Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/6113 E.  ,  2025/16171 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/170 E., 2025/130 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/46 E., 2021/468 K.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ... Mal Müdürlüğünde 4...3 vergi sicil numaralı mükellefiyetinden dolayı 0...5 sicil no ile ... Bağ-Kur İl Müdürlüğü tarafından kaydı yapılarak 02.01.1989 tarihinden itibaren kesintili olarak hizmetlerinin geçerli sayıldığını bu kesintili çalışmalar nedeni ile hizmetlerinin tespiti yapılmış ve yukarıda detaylarını belirttiği dosya ile hizmetlerinin tespit edildiğini, tüm başvurulara rağmen kayıtlara işlenmediğini ve davacının mağdur edildiğini, Kurumca usule aykırı şekilde mahkeme ilamı ile hak kazanılan günlerin Kurum kayıtlarına işlenmediğini, davacının hizmetlerinin kaydı yapılmayarak, şartlarının oluşmadığı ve ilamda "fazlaya ilişkin talebin reddi” gerektiği şeklinde ret kararı üzerine ise işbu davanın açılması zaruretinde kalındığını, davacının emeklilik koşullarının sağlanmış olması nedeni ile emekliliğinin sağlanarak, emekliliğe hak kazandığı günden itibaren aylıklarının ve ferilerinin ödenmesi, davalı Kurumca verilen 16.11.2020 tarihli yazıda belirtilen geriye dönük emekliliğin sağlanmasına ilişkin işleminin iptali ile emekliliğin sağlanmasına, davalı Kurumca geriye dönük emekliliğe hak kazanılan günden itibaren aylıkların ve ferilerinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geriye dönük yaşlılık aylığı bağlanması, 9000 gün şartını yerine getirmediğinden ve söz konusu kararlarda fazla ilişkin talebin reddine denildiğinden dolayı sigortalıya geriye dönük maaş bağlanamadığını, fazla ilişkin talebin reddine şeklinde verilen karar ile davacının emekliliğe hak kazanmaya yönelik talepleri reddedildiğini, bu hükmün kesinleştiğini, davacı tarafından açılan Bağ-Kur tespiti davasında yalnızca davacının belli tarihlerde sigortalı olduğunun tespitine karar verildiğini, onun dışında fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiğini, davacının huzurda açmış olduğu davayla ilgili daha önceden dava açılmış ve kesin hüküm verildiğini, davacı yan dava dilekçesinde, geriye dönük emekliliğe hak kazanılan günden itibaren aylıkların ve ferilerin iadesine karar verilmesini talep ettiğini, kabul manasına gelmemekle beraber davacının talebinin kabulüne karar verilmesi halinde, geriye dönük emekliliğe hak kazanıldığı günden itibaren değil, emeklilik için Kuruma başvuru tarihinden itibaren aylıkların iadesi yapılabileceğine dair karar verilebileceğini belirterek davanın bu yönüyle kısmi reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt belgelere göre, davacının 02.01.1998-02.01.1989, 01.01.1991-02.03.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti için açılan davada davacının 01.01.1991-02.03.1993 tarihleri arasında 1479 Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğuna, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 04.06.20 20... /671 - 2020- 2996 sayılı kararı ile kesinleştiği, davacının bu kararın uygulanması ve emekli aylığı bağlanması için 22.06.20 12... 643 varide sayılı tahsis talebi ile Kuruma başvuruda bulunduğu, ... SGK İl Müdürlüğünin 25.06.2012 tarihli yanıtında, "aktif sigortalılığı son bulduğu 19... ay 18 gün (7788) hizmetinizin olduğu tespit edildiği, emeklilik talebinde bulunmak için 58 yaşınızı doldurmuş olma veya tekrar Bağ-kur sigortalılığı başlatarak 25 yıl (9000) hizmetinizi doldurduktan sonra emeklilik talebinde bulunabileceği" gerekçesiyle tahsis talebinin reddedildiği, davacının 11.11.2020 tarihli tahsis talebi üzerine Kurum tarafından davacının geriye dönük yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddedildiği, ancak davacıya 02.01.1989-31.12.1990, 01.01.1991-02.03.1993, 03.03.1993-21.02.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında 7669 Bağ-Kur süresi, 600 askerlik borçlanması olmak üzere 8569 gün prim ödeme gün sayısı üzerinden 01.12.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Mahkemece, 11.11.2020 tarihinden önce Kuruma yapılan bir başvurusu bulunmadığı, "yazılı istekte bulunma" koşulunu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının 22.06.20 12... .11.2020 tarihlerinde Kurum kayıtlarına intikal etmiş yazılı tahsis talebi dışında talebi bulunmadığı, davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, 22.06.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşulları değerlendirildiğinde, 22.06.2012 tarihi itibariyle 01.01.1960 doğumlu davacının 52 yaşında olduğu, 02.01.1989 - 31.12.1990 ( 1 yıl 11... gün), 01.01.1991 - 02.03.1993 ( 2 yıl 2 ay 1 gün), 03.03.1993 - 21.02.2011 ( 17... ay 18 gün ) olmak üzere toplam 22... ay 18 gün (7968) Bağ- kur prim gün sayısı ve 600 (1 yıl 8 ay ) askerlik borçlanması ile birlikte 25 yıldan fazla sigortalılığı bulunmadığı, kısmi aylık şartlarına bakıldığında ise 22.06.2012 tarihi itibariyle 01.01.1960 doğumlu davacının 52 yaşında olduğundan yaş koşulunu, dolayısıyla kısmi aylık koşulunu gerçekleştirmediği, 22.06.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı, 22.06.2012 tarihi haricinde Kurum kayıtlarına intikal etmiş yazılı tahsis talebini içeren herhangi bir yazılı belgenin mevcut olmadığı dikkate alındığında sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; davacının, ... Mal Müdürlüğündeki 4...3 vergi sicil numaralı mükellefiyetinden dolayı 0...5 sicil no ile ... Bağ-Kur İl Müdürlüğü tarafından kaydı yapılarak 02.01.1989 tarihinden itibaren kesintili olarak hizmetlerinin geçerli sayıldığını, bu kesintili çalışmalar nedeni ile hizmetlerinin tespit edildiğini, ancak tüm başvurulara rağmen davacının mağdur edildiğini, davacının gerekli sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen emekliliğinin sağlanmadığını, davacı tarafından yapılan her başvurunun usulsüz ve gerekçesiz şekilde reddedildiğini, Mahkemece yapılan yargılamanın eksik ve hatalı olduğunu, iddia ve savunmaların göz ardı edilerek, delillerimiz toplanmadan, yeterli ve kabul edilebilir rapor alınmadan, davacının iddiaları araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, bu durumun davacının açıkça mağduriyetine sebebiyet verdiğini, Mahkemece eksik ve hatalı yargılama neticesinde, talepleri değerlendirilmeden hüküm tesis ettiğini, Mahkeme kararına dayanak edilen bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığını, raporda dava konusunun anlaşılmadığını, Bilirkişinin eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hazırladığı, hukuka aykırı Kurum işlemine doğrular nitelikte, hüküm kurmaya elverişli olmayan raporunu kabul etmediklerini ve bütün itirazlarını yazılı şekilde ibraz etmesine rağmen, itirazları değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti, aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog