11. Ceza Dairesi 2022/5279 E. , 2026/383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Resmi
Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanığın, ... mahallesi 2 74... pasel, 4 ada 45 parsel, 50... parsel, 88... parsel, 88... parsel, ... 31... parsel, ... köyündeki 0 ada 449 parsel, 0 ada 462 parsel sayılı arazilerinde 2009 yılı içerisinde pamuk ekimi yapmadığı hâlde 2009 yılı içerisinde bu arazilerde pamuk ekimi yapılmış gibi ... İlçe Tarım Müdürlüğüne yazılı beyanda bulunması üzerine çiftçi kayıt sistemine dâhil olan çiftçilere mazot, kimyevi gübre ve toprak analizi destekleme ödemesi yapılmasına dair 2009/15537 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na istinaden 2009 yılı için mazot ve kimyevi gübre desteği yapıldığı, bu desteği alabilmek için gerçeğe uygun olmayan belge düzenleyip ilgili kamu görevlilerine ibraz ederek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddia edilen olayda, sanığa isnat olunan eylemin arazi bilgilerine ilişkin belge ve çiftçi kayıt formu düzenlendiği sırada yalan beyanda bulunmaya ilişkin olması karşısında eyleminin sübutu hâlinde 5237 sayılı TCK'nın 206/1 maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan fiilinin yasal unsurlarını taşıyacağı anlaşılmakla,
Değişen suç vasfı itibarıyla sanığın üzerine atılı suç için 5237 sayılı TCK’nın 206/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’yeuygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.