Esas No
E. 2025/417
Karar No
K. 2026/159
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/417 Esas
KARAR NO: 2026/159
Büyükçekmece İcra Dairesi: ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2025
KARAR TARİHİ: 16/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 09/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yemek ürünlerinin satışı konusunda anlaşılarak, ticari ilişkinin başladığı ve davalıya verilen günlük yemekler ile ilgili elektronik fatura ve sevk irsaliyelerinin düzenlenerek davalıya teslim edildiği, davalıya mal/hizmet karşılığı olarak kesilen faturalara istinaden davalının bakiye borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile İtirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını, Talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davacının sürekli bir hizmet sözleşmesine istinaden cari hesap sözleşmesi ile çalıştıkları, sözleşmeye göre her ay mutabakat halinde kalınarak fatura tanzim edilerek ödemelerin gerçekleştirileceği şeklinde anlaşıldığını, ancak davacı tarafın müvekkili ile hiçbir şekilde mutabakat sağlamadığından ötürü müvekkilinin hiçbir şekilde borçlu olduğunu kabul etmediğini, ayrıca müvekkili firmaya yemeklerin-teslim edildiğine dair bir irsaliye imzalattırılmadığı ve müvekkilinin 03.10.2023 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mah..... Cad. No:8 İç Kapı No:52 adresine taşındığından adres değiştikten sonra yemeklerin teslimatının bu adrese gerçekleşmediği halde davalının fatura tanzim etmeye devam ettiğini ifade ederek, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını istemiştir.

DELİLLER

Büyükçekmece İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı, Avcılar Vergi Dairesi, Beylikdüzü Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı vekili İstanbul .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasındaki icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; Haksız ve hukuki mesnetten yoksun icra takibine konu borca, faize, tüm fer'ilere ve icra takibinin yetkisine itiraz ettiklerini, öncelikle yetkili icra daireleri Büyükçekmece icra dairesi olduğundan icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin Büyükçekmece icra dairesi olduğunu, işbu nedenle takibin durdurulmasına karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.

Davalı vekili Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; Her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuki mesnetten yoksun icra takibine konu borca, faize, tüm fer'ilere ve icra takibinin yetkisine itiraz ettiklerini işbu nedenle takibin durdurulmasına karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.

Büyükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 292.803,60 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişi 28.11.2025 tarihli raporunda; Tarafların iddia ve Savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı ile takibin durması sonrasında itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının alacaklı olup olmadığı noktasında olduğunun tespit edildiğini, huzurdaki davanın, davacının davalıya kestiği faturaların tutarlarını talep etmekte olduğunu, taraflar arasındaki ticari faaliyetin 2024 yılı öncesi başladığı ve 2024 yılının Ağustos ayı sonuna kadar devam ettiğinin anlaşıldığını,

Davacı kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan 2023 yılından gelen 153.890,00 TL alacağının 2024 yılına aktarıldığı, 2024 yılında davalıya 37 adet fatura ile 573.884,40 TL tutarlı mal/hizmet satışı yapılmış olduğunu, davalının 2024 yılı içerisinde 281.080,80 TL ödeme yaptığını, bakiye 292.803,60 TL borcunun yevmiye defterinde kayıtlı olduğu ve davacının bu bakiyeyi icra ve dava konusu yaptığının anlaşıldığını, davacının, davalı ile olan 01.07.2024 tarihinden sonraki son 10 adet cari ilişkisi gösterildiğini, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 292.803,60 TL alacaklı olduğunu,

Davacının, Dava Konusu Ettiği Faturaların Davalı Şirkete Teslim Edilip Edilmediğine Dair İncelemede:

Davacı tarafından dava konusu yapılan faturaların davalıya ticari fatura senaryosu ile gönderilmiş olduğunu, ticari e-fatura senaryosunda e-faturayı alan kişinin, bu faturayı red, kabul ya da iptal etme hakkına sahip olduğunu, E-faturayı gönderen satıcının, sistemde alıcının faturayı kabul edip etmeyeceğine dair bir cevap vermesini bekleyeceğini, fatura alıcısının faturaya itiraz edecekse reddetme hakkına haiz olduğunu, ancak ticari fatura senaryosuna göre düzenlenip gönderilmiş bir fatura için alıcısı tarafından dönülen "red" yanıtının satıcı açısından hukuki sonuç doğurabilmesi ve dikkate alınabilmesi için söz konusu yanıtın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen sürede yapılması gerekmekte olduğunu,

Ayrıca bu sürede itiraz edilmiş olması faturanın düzenlenmiş ve alıcısına iletilmiş olduğunu kabul etme gereğini ortadan kaldırmamakta olduğunu, bu nedenle düzenlenmiş ve alıcısının posta kutusuna başarılı şekilde iletilmiş e-Fatura, itiraz halinde alıcı ile satıcı arasındaki hukuki ihtilaf süreci tamamlanıncaya kadar geçerli kabul edilmesi gerekmekte olduğunu, alıcı tarafın hukuki ihtilafa (itiraza) konu hususlarının, satıcı tarafından yasal ve zorunlu olarak yerine getirilmesi için itirazın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen sürede yapılması gerektiğinin açık olduğunu, süresinden sonra gerek e-Fatura uygulaması üzerinden "red" yanıtı ile gerekse harici yollar ile yapılan itirazların satıcı tarafından kabul edilme zorunluluğu bulunmamakta olup düzenlenmiş e-Faturanın taraflar arasındaki işlemlere dayanak teşkil etmesine hukuki bir engel bulunmamakta olduğunu,

Somut olayda davacı tarafın, davalıya tanzim etmiş olduğu ve davanın dayanağını teşkil eden faturalar “Ticari Fatura Senaryosu” İle düzenlenmiş ve davalıya tebliğ edilmiş geçerli bir e-fatura olduğunu, yine davaya konu olan faturalara davalının Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediği ve faturaları tebliğ almış olduğunun mütalaa edildiğini, BA-BS Beyannameleri: Mahkeme tarafından, davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesinden celp edilen Beylikdüzü Vergi Dairesi, mükellefi davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. ile davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki işlemlere ilişkin bildirimde bulunduğunu,

Vergi dairesi yazısına göre; davalı mükellefin davacıdan 37 adet fatura ile KDV hariç 381.904,00 TL tutarında mal/hizmet alımı yaptığını, davacının da aynı şekilde 37 adet fatura ile davalıya KDV hariç 381.904,00 TL tutarında mal/hizmet satışı gerçekleştirdiği, tarafların BA–BS kapsamındaki karşılıklı alış ve satış kayıtlarının uyumlu olduğunun anlaşıldığını, Davalıya Ait Ticari Defterler: Davacı şirkete ait ticari defterlerin, elektronik ortamda tutulmakta olduğunu,

Davalı tarafından sunulan defterlerin e-defter olduğu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliğinin Yayınlanmış Olduğu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığını,

Davalının, Ticari Defterlerinde, Davacı İle Olan Cari İlişkisi: Davalı kayıtlarının, davacı kayıtlarıyla birebir örtüştüğünün anlaşılmakta olduğunu, davacının davalıya kestiği ve cari hesaba dayanak oluşturan tüm faturaların davalı ticari kayıtlarında işlendiğinin tespit edildiğini, bu nedenle, somut davada uyuşmazlığa konu asıl alacağı doğuran faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini teyit ettiği ve borç-alacak ilişkisine taraf olan kişilerce bilinebilir nitelikte bulunduğu ifade edileceğinden, davalının davacıya 292.803,60 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceğini, Davalıya tamamı tebliğ edilmiş faturalar uyarınca ticari defter kayıtlarında 292.803,60 TL alacaklı olduğu; davalının ticari defterlerinde ise davacıya karşı 292.019,70 TL borçlu göründüğü tespit edildiğini,

Bu durumda 292.803,60 TL – 292.019,70 TL = 783,90 TL fark bulunmakta olduğunu, söz konusu farkın, davacının davalıya kestiği 14.08.2024 tarihli, ... seri numaralı ve 9.581,00 TL bedelli faturanın, davalı kayıtlarında 8.797,10 TL olarak yer almasından kaynaklandığının anlaşıldığını, doğru tutarın 9.581,00 TL olduğundan, somut davada davacının 292.803,60 TL tutarında alacaklı olduğunun kabulü gerektiğini,

Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisi olduğu, Davacı ve davalı şirketin 2024 yılı ticari defterleri TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olup, davacı ve davalı şirketin cari hesap muavin defterinde yapılan incelemede davalının davacı 292.803,60 TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve davacının 292.803,60 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %51,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği bildirmiştir.

İncelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklı hesap alacağının bulunduğu, davanın dayanağını teşkil eden faturaların davalıya tebliğ edilmiş geçerli bir e-fatura olduğu, davaya konu olan faturalara davalının süresi içerisinde itiraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının birebir örtüştüğü ve yine ticari defter ve kayıtlar ile aynı doğrultuda teslime karine olan tarafların Ba-Bs formları ile karşılıklı alış ve satış kayıtlarının uyumlu olduğu ve davalı tarafça ayıba ilişkin bildirimde bulunulmadığı anlaşılmış olup davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.

Dava,

İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile, davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,

2.Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 58.560,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli 20.001,41 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.536,36 TL harcın mahsubuyla bakiye 16.465,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.536,36 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.151,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 7.106,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.AAÜT gereğince hesap edilen 46.848,58 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog