan ve kaçırılan ... parsel'de bulunan taşınmaz üzerine devri engelleyici tedbir konulmasına, yukarıda adresi yazılı, KYK'ya kiralanan binanın kira gelirlerinin depo edilmesine ve kararın KYK'ya da tebliğ edilmesine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 19/12/2025 tarihli ara kararın kaldırılması ve davacının talebi doğrultusunda ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.

İhtiyati tedbir, davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.(Pekcanıtez H.; Atalay O.; Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S. 873)

İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.

İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877).

Tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır (HMK. m.390/3) ispat ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu sebepledir ki ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. 6100 sayılı HMK’nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukukî durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş, geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukukî korumadır.

Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak veya şey aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturur. Kanun burada "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukukî korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir.

Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacı tarafça, davalı ...'e dava konusu şirketi devrettiğini ancak, davalı ... hisse devir bedelini ödemediği gibi şirketi diğer davalıya muvazzalı devrettiğinden bahisle, davalı ...'e yapılan ve sonrasında davalı ... tarafından diğer davalı ...'a yapılan pay devrinin iptali ve dava konusu şirketin paylarının davacıya iadesi ile davacının paylarının hükmen sicile tesciline karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça şirketin tek mal varlığı olan KYK yurdunun el değiştirmesi nedeniyle davayı kazanmış olması halinde dahi alacağına kavuşamayacağını, şirketin içinin boşaltıldığını iddia ederek KYK'nın satış parası olan üç yüz kırk milyonun kullanılması için şirkete kayyım atanmasının dava dışı üçüncü kişiye devredilen taşınmaza tedbir konulmasını, üçüncü kişinin KYK'dan elde ettiği kira gelirinin bir hesapta depo edilmesini talep ettiği,

Makemece, yönetim boşluğu bulunmayan davalı şirkete kayyım atanması isteminin yasal şartların oluşmadığı, yine III. kişi adına satış sonrası devredildiği anlaşılan taşınmazın tapu kaydına devir yasağı isteminin daha önce mahkemece kabulü yönünde verilen kararın istinaf mahkemesinde belirtildiği gibi uyuşmazlık konusu olmayan III. kişi adına kayıtlı olan ve de davada taraf olmayan aleyhinde bu şekilde tedbir kararının verilemeyeceği, yine III. kişiye devredildiği iddia edilen taşınmazın kira gelirinin ödenmeyip depo edilmesi yönünde kiracıya ihtar gönderilmesine ilişkin tedbir isteminin de, dava konusunun hisse devrine ilişkin olduğu, kira gelirlerinin dava konusu olmadığı, uyuşmazlık hakkında tedbir kararı verilebileceği hususları nazara alınarak işbu talebin de reddine karar verildiği,

İhtiyati tedbirin dava konusu olan şeylerin üzerine konulabileceği, Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2013 tarih, 2013/21-1791 E., 2013/1676 K., Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 25/06/2013 tarih, 2013/7509 E., 2013/11831 K. , Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 20/06/2013 tarih, 2013/7557 E., 2013/9440 K., 19/07/2013 tarih, 2013/10496 E., 2013/10787 K. sayılı ilamlarının ve yerleşmiş içtihatlarının bu doğrultuda olduğu, davada uyuşmazlık konusu olmayan dava dışı üçüncü kişiye ait mal varlığı üzerine tedbir konulamayacağı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi 19/12/2025 tarihli ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Ayrıca, davacı vekilince ilk derece mahkemesinde KYK satış parası olan üç yüz kırk milyona tedbir konulması talep edilmemesine ve ilk derece mahkemesince de bu talebe ilişkin bir ara karar tesis edilmemesine rağmen istinaf aşamasında tapu devrinden sonra şirket kasasına giren üç yüz kırk milyon liraya tedbir konulmasını talep etmiş ise de, derdest olup yargılaması devam eden uyuşmazlıklara ilişkin Dairemizce ancak ilk derece mahkemesinden talep edilen ve karara bağlanan ihtiyati tedbir talepleri hakkında karar verilebileceğinden, davacının tapu devrinden sonra şirket kasasına giren üç yüz kırk milyon liraya tedbir konulması talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davacının tapu devrinden sonra şirket kasasına giren üç yüz kırk milyon liraya tedbir konulması talebinin usulden reddine,

2.Davacının diğer tedbir istemlerinin reddi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

3.Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davacıdan ara kararı istinafı üzerine harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4.Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ve bu aşamada yargılama gideri davacı adına suç üstü ödeneğinden yapılmış ise de, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve ilk derece mahkemesince iş bu istinaf talebine ilişkin suç üstü ödeneğinden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince suç üstü ödeneğinden karşılanan giderlerin tahsili aşamasında bu hususun dikkate alınmasına,

5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog