T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan "Tapu İptali ve Tescil" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı kooperatif arasında ... tarihinde adi yazılı eser sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra bu eser sözleşmesine ek olarak, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve yine Antalya ... Noterliğinin ... sayılı sözleşmenin bir unsurunu düzeltmek maksadıyla ... tarihinde ... sayılı düzenleme şeklinde düzeltme beyannamesi olarak ek bir sözleşme düzenlendiğini, ... tarihinde yapılan adi yazılı eser sözleşme hükümlerine göre, şirketin, davalı kooperatifin malik olduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... parselde bulunan arsa üzerinde ... adet villa inşaatını, uygulama projesine uygun olarak yapmayı taahhüt ettiğini, binaların betonarme karkas inşaatını, temelini, çatılarını, su ve ısı izolasyonlarını, bütün dış cephe işlerini, pencere doğramalarını ve camlarını, elektrik, su, kanalizasyon, ısıtma, soğutma tesisatlarının yapımını, bütün iç duvarlarının yapımını, kaba ve ince sıvalarının yapımını ve iç duvarlarının boya öncesi safhasına kadar getirilmesini taahhüt ettiğini, sözleşmede belirlenen inşaat işlerinin tüm inşaatın %80'ine tekabül ettiğini, villaların ince işlerini herkesin kendisinin yaptıracağı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, sözleşmede inşaatın yapım bedelinin ... TL. olarak belirlendiğini,bu inşaat bedeli; ... TL.'si %80 oranında tamamlanmış 25 villanın mülkiyetinin davacı şirkete devredilmesiyle (... TL.x25 villa=... TL.) ve geri kalan borcun ... TL.'si için de ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel taşınmazın 1000 m2'nin müvekkil şirketin kendisi için ... ... yapması için mülkiyetinin devredilmesiyle ödeneceğini, sözleşmeye göre 12 villanın mülkiyetinin 2017 yılının ... ayında davacı şirkete geçirileceğini, geri kalan ... TL.'si ise banka ekspertizince düzenlenecek hak ediş raporuna göre, ... tarihinde, diğer ... TL'si ... tarihinde, diğer kalan kısım ise 2017 yılının ... ayının son günü ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı kooperatifin, inşaatın yapılacağı alanı 2016 yılının ... ayında davacı şirkete teslim ettiğini, davacı şirket, hemen inşaatları hızla yapmaya başladığını, davalı tarafın ... tarihinde davacı şirkete ... TL. bir ödeme yaptığını, lakin geri kalan borcunu sözleşmede kesin süreyle belirtilen sürelere uymadan ... tarihine kadar parça parça ödediğini, sözleşmeye göre, davalı kooperatifçe 2017 yılının ... ayında davacı şirkete mülkiyetlerinin devredilmesi taahhüt edilen 12 adet villanın mülkiyetinin devredilmediğini, ancak daha sonra ... Bankası'nın lehine konulan ipoteklerle beraber ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... olmak üzere 12 adet villanın tapudaki devirlerinin davacı şirkete ... ayında yapıldığını, bu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin ancak 2017 yılının ... ayının sonunda kaldırıldığını, davacı şirket, alt taşeronlarla sözleşme yaptığı için bu şirketlere yapılacak olan ödemeleri de davalı şirket ile yaptığı sözleşme gereğince kendisine yapılacak olan ödeme tarihlerini dikkate alarak taahhütlerde bulunduğu için, alt taşeronlara taahhüt ettiği borçlarını ifa etmede temerrüde düştüğünü, netice itibariyle alacaklılar, davacı şirket aleyhine icra takiplerinde bulunduğu için ve aleyhinde davalar açıldığı için davacı şirketin ekonomik olarak zora düştüğünü ve bundan dolayı büyük zararlara uğradığını, daha sonra da bir daha kendini ekonomik olarak toplayamamış ve sektördeki faaliyetlerine de son verdiğini, daha sonra davacı şirket ile davalı kooperatifin yetkileri bir araya gelerek, mevcut yapılan inşaatın seviyesini tespit etmişler ve aralarında yapılan eser sözleşmesine göre inşaatın %60 seviyesinde tamamlandığı hususunda anlaştıklarını, bu konuda bir uyuşmazlık söz konusu bulunmadığını, nitekim davalı kooperatifin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde .../... D.İş ve davacı şirketin Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinde .../... D.İş yaptırdığı tespitlerde de hemen hemen aynı sonuca ulaşıldığını, davalı kooperatifin, davacı şirket ile yapılan ... tarihli sözleşmede müvekkil şirkete 3 adet villanın daha tapusunun davacı şirkete yaptığı işler karşılığında verilmesi hususunda anlaşıldığını, ancak davalı kooperatifin, bu taahhütünü de yerine getirmediğini, davacı şirket, davalı kooperatife ... tarihinde Antalya ... Noterliğinden ... Yevmiye nolu ihtarname gönderdiğini, ayrıca davalı kooperatif, inşaat devam ederken, davacı şirketle aralarında yapmış oldukları eser sözleşmesinde yer almayan bazı taleplerde de bulunarak ek işlerin yapılmasını da talep ettiğini, bu işlerin de davacı şirket tarafından yapıldığını ancak davalı kooperatifin iş bedelini ödemediğini, davalı kooperatifin daha sonra hukuka aykırı şekilde, davacıya sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini bildirdiği, bu arada dava dışı bir şirketle de anlaştığını, davalı kooperatifin, davacı şirkete olan borçlarını bu dönemde hem ödememiş hem de inşaatın kalan yerden devam etmesi hususunda inşaat şantiyesine davacı şirketi sokmadığını, daha sonraki süreçte davalı kooperatif, dava dışı bu üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşmeyi de devam ettirmediğini, dava dışı üçüncü başka bir şirketle anlaşarak, inşaatları tamamlattığını, davalı kooperatifin tek taraflı irade beyanıyla davacı ile arasında yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshetmesinin hukuken mümkün bulunmadığını, dolayısıyla bu sözleşmenin halen yürürlükte ve geçerli olduğunu, davacı şirket, daha sonra T.C. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine kısmı bir alacak davası açtığını, yargılama devam ederken Yargıtay'ın ... Kooperatiflere ilişkin davalarda görevli mahkeme konusunda verdiği içtihattı birleştirme kararı dolayısıyla görevsizlik kararı vermiş ve bu karar sonucunda dosya görevli asliye ticaret mahkemesine zamanında gönderilmediği için davanın açılmamasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davacı şirketin, anlaşmazlık konularında arabulucuya başvurduğunu, lakin tarafların anlaşamadığını ileri sürerek, ... tarihli sözleşme ve ... tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine istinaden; davalı Kooperatifin üzerine kayıtlı ... İli, ... ilçesi, ... Ada ... parselden bağımsız bölümlerden üç adet villanın tapusunun iptal edilerek, davacı şirket adına bütün tahditlerden ari olarak tescil edilmesini ve taşınmazların tamamının üçüncü kişilere devredilmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi veyahut da tapu kayıtları üzerine davalıdır şerhi konulmasını; tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu taşınmazların dava tarihi itibariyle rayiç bedellerinin sözleşmenin ifa edilmemesinden dolayı uğradığı müspet zarar olarak davacı şirkete ödenmesini ve dava tarihi itibariyle ticari reeskont faizi uygulanmasını; ... tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine istinaden; ... İli, ... ilçesi, ... Ada ... parselden ... yapılması için verilmesi taahhüt edilen 1000 m2 arsanın mülkiyetinin iptal edilerek, davacı şirket adına tahditlerden ari olarak tescil edilmesini, taşınmazın üçüncü kişilere devredilmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini veyahut da tapu kaydı üzerine davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesine, tapu iptalinin mümkün olmadığı takdirde, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin yine dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birliktedavacının uğradığı müspet zarar olarak müvekkil şirkete ödenmesi hususunda karar verilmesini; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan müspet zararın şimdilik ... TL.'sine reeskont faizi ile birlikte karar verilmesini; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla munzam zararın şimdilik ... TL.'sine ticari reeskont faizi ile birlikte karar verilmesini; fazladan yapılan imalatların şimdilik ... TL.'sine reeskont faizi ile birlikte karar verilmesini; mahkeme masraflarının ve kanuni vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
HMK 119. maddesi gereğince dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından olan davacının adresi ve davacının vergi numarası dava dilekçesinde yer almadığını, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, ayrıca taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesine dayandığı için işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise; Davalı kooperatifin, ... yılında kurulmuş olup konut yapmak üzere .../.../... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazı, ... Bankasından ... TL kredi kullanarak ... tarihinde satın aldığını, krediye teminat olması amacıyla taşınmazın tamamı üzerine banka tarafından ... TL bedelli ipotek konulduğunu, bu taşınmazın ... Adet villa ile sözleşmede ... olarak isimlendirilmiş olan binada yer alan 8 adet dükkân ve 7 adet ev şeklinde projelendirildiğini, bu projenin yapımı için taşeron olarak davalı şirket ile ... tarihli “natamam anahtar teslimli, götürü bedelli eser sözleşmesi” akdedildiğini, bankaca tahsis edilen kredinin; proje kredisi olması, tüm para akışının banka üzerinden yapılacağı ve bu hesapların bankaya rehinli olması, projenin yüklenicisinin davacı şirket olması ve davacı şirketin imalatları karşılığının banka ekspertizince düzenlenecek rapora göre ödeneceğinden taraflar arasındaki ilişkiye hem ... tarihli eser sözleşmesi hem de bankanın da yer aldığı ... tarihli ... sözleşmesi çerçevesinde bakılması gerektiğini, taraflar arasında önce ... tarihinde eser sözleşmesi yapılmış ve bu tarihte yer teslimi yapılarak davacı tarafça inşaata başlandığını, taraflar arasındaki bu sözleşmenin detayları banka ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde belirlenmiş, yapılan bu eser sözleşmesi bankaya sunularak bankanın da taraf olduğu sözleşmenin bir an önce yapılmasının taraflarca istendiğini, inşaatın başlamasından sonra inşaatın hızlı bir şekilde ilerleyebilmesi amacıyla henüz ... Sözleşmesi imzalanmamış olmasına ve herhangi bir hakediş vs düzenlenmemiş olmasına rağmen ... tarihinde davacı tarafa ... TL banka tarafından avans ödemesi yapıldığını, bankanın kendi içindeki prosedürleri nedeniyle ... Sözleşmesinin ancak ... tarihinde imzalanabilmesi nedeniyle ödeme ve ipotek kaldırma süreçlerinin belli olduğunu, ancak davacı tarafın hakkedişlerini hazırlaması ve diğer taraftan bankanın eksperinin bunları kontrol etmesi zaman alacağı için inşaatın yürütülebilmesi amacıyla kooperatif yönetimi büyük bir risk alarak, ödeme yapacak üyelere davacı şirketin hesap bilgilerini vererek ödemelerin doğrudan davacı şirketin hesabına yatırılmasının sağlandığını, davacı tarafa bu yolla ... ile ... tarihleri arasında toplam ... TL ödeme yapıldığını, böylelikle; ... tarihine gelindiğinde taraflar arasında yapılmış iki sözleşmede de açıkça yazmasına rağmen ortada yapılan işin ne bir hakedişi ne de tek sayfalık bir tutanağı dahi yok iken davacı tarafa ödenen toplam tutarın ... TL olduğunu, kaldı ki; davacı tarafça hiçbir zaman hiçbir hakkediş veya fatura dahi düzenlenmemiş olmasına rağmen sonraki dönemlerde yapılan ... TL ödeme ile kooperatif tarafından toplam ... TL nakit ödendiğini, bu ödemelerin bir kısmı davacı şirketin piyasaya olan borçlarının ödenerek gerçekleştirildiğini, Banka ile davacı tarafa verilecek taşınmazlar ve taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılması konusunda yapılan görüşmeler neticesinde bir taraftan da inşaatın hızlı bir şekilde yürümesini sağlamak amacıyla davacı tarafça hiçbir hakediş düzenlenmemiş olmasına rağmen davalı kooperatife ait ...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,... numaralı 11 adet villanın davacı tarafa devri için tapu müdürlüğüne müracaat edildiğini, Tapu Müdürlüğünce müracaat evrakları incelenerek devir işleminin devreden tarafın kooperatif olması nedeniyle ya ferdileşme yada satış olarak yapılabileceğinin söylendiğini, ferdileştirme için devralan kişinin kooperatife üye olması gerekli olduğundan ve davacı tarafın da buna yanaşmaması nedeniyle tek alternatif olarak satış işlemi kaldığını, satış yapılabilmesi için ise kooperatif genel kurulunca kooperatif yöneticilerine açıkça satış yetkisi verilmesi gerektiği ve bu yetkinin belirlenen miktar üzerinden kullanılabileceği, kooperatif yöneticilerinin ise böyle bir yetkisi olmadığı, kaldı ki bu şekilde yapılacak devirler nedeniyle ödenecek harç miktarının yüksek olacağının değerlendirildiğini, bankanın ipoteklerin fekki için yürüteceği prosedürün de uzun süreceğini, harç miktarının da çok yüksek olduğunu belirterek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile tapu devirlerinin hemen yapılabileceğini, böylelikle devir sırasında çıkacak tapu masrafının çok cüzi olacağını, inşaatın hızlıca ilerlemesi için kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmasını istediğini, davalı kooperatif yöneticilerinin davacı şirketin bu talebini kooperatifin de menfaatine uygun olduğunu düşünerek kabul ettiğini, bu şekilde taraflar arasında tek amacı davacı şirkete tapu devri yapılması olan kat karşılığı inşaat sözleşmesi önce ... tarihinde yapıldığın, buradaki bazı ifadelerin yanlış yazılması nedeniyle de ... tarihinde düzeltme yapıldığını, düzenlenme yapılan sözleşmeden bir gün sonra yani ... tarihinde davacı şirkete 11 adet bağımsız bölüm tapusunun devredildiğini, bahsi geçen 11 adet taşınmaz üzerindeki ipoteklerin bankanın kendi prosedürlerini tamamlamasıyla ... tarihinde kaldırıldığını, davacı şirketin, tapu iptal ve tescil davasının dayanağı olarak taraflar arasında Antalya ... Noterliğinin ... tarihli "Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi" sözleşmesini dayanak yapmakta ise de taraflar arasında tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen tek sözleşme ... tarihli eser sözleşmesi ile bankayla imzalanmış olan ... ... sözleşmesi olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden hiçbir zaman hiçbir yerde bahsedilmediğinin görüleceğini, kaldı ki arsa sahibi de inşaatın müteahhidi de davalı kooperatif olduğu için kat karşılığı inşaat sözleşmesinin zaten batıl olduğunu, ayrıca ... tarihli belgeyi kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu belgenin hukuki anlamda davalı kooperatifi bağlayan bir tarafının zaten bulunmadığını, davacı şirket yetkilileri davalı kooperatif yetkilileri arasında şifahi görüşmeler sürekli devam etse de maddi gücü olmayan davacı şirket bir türlü inşaata başlamadığını ve kooperatif yetkilileri de yöneticilik yetkilerini aşan bir işlem yapmamak için konuyu genel kurula taşıdıklarını, davalı kooperatifin ... tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kuruluna davet edilen ve genel kurulca doğrudan temas kurulan davacı şirketin imalatlara devam edeceğini söylemesine rağmen inşaata yine başlamadığını, davalı kooperatif, davacı tarafa Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyesine kayıtlı ihtarname gönderdiğini, davacı taraf ise davalı kooperatifin ihtarnamesine Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyesine kayıtlı ihtarname ile cevap verdiğini, bu ihtarnamede bankanın süreçteki rolüne vurgu yaparak kat karşılığı inşaat sözleşmesinden yine hiç bahsetmediğini, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih kararının davacı şirkete bildirildiğini, bu ihtarname davacı şirket çalışanına ... tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten itibaren bile 5 yıl geçtiği için iş bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı şirketle olan sözleşme haklı nedenlerle sone erdirildikten sonra davacı kooperatifçe Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasında işin geldiği seviye ve sözleşme ilişkisi gereğince karşılıklı yapılan ifalara göre alacak ve borç miktarının belirlenmesi için tespit yaptırılmasının istendiğini, davacı tarafın Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, bu ihtarnamede taraflar arasındaki ... tarihli eser sözleşmesinin feshine ilişkin beyanlarda bulunarak fesih nedeniyle dava açacağını ihtar ettiğini, yani davacı tarafın da iradesi taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği şeklinde olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden yine hiç bahsedilmediğini, bu dosyada alınan son bilirkişi raporunda; inşaat seviyesinin %49,94 oranında gerçekleştiği ve davacı tarafa toplamda ... TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup tüm bilirkişi raporu kapsamının davacı tarafın aleyhine olduğunun görüldüğünü, davacı tarafın beklediği gibi çıkmayan bilirkişi raporlarından sonra ... tarihinde görevsizlik kararı verilmesiyle bu durumu fırsata çevirmek için yeni bir dava açmak niyetiyle ...tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu, derdest durumdaki dosyayı görevli mahkemeye taşımadığını, dosyanın ... tarihinde kesinleşmesiyle iş bu davayı açtığını, davacı taraf; ... ... ... ... ... ... ... ... ... ...-...-...-... ...-...,...-..., ...-... numaralı 15 adet taşınmazdan oluşan 8 dükkan ve 7 ev ile içinde ortak kullanım alanları da olan ... Blok numaralı taşınmazın arsasını kendisi için ... yapacağından bahsederek bu arsa sanki kendi malıymış da istediği gibi hareket edebileceği algısı yaratmaya çalıştığını, halbuki bu yerin; aynı ada-parselde kat irtifakı dahi kurulmuş ve aynı proje içerisindeki villalar ile bir bütün olan villalarla aynı numarataj sistematiğinde yer alan tüm sitenin ortak kullanımına ait alanlar barındıran ve ana taşınmazdan ifrazı mümkün olmayan bir yer olduğunu, davacının bu beyanlarının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın zaten toplam değeri ... TL olan bir işten kendine göre hesaplamalar çerçevesinde sözleşme bedelinin 10 katından fazla para talep ettiğini, davacı tarafın fatura bile kesmediğini, davacı tarafın hiç para harcamadan, hiçbir mali riske girmeden, inşaat yapımı esnasında ve sonrasındaki hiçbir hukuki ve cezai sorumluluğa da katlanmadan kötü niyetle menfaat elde etmeye çalıştığını, davalı kooperatif hem arsa sahibi hem de yapı müteahhidi olduğu için kat karşılığı inşaat sözleşmesinin batıl olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden önce projeyi yaptıran, proje müelliflerine parayı ödeyen, inşaat ruhsatı alan, inşaatı yaptırmak için taşeronluk sözleşmesi yaparak davacıya nakit ödeme yapan, inşaatın yapı müteahhidi olan bizzat davalı kooperatif olduğunu, eser sözleşmesi ve ... sözleşmesi kapsamında taşeron olarak işe başlayıp kat karşılığı inşaat sözleşmesinden önce ... TL nakit para alan davacı tarafın bunları görmezden gelerek 6 yıl aradan sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesine hukuki anlam yüklemeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu ileri sürerek, açıklama ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinin reddine, davacı şirketin davalı Kooperatif ile sözleşme ilişkisini sürdürmeyeceği yönündeki ihtarnamesi ile davalı Kooperatifin ... Tarihinde Fesih İhtarnamesi Kapsamında Taraflar Arasındaki Sözleşmenin ... Tarihinde feshedildiği yönünde iradeleri birleştiğinden; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı şirketin yaptığı imalat seviyesine göre davacı şirkete fazlasıyla ödeme yaptığı tespit raporları ve Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasıyla sabit olduğundan; davacı şirketin ihtiyati tedbir talebinin reddine, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve kooperatifi bağlamayan ... tarihli belgeye dayalı olarak davalı kooperatiften tapu talep edebilmesi hukuken mümkün olmadığından 3 adet villa ve 1000 m2 arsa tapusunun davacı şirket adına tescil edilmesi yönündeki taleplerinin reddine, koşulları oluşmayan müspet zararların tazmini yönündeki taleplerin reddine, koşulları oluşmayan menfi zararlarının tazmini yönündeki taleplerinin reddine, koşulları oluşmayan munzam zararlarının tazmini yönündeki taleplerin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. ... Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... ili ... ilçesi ... ada ... parselde bulunan arsa üzerinde kat irtifakı tesis edilip edilmediği, kat irtifakı tesis edilmiş ise davalı kooperatife ait bağımsız bölümlere ilişkin tapu kaydı bulunup bulunmadığı, ayrıca inşaat tamamen tamamlanmış ise kat mülkiyetine geçilip geçilmediği, davalı kooperatife ait bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının bulunup bulunmadığı ile var ise kooperatife ait bağımsız bölüm tapu kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı inşaat sözleşmesi ile ... tarihinde ... yevmiye sayılı düzeltme beyannamesinin okunaklı fotokopisi Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... Bankası AŞ'ye müzekkere yazılarak dava konusu ... ili ... İlçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapılara ilişkin eksper raporları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... Belediyesinden ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parsele ilişkin istenen kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya C. Başsavcılığı Memur Suçlar Bürosunun .../... Soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... AŞ'ye müzekkere yazılarak ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel'de bulunan arsa üzerinde ... adet villanın şirketin tarafından verilen enerji müsadesi belgesinin ve ruhsat eki onaylı elektrik tesisat projesi dosyamız arasına alınmıştır. ...
Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına tapu kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı tarafa dava dilekçesindeki talep sonucu ile ... tarihli dilekçesindeki talep sonucu arasında çelişki bulunması, tapu iptali tescil talebine ilişkin olarak hangi bağımsız bölümler yönünden talepte bulunduğu hususunu açıkça belirtmesi, diğer alacak kalemleri yönünden de taleplerini açıkça belirtmesi hususunda HMK'nun 31.maddesi gereğince iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilinin talep sonucuna ilişkin dilekçesini sunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarih ... nolu ara karar gereğince dava dosyasında davaya dayanak taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedele göre kararlaştırıldığı, eser sözleşmesinde iş bedelinin götürü bedel olarak belirlenmesi halinde yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatın eksik imalatlar dışlanmak suretiyle işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranı tespit edilerek bu oranın götürü bedele uygulanması gerektiği, böylece yapılan işin değerinin sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla mahallinde bu kapsamda delillerin değerlendirilmesi amacıyla bir inşaat mühendisi, bir fen bilirkişisi, bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir borçlar mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisi aracılığıyla keşif yapılarak, ... tarihli davalının fesih (dönme) tarihi ve dava tarihi itibariyle tutarının tespit edilmesi, ayrıca davacının talep ettiği diğer tazminat kalemleri yönünden de koşulların oluşup oluşmadığı ile varsa talep edilebilecek tazminat miktarına ilişkin rapor düzenlenmesine karar verilmiş, keşif sonucu alınan ... tarihli raporda özetle;"...1-Davacı yüklenici ile davalı işsahibi kooperatif arasında ... tarihinde inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı,
2.Sözleşmede kararlaştırılan ücretin, KDV dahil ... TL götürü ücret olduğu,
3.Sözleşme ile kararlaştırılan götürü ücretin, ... TL'lik kısmı; nakit olarak ... tarihi ila ... tarihleri arasında, ... TL'lik kısmının ise 12 adet villanın devri ile ... tarihinde ödendiği, toplamda ... TL ödeme yapıldığı,
4.Sözleşmeye göre inşaat yapım süresinin ... tarihinde dolduğu, inşaatın yüklenici tarafından tamamlanmadığı,
5.Davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yükümlü olduğu işlerin tamamlanma oranının % 39,2253 olduğu,
6.Yüklenicinin toplam hakediş bedelinin ... TL olarak belirlendiği, toplam ödeme tutarı olan ... TL'den hakediş tutarı çıkarıldığında ... TL yükleniciye fazla hakediş ödemesi yapılmış olduğunun tespit edildiği,
7.Davalı işsahibince sunulan ... Bankası dekont toplamının ... TL hesaplandığı, yüklenici tarafından ödenmesi gereken proje bedellerine ilişkin bu tutarın fazla ödeme tutarına ilavesi sonucunda ... TL toplam fazla ödeme yapılmış olduğu,
8.Sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, tazminat kalemleri yönünden koşulların oluşup oluşmadığı hususları mahkemenin takdirinde olmak üzere, davacı yüklenicinin tazminat kalemleri yönünden yapılan hesaplamalar sonucunda; - Her bir bağımsız bölümün %100 seviyede tamam şekliyle fesih tarihindeki değerinin ... TL, dava tarihinde değerinin ... TL belirlendiği, - Arsanın (... yeri) imalat seviyesine göre belirlenen 392,25m2 üzerinden, fesih tarihindeki değerinin ... TL, dava tarihinde değerinin ... TL olarak belirlendiği, - Fesih tarihi itibari ile ... TL kar kaybı hesaplandığı, - Yükleniciye hakediş bedeli olarak teslim edilen villaların eksik ifasından kaynaklanan zarar tutarının ... TL belirlendiği, eksikliğin kim tarafından ikmal edildiği bilinemediğinden bu tutarın icmale eklenmediği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. Keşif sonrası Fen bilirkişisi ... tarihli raporunu dosyaya ibraz etmiştir.
Tarafların tüm itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmıştır. Alınan ... tarihli ek raporda özetle;"...1-Yüklenicinin vapmış olduğu imalat seviyesinin fesih, dava ve keşif tarihi değerleri: Kök raporda, yüklenicinin yapmış olduğu imalat tutarı, dosya kapsamındaki tüm tespit raporları değerlendirilerek detaylı bir şekilde incelenmiş ve yüklenicinin toplam imalat seviyesinin %39,2253 oranında olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında, yüklenicinin fesihten sonra imalatlara devam ettiği yönünde bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle yüklenicinin yaptığı imalat seviyesinde fesih, dava ve keşif tarihi olarak farklı bir oran bulunmamıştır Keşif sırasında yapılan gözlemde inşaatın bitmiş olduğu ve yapılarda iskan edilmekte olduğu görülmüştür.
Yapılan incelemelerde ana taşınmaz üzerinde bulunan binalara ilişkin Yapı Kullanma İzin Belgelerinin ... tarihinde alındığı görülmüştür. Ana taşınmaza ilişkin geçmiş tarihli uydu görüntüleri de incelendiğinde, dava tarihi olan ... tarihi öncesinde parselde bulunan yapıların tamamlandığı görüldüğünden, hem dava hem de keşif tarihinde ... ada ... parselde bulunan sitenin tamamlandığı ve %100 seviyesinde olduğu belirlenmistir. -- Kök raporda, fiziki oran yöntemine göre, işin oranı götürü bedele uygulanarak (... ... TL= ... TL) fesih tarihi itibari ile işin bedeli ... TL hesaplanmıştır.
İşbu ek raporda, ara karar gereği, %39,2253 oranındaki yüklenici imalat tutarının dava ve keşif tarihi itibari ile değeri belirlenecektir. Mahkemenin ara kararına istinaden, dava ve keşif tarihinde tamamlanmış olan işlerin fesih tarihinde belirlenen oran ve sözleşme bedelleri üzerinden karşılığı Yİ-ÜFE endeks verileri kullanılarak hesaplanacaktır. ... Dava tarihi değeri: Fesih tarihinde değerin dava tarihine Yi-ÜFE endeksleri ile güncellemesi yapıldığında ... TL bedelin karşılığının ... TL olduğu hesaplanmıştır. Hesaplama Sonuçları Sonuç: 2018 yılının ... ayında ... TL olan parasal değer 2023 yılının ... ayında ... TL olmaktadır. 2018 Yılı ... Ayındaki Yİ-ÜFE: ... 2023 Yılı ... Ayındaki Yİ-ÜFE: ... Endeks Değişim Oranı: %449,40 artış ... Keşif tarihi değeri: Fesih tarihinde değerin keşif tarihine Yi-ÜFE endeksleri ile güncellemesi yapıldığında ... TL bedelin karşılığının ... TL olduğu hesaplanmıştır. Hesaplama Sonuçları Sonuç: 2018 yılının ... ayında ... TL olan parasal değer 2024 yılının ... ayında ... TL olmaktadır. 2018 Yılı ... Ayındaki Yİ-ÜFE: ... 2024 Yılı ... Ayındaki Yİ-ÜFE: ... Endeks Değişim Oranı: %844,61 artış
2.Tapu iptali ve tesciline konu edilen ... Blok ..., ... Blok ... ve ... Blok ... nolu bağımsız bölümlerin harca esas değerleri: Kök raporda fesih tarihi ve dava tarihi itibari ile değerler belirlenmiştir. Yeniden yer vermek gerekirse; Her bir bağımsız bölümün %100 seviyede tamam şekliyle dava tarihinde değeri:... TL x (.../...) =... TL 3 adet bağımsız bölüm x... TL -... TL değerindedir." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı ... Şirketi’nin dava konusu 3 adet villa ve 1 adet arsanın tapu iptali ve tescili ile bu olmadığı takdirde bedellerine ilişkin tazminat istemli terditli talepleri yönünden dava açılırken ... TL başvurma harcı ve ... TL peşin harcın yatırıldığı görüldüğünden bilirkişi tarafından ek rapor ile belirlenen 3 adet villanın değeri ve 1 adet arsanın 600 m2.lik değeri üzerinden hesaplanan toplam ... TL üzerinden hesaplanan ... TL eksik peşin harcın yatırılmasına karar verildiği ve davacı tarafından süresi içerisinde eksik harcın yatırıldığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, yüklenici tarafından iş sahibi kooperatif aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali tescil, mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç değerlerinin tahsili ile fazladan yapılan imalat bedellerinin ödenmesi, müspet ve munzam zarar taleplerine ilişkindir.
Taraflar arasında, ... tarihinde ... ili ... ilçesi ... ada ... parselde yapılacak olan inşaatların ... Kooperatifi ... adet villa yapımı ve ... adet ... inşaatına ilişkin götürü bedel usulü inşaat yapım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede inşaatın davacı tarafından yapılacak olan işler belirtilmek suretiyle natamam olarak kararlaştırıldığı görülmüştür.
Sözleşme bedelinin ... TL olup, bu tutara KDV, sigorta ve her türlü resmi harç vs'nin dahil olduğu, sözleşmede inşaatın 12 ay içerisinde tamamlanacağı hususunun belirtildiği, yine ödeme şartlarının da sözleşmede hakedişin ... TL'lik kısmının 25 adet villa ve ... TL karşılığı 1000 m2 arsa,... TL’nin ise banka ekspertizince düzenlenecek hakediş raporuna göre; ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ikinci ödeme, iş bitimi olarak kabul edilen 2017 yılı ... ayının son günü diğer kalan kısmın ödeneceği şeklinde kararlaştırıldığı görülmüştür. ... tarihli ... A.Ş. ile Kooperatif ve yüklenici arasında ... ... Sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.
Antalya ... Noterliği’nin ... tarih ... yevmiye nolu Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile ... İli ... İlçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... villa ve ... adet ... inşa etmek hususunda anlaşıldığı, inşaata karşılık yükleniciye, yüklenici tarafından inşaat tamamlandıktan sonra 84 villanın arsa sahibine, sözleşmede belirtilen bağımsız bölümler ile ... inşaa edilecek 1000 m2 arsanın yükleniciye bırakılacağı hususunun kararlaştırıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde adi yazılı olarak sunulan ancak aslı dosyaya sunulmayan ve davalı tarafça kabul edilmeyen ... tarihli belge incelendiğinde; Kooperatif yöneticileri ile yüklenici şirket yetkilileri arasında imzalandığı, alt taşeronların bir kısmına kooperatif tarafından ödeme yapılması konusunda anlaşıldığı, ayrıca 2. maddesinde; “müteahhidin yaptığı inşaatın seviyesinin %60 seviyede olduğunun kabulü ile müteahhide sözleşmeye göre verilmesi gereken 3 adet villanın tapusunun verilmesine, yine inşaatın ilerlemesi durumunda yönetim kurulu kararı ile periyodik olarak her ay sonunda tapusunu hak kazandıkları villaların tapusunun mütaahhide verilmesine” şeklinde anlaşma yapıldığı görülmüştür. Davacı ile davalı arsa sahibi kooperatif arasındaki ilişki, kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi arsa payı karşılığı niteliğinde olup, davacı yüklenici, davalı ise arsa sahibidir.
Taraflar arasında düzenlenen ... tarih, ... yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenleme şeklinde resmi şekilde yapılarak resmi şekil şartına uyulduğu görülmüştür. Diğer yandan taraflar arasında ... tarihinde imzalanan inşaat yapım sözleşmesinin de eser sözleşmesi niteliğinde olduğu görülmüştür.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK. 470). Yüklenicinin borcu sözleşmeye, fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir (TBK. 471 ve TBK. 479).
Sözleşmenin feshi, sözleşme ilişkisinin ileriye etkili olarak son bulmasıdır. Eser sözleşmeleri ani edimli sözleşmeler arasında sayıldığından kural olarak geriye etkili olarak sona erer. Uygulamada her iki halde de sözleşmenin feshi delinmekle birlikte doktrinde dönme ve fesih farklı anlamlarda kullanılıp değerlendirilmektedir.
Eser sözleşmelerinde yüklenici sözleşme ve ekleriyle fen ve tekniğine göre kararlaştırılan sürede tamamlayıp iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Haklı bir sebep olmaksızın gecikme halinde yüklenici temerrüdü gerçekleşmiş olur. Yüklenicinin temerrüdü sonucu iş sahibi TBK'nun 125/2. Maddesi gereğince tanınan seçimlik haklarda sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.
TBK'nun 124. Maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen durumlar dışında yüklenicinin temerrüdü halinde iş sahibinin yükleniciye TBK'nun 123. Maddesi gereğince uygun bir süre verdikten sonra sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması mümkündür.
Dönme, sözleşmeyi sona erdiren ve tarafların iradelerine bağlı sebeplerden birisidir, beyandan ibarettir. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmelerinde tek taraflı bir irade açıklaması olan dönme beyanı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğurur. Bu nedenle nakit bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönmek için dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Dönme beyanının açık olmasına gerek yoktur. Kesin veya dönme sözcüğü kullanılmasa da işin parasının geri istenmesi gibi dönme iradesini gösteren beyanlarda bulunulmuş ise sözleşmeden dönme iradesinin bildirildiğinin kabulü gerekir. Dönme halinde sona erme geriye etkili sonuç doğuracağından taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını karşı tarafa iade etme yükümlülüğündedir.
Nakit bedel karşılığı eser sözleşmelerinde, dönme halinde yüklenicinin talep edebileceği iş sahibinin arsasında veya binasında yaptığı ve sökülüp sökülemeyecek imalatların bedeli sözleşme fiyatlarıyla, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde ise yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatların tarafların dönme konusunda iradelerinin birleştiği yada dönmeye ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile belirlenip istenebileceği kabul edilmekte ve uygulanılmaktadır. (Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Muammer Öztürk, Zeki Gözütok 2. Baskı Sayfa 460, 461, 462, 463, 464. Açıklamaları) Dava konusu somut olayda, sözleşmenin Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatif tarafından ... tarihli genel kurulda feshine karar verildiği belirtildiği ve ihtarnamenin ... tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, götürü bedel ... TL olarak kararlaştırılmıştır. Bu bedelin bir kısmı taşınmaz olarak, bir kısmı ise para olarak ödeme şeklinde kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen adi yazılı şekildeki eser sözleşmesinden sonra resmi şekilde düzenlenen düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmede daha önce imzalanan sözleşmeye herhangi bir atıfta bulunulmadığı görülmüştür. Söz konusu sözleşmede yükleniciye ödeme yapılacağına ilişkin hükme yer verilmediği, ancak taraflar arasında para olarak ödemenin yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından edimlerin eksiksiz yerine getirildiği, ancak davalının ödemelerini zamanında yerine getirmediği iddia edilmiştir.
Davalı tarafından davacının zamanında hak edişlerini düzenlemediği, bu sebeple ödemelerin yapılamadığı belirtilmiştir.
Dava dosyasında davacı tarafından düzenlenmiş bir hak ediş raporu bulunmamaktadır. İnşaatın imalat seviyesine ilişkin olarak Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasında ... tarihli bilirkişi raporunda inşaatın imalat seviyesinin %54 olarak tespit edildiği, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasında ise inşaatın imalat seviyesinin villalar için %48,78, ... için %1,30 olarak belirtildiği, buna göre hak ediş miktarının hesaplandığı görülmüştür. Taraflar arasında yapılan sözleşmede işin süresi, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslim tutanağı düzenlenerek işe başlanması ile 12 ay içinde geçici kabul ile hazır hale getirileceği, bu süreye ruhsat alma süresininde dahil olduğu şeklinde belirtilmiştir.
TBK 479. Maddesinde; " İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." şeklinde belirtilmiştir.
Sözleşmede kararlaştırılan ödemeler parça parça olup, banka ekspertizince düzenlenecek hak ediş raporuna göre ve geriye dönük yapılmış olan iş oranına göre ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, bu ödemelere ilişkin kesin vade belirtilmediğinden her bir aşama bittikten sonra davacının iş sahibini temerrüde düşürmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yüklenicinin ödemenin zamanında yapılmaması halinde ya arsa sahibinin zararına neden olmayacak makul bir süre işi durdurabileceği ve arsa sahiplerinin edimini yerine getirmesini bekleyip işe devam edebileceği yada sözleşmenin feshi hakkını kullanabileceği hususu yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilmektedir. Dava konusu somut olayda, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi kooperatife Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile hak edişler ödenene kadar inşaatın durdurulduğu bildirilmiş, davalı kooperatif tarafından ise çekilen cevabi ihtarname ile bu husus kabul edilmeyerek ifada öncelikle yüklenici davacıya ait olduğu iddia edilmiştir. Davalı kooperatif tarafından ...-... tarihleri arasında toplam ... TL nakit ve 12 adet villanın ... tarihinde yükleniciye devri ile her bir villa ... TL'den kabul edilerek ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Götürü bedel olarak kararlaştırılan sözleşmelerde yüklenici eseri hangi seviyeye getirmiş ise kararlaştırılan bedele o oranda hak kazanır. Sözleşmenin götürü bedelle belirlenmesi durumunda, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan alacağının fiziki oran yöntemi belirlenerek uygulanması gerekir. Nitekim, bu husus Antalya BAM 7. Hukuk Dairesinin 28/06/2022 tarih, 2020/999 Esas, 2022/788 Karar sayılı emsal kararında, "...Taraflar arasında yapılan sözleşme götürü bedel usulüne göre yapılmış bir sözleşmedir. (TBK'nun 480. maddesi) Eser sözleşmesinde iş bedelinin götürü olarak belirlenmesi halinde, yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatın tespit tarihinde belirlenen eksik ve ayıplı imalatlar dışlanmak suretiyle işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranı tespit edilerek, bu oran götürü bedele uygulanmalı, böylece yapılan işin değeri sözleşmeye göre belirlenmeli, bu belirleme yapılırken özellikle tespit raporunda bedeli hesaplanan elektrik tesisatı işinin sözleşme kapsamında yer alıp almadığı hususu netleştirilmeli ve yazılı sözleşmeler kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde oranlama da dikkate alınmamalı, sözleşme kapsamında kalması durumunda ise, oranlamada dikkate alınmalıdır. Bundan başka, sözleşme dışı iş yapıldığı iddiaları bakımından ise, bu iddianın ispatlanması halinde, yapılan sözleşme dışı bu işin bedeli, işin yapıldığı yılın mahalli rayicine göre ayrıca hesaplanmalı ve davacının sözleşme kapsamındaki ve sözleşme dışındaki toplam hak edişi bulunmalıdır. Bundan sonra davalı iş sahibi tarafından yapılan ödemeler tespit edilmeli, toplam hak ediş bedelinden yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalı iş sahibinin eseri ihtirazı kayıpla teslim alıp almadığı da değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, emsal karar doğrultusunda yapılan değerlendirmede:
Mahkememizce yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporunda inşaatın seviyesinin dosyada bulunan tespit raporları da dikkate alınmak suretiyle %39,2253 olarak tespit edildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından inşaatın %60 oranında tamamlandığı hususunun her iki tarafın kabulünde olduğu belirtilmiş ise de; davacı tarafça dava dilekçesine eklenen ancak aslı dosyaya sunulmayan, davalının da kabulünde olmayan adi yazılı sözleşmeye itibar edilmemiş, inşaatın %39,2253 oranında tamamlandığı, tamamlanma oranına göre hak edilen tutarın ... TL olduğu, davalı tarafça bu tutardan fazla olarak ... TL tutarında ödeme yapıldığı görülmekle davacının tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedele ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından fazla imalat bedeli iddiasında bulunulmuş ise de, davacıya yapılan ödeme miktarının fiziki imalata göre oranı ve fazla imalatın bilirkişi raporu ile tespit edilememesi dikkate alındığında fazla imalat kalemine ilişkin talebinin de yerinde olmadığının kabulü ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır: kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.
Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur. (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.).
Borçlar Kanununun 106. maddesi, sözleşmelerde borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır. Alacaklı her zaman için ifa gecikme tazminatı isteğinde bulunabilir; derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteyebilir veya ifadan vazgeçip akdi fesheder ve menfi zararını isteyebilir.
Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur: sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir. Genel olarak menfi zarar: sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, s.482).
Davacı tarafından müspet ve munzam zarara ilişkin talepte bulunulmuş ise de, sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haksız feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, bu hali ile yukarıda belirtilen müspet zarara ilişkin koşullar oluşmadığı gibi munzam zarara ilişkin de davacı tarafından talep de bulunulamayacağının kabulü ile davacının bu kalemler yönünden de davasının reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL ve ıslah ile yatırılan ... TL ile ... TL harcın mahsubu ile fazla yatan ... TL harcın davacı karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6.Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)