T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ... yönetimindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait olan ... plakalı ... araca, ... tarihinde çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracında zarar meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen zarar neticesinde gerçekleştirilen onarım işlemleri esnasında müvekkilinin aracından faydalanamaması sebebiyle araç mahrumiyet bedeli zararının tazmini için takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, taraflarca düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere kazada tam kusurlu olduğu açık olan davalılar müvekkiline ait aracının zarar görmesine, onarım işlemleri sürecinde müvekkilinin araçtan mahrum kalmasına sebebiyet verdiklerini belirterek davanın kabulü ile sonradan arttırılmak üzere şimdilik ... TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını beyanla; şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davaya konu somut olayda ise davacının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile kendince belirlediği bir alacak kalemi üzerinden ilamsız takip talebinde bulunduğunu, alacak likit olduğu halde davayı ... TL üzerinden ikame ettiğini, bununla birlikte müvekkilinin davalı ... ... şirketinde ... olarak çalıştığını, müvekkili yönünden husumet bulunmadığını, ayrıca kaza tarihi itibariyle aracın ... ... şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın sigorta poliçesinin geçerli olduğu tarihte gerçekleştiğini, son olarak kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusurlu olduğu belirtilmişse de bunun gerçeği yansıtmadığını, asıl kusurlu olan tarafın davacı tarafa ait olan araç olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplanan ve talep edilen miktarlar olması gerekenin çok çok üzerinde bulunduğunu belirterek açılan haksız ve yersiz davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını beyanla; davanın belirsiz alacak olarak açılmasından sebep usulden reddinin gerektiğini, başlatılan icra takibinde miktarın belirli olduğunu, itirazın iptali davası açılması gerektiğini, bununla birlikte müvekkili firmanın sigorta şirketinin ... ... şirketi olduğunu, görev yönünden reddi gerektiğini, sonuç olarak davacının ... - ... tarihleri arasında müvekkilinin aracının serviste kaldığı günler için araç olmaması nedeniyle hak kaybına uğramasının bedeli ve kiralama bedeli talep ettiği görülmekle, bu durumun gerçek ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca davanın niteliği gereği kusur durumu davanın seyrini etkileyecek boyutta olduğundan yeniden kusur incelemesinin yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle tüm taleplerin ispatlanması gerektiğini belirterek açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
... A.Ş.ye yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. ... A.Ş.ye, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ... ... şirketine yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle açılan araç mahrumiyetine dair maddi tazminat istemine ilişkindir. Davanın niteliği gereği Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine, müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Sistem sorgulaması yapılarak davacıya ait aracın kasko sigortacısı ve trafik sigortacısı şirketlere ilişkin rapor dosyamız arasına alınmıştır. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Davacının, aracından makul tamir süresi boyunca mahrum kaldığı ve en az araç kira parası kadar zarara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu yöndeki zararın da tazmin edilmesi gereklidir (Bkz: Yargıtay 17.HD.nin 08.12.2016 tarih ve 13531/11340 sk.). ZMMS Genel Şartlarına göre gerçek zarar kapsamında olmayan ve dolaylı zararlardan kabul edilen araç mahrumiyet zararının davalı sigorta şirketinden talep edilmesi mümkün değildir (Yargıtay 17. HD.nin 19.04.2018 tarih ve 5631/4390 sk.). Davanın temeli haksız fiile dayanmakta olup yetki yönünden davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olup yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce kusur oranlarının tespiti ile şartları oluşmuşsa davacının talep edebileceği araç mahrumiyet bedelinin belirlemesi için dosyamız bir adli trafik bilirkişi, bir makine mühendisi ve 1 oto alım satım uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş;
Bilirkişi heyeti ... tarihli raporda özetle; "davacının meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, davalı araç sürücüsünün ise %100 kusurunun olduğu, aracın makul onarım süresinin 21 gün olduğu, kira bedelinin ise günlük ... TL olup toplam ... TL olup zorunlu gider ve amortismanların düşülmesi ile araç mahrumiyet bedelinin ... olduğu" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyada alınan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve kusur, mahrumiyet ve değer kaybı hesabının da mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporuna itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, dava değerini, tamirde geçen süre (araç mahrumiyet) bedelini ... TL olarak arttırarak harcını yatırmıştır.
Davacı tarafça yasal faiz uygulanması talep edilmiştir.
Bu itibarla, trafik kaza tespit tutanağı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tüm deliler hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davalı ile davacının sevk ve idaresindeki araçların karıştığı hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazada davacının kusurunun bulunmadığı, dava konusu aracın makul onarım süresinin 21 gün olduğu, bu süreçte aracı kullanamamaktan kaynaklı davacı zararının ... TL olduğu tespit edilmiş ve mahkememizce kabul edilmiştir. Buna göre, davacının araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebi davalılar araç işleteni ve sürücüsü bakımından kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcı yönünden; 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu nedenle sigorta şirketi yönünden başvurunun 8 işgünü sonrası, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline dair davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Davacının talebi gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Araç mahrumiyet bedeli olarak ... TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL ve sonradan tamamlanan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ve sonradan tamamlanan toplam ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)