10. Hukuk Dairesi 2025/7652 E. , 2025/16163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili, davalıların temizlik, bulaşık, çamaşır ve yemek işini yaparak tüm ev işlerinde ve yine müşterek çocukları ... ve ...'in bakıcısı olarak 24.12.2000 tarihinden 13.12.2018 tarihine kadar haftanın 6 günü 07-20 arasında aralıksız çalıştığını, çalışmanın kış aylarında ... Mahallesi ... Bulvarı ...l Sitesi ...-... adresindeki, daha sonra taşındıkları ... Mahallesi ... -... adresindeki evlerinde çalışmasını sürdürdüğünü, yazları yazlık olarak kullanılan ... Mahallesi ... Sitesi ...-... adresinde oturdukları evde aynı şekilde çalışmasını sürdürdüğünü, davalıların doktor olmaları nedeniyle nöbette kaldıkları sürelerde akşam 22-23'e kadar çalıştığını hatta bazen yatılı kaldığı günler olduğunu, 13.02.2018 tarihine kadar pazar günleri hariç haftanın 6 günü çalıştığını, 13.02.2018 tarihinde davalı ...'nin kendisini yanına alarak Sosyal Sigortalar Kurumu ...
İl Müdürlüğüne götürerek baskı altında beyanlarını alarak imzalar attırdığını, bu tarihten beri 31.03.2018 tarihine kadar sadece cumartesi günleri çalışmasını istediğini, çalıştığı süre karşılığında 20.000,00 TL vermeyi taahhüt ettiklerini, 31.03.2018 tarihinde de işten çıkarıldığını belirtilerek davalılar yanında 24.12.2000-31.03.2018 tarihleri arasında çalışmasının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hiçbir zaman hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, davalı ... Hastanesinde kadın doğum uzmanı, davalı ... beyin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde anestezi uzmanı olarak görev yapan kişiler olduğunu, haksız çıkar sağlamak istendiğini, SGK raporunda davacının herhangi bir çalışmasının olmadığının açıkça beyan edildiğini, tüm fotoğraflarda özel günlerde birlikte eğlenildiğinin görüldüğünü, davacının yardım olarak düşünülen eylemlerinin iş olarak tanımlandığını, süreklilik anlamında imkansızlık gösterdiğini, oğulları ...'in 1994 kızları ...'in ise 2000 yılında doğduğu, bundan 5 yıl öncesine kadar çocuklarından birinin 18, diğerinin ise 15 yaşında olup bakıcılığı gerektirecek bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan işin sürekli olmasının gerektiğini, çalışmanın varlığı kabul edilse dahi davacının eşi öldüğünde, kızları hastalandığında uzun süre davalının evine doğal olarak uğramadığını, çocukların sistem gereği günün 9 saati okullarında olduğunu, davalıların işleri gereği 7-8 saat hastanede olduklarını, nöbetin her gün tutulan bir şey olmayıp istisnai bir durum olduğunu, davacının iddia ettiği gibi haftanın 6 günü temizlik, çocuk bakımı, ütü, çamaşır, bulaşık, yemek gibi işlerin tam zamanlı olarak yapılmasının imkansız bulunduğunu, davacının sitedeki evlerine geldiğinde saunaya girip, havuzda ve denizde birlikte vakit geçirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi kayıtlar olup, Kurum belgeleri arasında hiçbir kayda rastlanılmaması halinde davanın esastan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2018/197-2020/152 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli, 2020/1248- 2020/2627 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
Bozma Kararı
a)Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; "...re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda, hak düşürücü süreye uğrayan süre dışında kalan talep konusu döneme ilişkin olarak davalıların yazlık olarak da kullandıkları belirtilen ikamet adresi de tespit edilerek bu adreste ikamet ettikleri dönemler de belirlenerek her iki evin bulunduğu sitelerde uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar, komşu civar apartmanların ve müstakil evlerin sakinleri ve kapıcıları ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan bakkal, manav gibi işyeri sahipleri Belediye ve Nüfus Müdürlüğünden sorulup tespit edilerek, davacının çalışmasının varlığı ve niteliği, çalışmanın tam veya kısmi süreli olup olmadığına dair ayrıntılı beyanları alınarak, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışmanın varlığı kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
b)İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesi 16.03.2023 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacının 24.12.2000 - 19.01.2012 tarihleri arasında davalılar yanında geçen çalışmasının hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının 13.02.2018 - 31.03.2018 tarihleri arasındaki çalışmasının esastan reddine, davacının 19.03.2012 - 13.02.2018 tarihleri arasında davalılar yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, dair karar verilmiş, karara karşı davacı, davalılar, fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 22.11.2023 tarihli ilamında; "...eldeki davada, davacının davalı nezdinde hangi işleri yaptığının ortaya konulması kapsamında, ev işinin niteliğinin ne olduğu, evin idaresi niteliğinde hizmetlerinin olup olmadığı, çocuk bakımının varlığının araştırılması gerekmekle bu çerçevede davalının çocuklarının doğum tarihleri nüfus kayıt örneğinden incelenerek, davacının hangi tarihlerde çocukların bakımını üstlendiği ortaya konulmalıdır.
Bu kapsamda önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere talep konusu döneme ilişkin olarak davalıların yazlık olarak da kullandıkları belirtilen ikamet adresinde ikamet ettikleri dönemler net şekilde belirlenerek her iki evin bulunduğu sitelerde uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar, komşu civar apartmanların ve müstakil evlerin sakinleri ve kapıcıları ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan bakkal, manav gibi işyeri sahipleri Belediye ve Nüfus Müdürlüğünden sorulup tespit edilerek, davacının çalışmasının varlığı ve niteliği, çalışmanın tam veya kısmi süreli olup olmadığına dair ayrıntılı beyanları alınarak, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışmanın varlığı kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. ." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davalıların aile nüfus kayıt tabloları dosya içerisine alınmış, uyuşmazlık konusu dönemde çocuklarının yaşları tespit edilmiş, yine davalıların yazlık ve kışlık olarak kullandıkları taşınmazların tapu kayıtları dosya içerisine celp edilmiş davalıların yazlık ve kışlık olarak kullandıkları site çalışanlarının tanık olarak bilgilerine başvurulmuş, yine davacının iddia olunan çalışması ile ilgili tanıklar dinlenmiştir. Yargıtay bozma ilamından önce Dairece dinlenen tanıklar .... ve ...'nın somut ve açık anlatımları, yine İlk Derece Mahkemesince yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları ve kamu tanıklarının somut ve açık anlatımları, Yargıtay bozma ilamından sonra davalıların kışlık ve yazlık olarak kullandıkları site çalışanlarının beyanları ve tüm dosya kapsamın gözönüne alındığında; davalıların ikamet ettiği site çalışanları ve kamu tanıklarının somut beyanlarından davacının davalıların yazlık olarak kullandığı ... Sitesi ve kışlık olarak kullandıkları ... Sitelerinde 19.03.2012 - 13.02.2018 tarihleri arasında çocuk bakımı ve ev hizmetlerinde davalıların yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı, 19.01.2012 öncesi iddia olunan çalışmanın (24.12.2000 - 19.02.2012 tarihleri arası) çalışma kesintiye uğradığı için hak düşürücü süreye uğradığı, yine 13.02.2018 tarihinden sonra iddia edilen çalışmanın (13.02.2018 - 31.03.2018 tarihleri arası) bu çalışmanın haftada 1 gün olduğu belirtilmesi karşısında ayda 10 gün altında kalmasından dolayı reddinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacının 24.12.2000 - 19.01.2012 tarihleri arasında davalılar yanında geçen çalışmasının hak düşürücü süre yönünden reddine, 13.02.2018 - 31.03.2018 tarihleri arasında iddia olunan çalışma yönünden davanın esastan reddine, davacının eşinin ölümünden 2 ay sonra tekrar davalılar yanında çalışmaya başladığı kabulüyle 19.03.2012 - 13.02.2018 tarihleri arasında davalılar yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davacılar temyiz dilekçesinde;
davanın kabulüne dair hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar temyiz dilekçesinde; davanın reddine dair hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine dair hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar, davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.