10. Hukuk Dairesi 2025/10130 E. , 2025/16139 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ... ...'den dul ve yetim aylığı alırken Kurum denetmenlerinin yaptığı anlık tespit neticesinde eşinden anlaşmalı olarak boşandığı ve birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesildiğini, davacının boşandığı eşi ile bir araya gelmediğini, tarafların bakmakla yükümlü oldukları çocukları olduğunu, ayrıca müvekkili hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık iddasıyla kamu davası açıldığını ve davacının bu suçtan beraat ettiğini, 16.09.2015 tarihinde ... ilinden ikametini ... adresine alarak, oğlunun ... İlçesinde eğitim aldığını, Kuruma 24.02.2016 tarihinde müracaat ederek babasından aldığı ve kesilen yetim aylıklarının kendisine ödenmesi gerektiğini talep ettiğini, ancak davalı Kurum tarafından olumlu-olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini belirterek davacıya kesilen dul ve yetim aylığı ödemesine devam edilmesini, önceki aylarda ödenmeyen miktarın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Birleşen 2018/10 Esas sayılı davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalının davacı kurumdan babası ... ...'den hak sahibi olarak yetim aylığı aldığını, davacı kurum ihbar hattına yapılan ihbar sonucunda başlatılan soruşturma sonucunda davalının hak sahibi olarak yetim aylığı alabilmek için muvazaalı olarak boşandığı eski eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiğini belirterek, ...
1.İcra Dairesinin 2016/4979 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın reddi ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 13.04.2012 tarih ve ...sayılı raporu ile davacı ...'in boşandığı eşi ... ile "... Mahallesi 865 sok no:5A/1 ..." adresinde birlikte yaşadığının tespit edildiğini, tarafların boşanmalarının muvazaalı olduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesinde "eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen iş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutar geri alınır" hükmü gereğince davacı tarafın davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2018/10 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının eski eşinden 26.08.2003 tarihinde gerçek anlamda boşandığını, açılan davanın haksız olduğunu, davalı ile eşi arasındaki boşanmanın muvazaalı olduğuna dair hiçbir karar olmadığını, davacı Kurumun kendi anlayışına göre bir takım sonuçlara ulaştığını belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 24.02.2016 tarihinde Kuruma başvuruda bulunduğunu iddia etmiş ise de yapılan araştırma ve Kurumdan istenen belgelerden davacının 22.06.2012 tarihi sonrasında dul ve yetim aylığının bağlanması yönünde başvurusunun bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine, 28.01.2022 tarihli ek karar ile "1-Birleşen 2018/10 Esas sayılı dosya yönününden davacı SGK'nın davasının kabulü ile -... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4979 sayılı icra dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince davacı birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... İnceleme konusu davaya ilişkin olarak eldeki kayıtlar incelendiğinde; davacı/birleşen dava davalısının 24.02.2016 tarihinde Kuruma başvurusu bulunmasa dahi dava tarihi itibariyle davacı/birleşen dava davalısının kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına yönelik talebinin varlığı karşısında mahkemece yeni dönem ile ilgili yeterli araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmiştir.
3.) Yapılacak iş; dava tarihi itibariyle davacı/birleşen dava davalısı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; yerleşim yeri bilgileri elde edilmeli, ilgili nüfus müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili nüfus müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, getirtilen nüfus adres bilgileri raporunda kayıtlı bulunan, davacı/birleşen dava davalısı ve boşandığı eşine ait tüm adreslerde, dava tarihinden sonraki dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı, söz konusu adreslerdeki komşular tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı, bütün adreslerde mahalle muhtar ve azaları dinlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak asıl dava hakkında hüküm kurulmalıdır.
4.) Diğer taraftan bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5.) Temyizen incelenen birleşen davada verilen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle talep konusunu oluşturan yersiz sağlık gideri borcunun 30.10.2008-18.10.2011 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanmış olduğu dikkate alındığında, anılan dönemde davacının/birleşen dava davalısının boşandığı eşi ile beraber yaşadığı iddiası kapsamında davalı/birleşen dava davacısı Kurum tarafından 23.10.2008-22.06.2012 tarihleri arasındaki dönem için ödenen yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasının kabul edilerek Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 16.10.2017 tarih ve 2017/655 E., 2017/7997 K. sayılı ilamı ile düzeltilerek onama ile kesinleştiği, anılan dönemde davalı/birleşen dava davacısı Kurum tarafından yapılan araştırma kapsamında edinilen tespitlerin aksinin ispatlanamamış olması hususları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı/birleşen dava davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacının davasının kısmen kabulü ile davacının dava tarihi olan 01.09.2016 tarihinde boşanmış olduğu eşiyle birlikte yaşamamış olduğunun tespiti ile belirtilen tarihten itibaren yeniden dul-yetim aylığı-ölüm aylığı bağlanmasına, dava tarihinden itibaren ödenmesi gereken maaşların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosya yönünden; davacı SGK'nın davasının kabulü ile -... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4979 sayılı icra dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, Kurumun aylık kesme işleminin hukuka uygun ve yerinde olduğunu, davacının Kuruma başvurusunun olmadığını, Kurumun harçtan muaf olduğunu, gerekçeli kararda karar tarihinin yanlış olarak yazıldığını, ayrıca davacının davadan feragat ettiğine dair Kuruma dilekçe verdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir. Feragat, 6100 sayılı HMK'nın 311. madde hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310. maddesi uyarınca davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
İnceleme konusu eldeki davada, davalı Kurum vekili tarafından dosyaya ibraz olunan 08.05.2025 tarihli ek temyiz dilekçesi ekinde davacının 04.04.2023 tarihinde Kuruma verdiği dilekçesi ile 2019/34 Esas sayılı dosyadan yapılandırma talebi kapsamında feragat ettiği görülmüş olup, davacının, mahkemenin bozmadan önceki esas numarasını belirterek 04.04.2023 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini beyan etmesi karşısında feragat dilekçesi değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.