7. Ceza Dairesi 2022/933 E. , 2025/14900 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmaması karşısında; sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi gerektiği halde, sanığa yapılan ihtaratta indirim oranının 1/3 olarak gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında, adlî para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi ve 10 ay hapis cezasının doğrudan 6.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/3. maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.