Esas No
E. 2024/363
Karar No
K. 2026/161
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/363
KARAR NO: 2026/161
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/04/2019
KARAR TARİHİ: 10/03/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Suriye vatandaşı olduğunu uzun yıllardır Türkiye'de yaşadıklarını 10/08/2014 tarihinde... 2003 doğumlu oğullarının trafik kazası neticesinde vefat ettiğini kolluk kuvvetleri ve Savcılığın olay ile ilgili araştırma yaptığını ancak faili tespit edemediğini 05/07/2017 tarihinde daimi arama kararı verildiğini dosyayı faili meçhul suçlar bürosuna sevk ettiğini sigortalının bulamadığı nedenle 5684 Sayılı Kanunun 14/2 maddesi sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceğine hükmettiğini taraflarınca 09/11/2018 tarihinde ... Hesabına başvurulduğunu taraflarına 18.763,00 TL tazminat miktarı ödendiğini taraflarınca her iki davacı yönünde de ibraname ihtirazi kayıt ile imzalandığını ödeme bu şekilde kabul edilmediğini davalı yaptığı 03/04/2019 başvuru tarihli ... dosya numaralı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını davacı anne ve babanın çocuklarının vefatı ile onun desteğinden yoksun kaldığını 09/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte trafik kazasında oğullarını kaybeden davacı baba ...İçin şimdilik 50.000,00 TL anne ...için 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini yargılama harç giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyanın KTK. Md. 97'deki dava şartı yerine getirilmediğini davanın reddi gerektiğini, dava ya da tahkim yoluna başvurulabilmesi için sigorta kuruluşu tarafından başvurunun 15 gün içerisinde cevaplanmaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin olması şartı arandığını davacının kuruma başvurduğunu 15 gün içerisinde kurum tarafından ödeme yapılarak zararın giderildiğini bu sebeple davanın reddi gerektiğini davanın kusurlu araç sürücüsü ve işletenine ihbar edilmesini, dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilmesini, dosyanın Hazine Bakanlığı aktüer siciline kayıtlı bilirkişiye gönderilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmemesini davanın reddedilen kısım açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.

G E R E K Ç E / Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkememizce ... esas ve ...karar sayılı 07/09/2020 tarihli kararı ile, "Somut olayda hukuki ihtilaf, davacıların kaza nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleri ile talep edebilecekler ise miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.

Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu (ya da ileride sağlaması muhtemel olan) yardımın miktarı; destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurularak doğru biçimde belirlenmelidir.

Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış ve ayrıca; taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi raporu alınarak dosyamız arasına katılmış olup, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize ibraz olunun raporun incelenmesinde özetle; "Plakası belirlenemeyen aracın firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunu, çocuk yaya ... velilerinin kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduklarını, müteveffanın annesi ...'in destekten yoksun kalma sebebiyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının, Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya dava tarihinden önce yapılan 10.594,00 TL ödemenin, ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizinin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi sonucu 40.104,66 TL olduğu, yine müteveffanın babası ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının da, Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya dava tarihinden önce yapılan 8.169,00 TL ödemenin, ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizinin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi sonucu 27.072,88 TL olacağının" tespit edildiği görülmüştür.

Bilirkişi heyeti raporunun denetlenmesinde, raporun hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, taraf ve iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, somut olayda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu sonucu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etmekte haklı ve hukuki yararlarının bulunduğu, mahkememizce bilirkişiden alınan ve hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılan bilirkişi raporu ile davacıların nihai ve gerçek maddi zararlarının tespit edildiği, bu haliyle de davacı....'in nihai ve gerçek maddi zararının 40.104,66-TL, diğer davacı ...'nun nihai ve gerçek maddi zararının ise 27.072,88-TL olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmış ve davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle,

1.Davacılardan ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 40.104,66-TL' nin 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...' e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.Davacılardan... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 27.072,88-TL 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur.

Tarafların istinaf talebinde bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ...esas ve ... karar sayılı 30/05/2024 tarihli kararı ile "Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun adli yardıma ilişkin 334/3 madde hükmünde de, "Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri, ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır." denilmektedir. Dosya kapsamından davacıların Suriye uyruklu olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 gün,... E.-....K. sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 gün...Esas-... Karar sayılı ilamı)

Bu nedenle mahkemece, davacıların statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadıkları hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus üzerinde durulmadan ve daha da önemlisi neden durulmadığı konusunda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekil ve biçimde karar verilmiş olması isabetsiz bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, ...

8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2020 tarih ve ... Esas - ...K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," karar verilerek, dava dosyası mahkememize gönderilmiştir. Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, ilgili kurumlara müzekkereler yazılmıştır. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel müdürlüğünün 05/02/2025 tarihli müzekkere cevabına göre, Suriye vatandaşlarının teminattan muaf olmadıkları anlaşılmıştır.

Davacılar vekilince, davacı müvekkillerinin teminat yatıramayacakları belirtilerek adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, davacı tarafların Suriye vatandaşı olması, Suriye ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunmaması, yargılama giderlerini karşılayacak durumda olmadıklarını gösteren mali durum belgelerini sunulmaması gibi hususlar dikkate alınarak davacı tarafların adli yardım taleplerinin reddine karar verilmiştir. 16/04/2025 tarihli ara karar ile de, davacı taraflar için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL teminatın yatırılması hususunda davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğine karar verilmiş, ara kararın davacı vekiline tebliğ edilmesine verilen kesin sürede teminat yatırılmamıştır.

Davacı vekilince, uyap sisteminden sunulan 10.03.2026 tarihli mazeretini de belirtir dilekçe de, harç, masraf ve teminata ilişkin taleplerin, müvekkillerinin vekaletnamede yazılı adreslerine gönderilmesi talep edilmiş ise de, davacılar vekilinin vekillikten çekilmediği, vekil ile takip edilen dosyalarda vekile tebligatın esas olması nedeniyle davacı vekilinin harç masraf ve teminata ilişkin taleplerinin müvekkillerinin vekaletnamede yer alan adresine gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun adli yardıma ilişkin 334/3 madde hükmünde de, "Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri, ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır." denilmektedir. Dosya kapsamından; davacıların Suriye uyruklu olduğu, Suriye ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunmadığı, bu kapsamda Suriye uyruklu davacıların teminat muafiyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacılar vekilince, mahkememizce verilen ihtaratlı kesin sürede teminat gösterilmemiştir.

Dava şartları, 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinde düzenlenmiş olup 114/1-ğ maddesinde de "Teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 115/2 maddesinde de, dava şartı yokluğu halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Tüm bu nedenler ile;

Davacı taraflarca açılan davanın, 5718 sayılı MÖHUK'un 48. Maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ğ ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden karar verilmiş, bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı taraflarca açılan davanın, 5718 sayılı MÖHUK'un 48. Maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ğ ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,

2.Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin ve tamamlama olarak yatırılan 1.165,95-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 433,9TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı taraflara İADESİNE,

3.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendilerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı tarafından yapılan 148,60-TL istinaf başvurma harcının davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5.Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin, davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

8.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; tarafların yokluğunda,

HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026

Katip

¸

Hakim

¸

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog