10. Hukuk Dairesi 2025/15295 E. , 2025/16161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2004-2009 yılları arasında ... ilçesi ... köyünde (sehven ... yazılmış, doğrusu ... Beldesi, ... mahallesi muhtarıdır) muhtar olarak görev yaptığını, görev yaptığı sürenin sadece 6 aylık kısmının SGK kayıtlarında göründüğünü, 4,5 yıllık kısmının görünmediğini belirterek 5 yıllık sürenin tamamının hizmet süresi olarak sayılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu dönemlere ilişkin tarihlerde sigorta kaydının olmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.04.20 15... /... /... Karar sayılı ilamı ile somut olayda; davacı her ne kadar 28.03.2004-29.03.2009 tarihleri arasında muhtar olarak görev yapmış ise de 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, davacının 1479 sayılı Kanun'a göre tescilinin bulunmadığı gibi Kanun'un geçici 18. maddeden yararlanılmak için öngörülen süre içinde Kuruma başvuruda bulunulduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Son Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Hükmüne uyulan bozma ilamında “1- 28.3.2004-1.10.2008 dönemi yönünde; 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş olup davacı tarafından 1.10.2008 tarihinden önce verilmiş (vergi, oda ve esnaf vs. kaydına dayalı) Bağ-Kur giriş bildirgesi bulunup-bulunmadığı araştırılarak 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. madde gözetilerek karar verilmesi, 2- 1.10.2008-29.3.2009 dönemi yönünden; davacının yapılan araştırma neticesinde 1.10.2008 tarihi öncesi Bağ-Kur giriş bildirgesi bulunmaması durumunda, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren başlayacağı belirtildiğinden 01.10.2008-29.3.2009 dönemi Bağ-Kur sigortalı olarak değerlendirilmesi gerektiği...” belirtilmiştir.
Davacı, 28.3.2004-29.3.2009 tarihleri arasında muhtar olarak görev yaptığını ve 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespitini istemiş Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesindeki borçlanma hakkının ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar ile anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortaklarına tanındığından, muhtarlıkta geçen süreler borçlanılamaz. Ayrıca 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. ve Geçici 21. maddelerindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Kuruma, daha öncesinde kayıt ve tescili bulunmayanların, 01.10.2008 tarihi öncesinde muhtarlıkta geçen sürelerde sigortalı sayılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu bağlamada; 01.10.2008 öncesi tescil kaydı bulunmayan davacı yönünden uyulan bozma ilamına aykırı şekilde 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden isteğin kabulüne karar verildiği anlaşılmakta olup Mahkemece, önceki bozma ilamı da gözetilerek karar verilmelidir...." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davanın davacının muhtarlık yaptığı döneme ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının 28.03.2004-29.03.2009 tarihleri arasında ... Beldesi ... Mahallesinde yaptığı muhtarlık görevi nedeniyle hizmetlerinin tespitini talep ettiği, dinlenen tanıkların beyanları, ... Kaymakamlığından gelen cevabi yazılar ve kolluk araştırma tutanaklarına göre davacının 28.03.2004-29.03.2009 tarihleri arasında ... Beldesi ... Mahallesinde muhtar olduğunun sabit olduğu tespit edilmiş, davacının 01.10.2008 tarihi öncesinde muhtarlık görevi nedeniyle Bağ-Kur giriş bildirgesi bulunmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesinden yararlanarak borçlanma yoluyla 01.10.2018 tarihi öncesinde sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı için 28.03.2004-30.09.2008 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebinin reddine, 01.10.2008-29.03.2009 tarihleri arasında ise davacının muhtarlık yaptığı sabit olduğu için davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 28.03.2004-29.03.2009 tarihleri arasında muhtar olarak görev yaptığını ve 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.