10. Hukuk Dairesi 2025/15772 E. , 2025/16167 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; 5510 sayılı
Kanun'un 56/2. fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıklarının yasal faizleriyle birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacı aleyhine Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen aylıkların davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararı ile davacı ile eski eşinin MERNİS adreslerinin farklı olduğu, duruşmada dinlenen davacının ikamet ettiği adres muhtarı beyanına göre; davacının yalnız yaşadığının ifade edildiği, eski eşinin ikamet ettiği yer muhtarının da "davacıyı tanımadığı, ...'in 2008 yılından beri annesi ile oturduğuna" dair beyanları, dosyadaki denetim tutanağının birincisinde davacının eski eşinin adresinde eski eşinin annesi ile yapılan görüşmede oğlu ile birlikte yaşadıkları ifade edilmekle, yine dosyada mevcut ikinci tutanakta ise 2014 yılında davacı adresi civarında yapılan araştırmada isim vermeyen birisi tarafından tarafların birlikte yaşadıklarının beyan edildiği belirtilmiş ise de, denetim tutanağında ayrıca isim ve imzası bulunan bir tanık beyanı olmadığı, Mahkemede dinlenen çok sayıda tanığın da genel olarak tarafların ayrı yaşadıklarını beyan etmeleri gerekçesiyle ...
1.İş Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli, 2015/19 Esas-2017/171 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, "..Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 07.01.2003 tarihinde eşinden boşandığı, 1978 yılında vefat eden babasından dolayı 01.02.2003 tarihinden itibaren yetim aylığı aldığı, sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 27.08.2014 tarihli rapora göre davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, bu rapora dayanılarak Kurumca çıkarılan borcun dönemi ve miktarına ilişkin dosyada bilgi olmadığı, denetmen raporunda; davacının eşi ...'nin 7 yıl gibi uzun sayılacak bir sure annesiyle ikamet etmesine rağmen adreste tanınmadığı, boşandıktan sonra beyan ettiği diğer adreslerde de tanınmadığının tespit edildiği, akrabaları olan bayanın ...'nin eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığını söylemesi nedeniyle birlikte yaşadıkları sonucuna varıldığı, Mahkemece dinlenen tutanak tanığı ...'ın nedensiz beyanını değiştirdiği anlaşılmıştır. Somut olayda; Mahkemece, adres, abonelik, seçim kayıtları araştırması yapıldığı ancak denetmen raporunun içeriği gözönüne alındığında toplanan delillerin kabule yeterli olmadığı görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda izah edilen açıklamalar doğrultusunda; Kurumdan davacı ve eşinin ... sistemindeki kayıtlarını, getirtmek ve adres bilgilerini sorgulamak, davacı ve eşinin ... ve ...’da tespit edilen adreslerinde zabıta araştırması yaptırtarak adres beyanlarının doğruluğunu ve birlikte yaşama olgusunu sorgulamak, tüm delilleri topladıktan sonra sonuca göre karar vermek başka delil bulunamazsa davanın reddine karar vermekten ibarettir... " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan araştırmalar sonucu, tüm dosya kapsamı, mevcut deliller ve anılan yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 27.08.2014 tarih, 29 sayılı sayılı denetim raporunda ifadeleri yer alan Mahkemece de huzurda beyanı alınan ...'ın denetmen raporundaki ifadeleri ile çelişen beyanları, davacının eşi ...'nin denetmenlere verdiği 20.06.2014 tarihli beyanı kapsamında, annesiyle ikamet ettiğini bildirdiği, adreste yapılan araştırmada tanınmadığı, boşandıktan sonra beyan ettiği diğer adreslerde de tanınmadığının tespit edildiği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının kardeşi ile yaşadığı yönündeki beyanları ve 21.07.2022 tarihli emniyet araştırması tutanağında davacının oğlu ...nin davacının 2002 yılından bu yana dayısının ... Cad. Aralık Sok no:3 .../... adresinde ikamet ettiğini bildirmesi neticesinde, mahkemece davacının kardeşinin adresine bağlı kolluk aracılığıyla resen yapılan araştırmada; beyanların aksine davacının kardeşinin yanında sürekli olarak yaşamadığı, arada bir ziyaret ettiğinin tespit edildiği, davacı ve eski eşinin uyuşmazlık konusu dönemde; aynı tarihte, aynı göz merkezinde (03.02.2011 tarihinde) göz muayenesi oldukları ve aynı optikte kayıtlarının bulunduklarının da tespit edilmesi karşısında kurumun aylık kesme işleminin dayanağı denetim raporundaki tespitlerin aksi kanıtlanamadığından kurum işlemlerinin yasa ve mevzuata uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının haksahibi olarak aldığı yetim aylığını iptal eden ve ödenmiş aylıkların davacı adına borç tahakkuku işleminin iptaline ilişkindir.. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.