Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/5785 E.  ,  2026/543 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2025/13 Esas, 2025/45 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yiyecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... numaralı "... ... + Şekil" markasını aralarında "çaylar, buzlu çaylar ve bitki çayları" emtialarının da bulunduğu bir kısım gıda maddeleri için tescil ettirdiğini, davalının ... numaralı markasının müvekkilinin "..." adlı ürün ambalajları dizaynı ile ayniyet arz ettiğini, özellikle davacıya ait 2009/55252, 2002/27872, 2007/36264, 2010/02869, 2004/089 53... /43256 sayı ile tescilli markaların bileşimi ile birlikte ana zemin rengi, kelime markalarının konumlandırma biçimi, kelime markalarının arka fonunda parlayan güneş figürü, çay yaprağı, çay yaprağı üzerindeki damlacık, kelime markalarını çevreleyen sarı renkli hare, çay bardağı, arka fondaki çiçek desenli unsurlarının kopyalandığı ve aynı konumlandırma ile kullanıldığını, davalının davacıya ait tescilli marka ve ambalajları taklit ederek tüketiciyi yanıltmayı ve haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, bu itibarla kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli ... numaralı "... ... + Şekil" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markalarının tescil tarihinin davacının dayanak gösterdiği markalardan çok öncelere uzandığını, davacının dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresini içerdiğini, ambalaj üzerinde tekel hakkı elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulabileceğini, ambalajda yer alan renk, çay filizi, demlik poşeti, çay bardağı figürleri üzerinde davacı tarafın tekel hakkı bulunmadığını, karşılaştırılan ambalajların görsel algı bütünlüğü açısından ve detaylarda kullanılan ögeler açısından birbirinden farklı olduğunu, "..." ve "..." markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, her iki tarafın kullanımının çay emtiası üzerinde olduğu, ambalajlar üzerindeki "... ve "..." markalarının yer aldığı, markasal kullanım yanında ürün ambalajlarının da bir kısım tanıtım şekil ve renklerinin birlikte kullanıldığı, kullanılan çay yaprağı ve çay bardağı emtialarının çay ürününün tanıtımında mutat olarak kullanılan görseller olduğu, her iki tarafın ambalajlarında kullanılan bardak görsellerinin de birbirinden farklılık taşıdığı, taraflara ait çay ambalajında ağırlıklı olarak yer verilen sarı rengin çay paketlerinde kullanıldığı, sarı rengin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, yine davacı markasının da renk markası olmadığı dikkate alındığında davacının bu renk kullanımını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davacı markasında ana ve ayırt edici unsurun "Lipton", davalı markasında ise ana ve ayırt edici unsurun "..." ibaresi ve ibarelerin etrafındaki şekiller olup markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığı, iltibas şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog