T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı ile davalı arasında ... imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacı şirketin, davalı şirkete yemek kartı hizmeti sunması konusunda anlaştıklarını, davacının, belirtilen sözleşme uyarınca, davacı tarafından üretilen ve kullanım bakiyesi tanımlanan ... yemek kartı hizmetinden muhatap iş yeri çalışanlarının muhatap iş yeri nezdinde faydalanmasının sağlandığını, davacının, belirtilen hizmetin karşılığı olarak taraflarca üzerinde anlaşılmış olan 3 adet faturayı usulüne uygun olarak düzenleyip, davalıya teslim ettiğini, davalının faturalara 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz etmediği gibi fatura bedellerini de ödemediğini, davalı tarafından fatura bedelleri ödenmediği gibi ne ödemenin gecikmesine yönelik açıklamada bulunmadığı, bir ödeme planı önerisi getirmediğini, sözleşme ve faturalarda da yer aldığı üzere, davalı tarafından verilen hizmetin karşısında davalı tarafın yapacağı ödemenin tarihi konusunda kesin bir vade tarihi kararlaştırıldığını, davalı tarafından kabul edilen faturaların ödenmemesi üzerine, işbu faturalara dayalı olarak davalı şirket aleyhine ...
29.İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını ancak icra takibine davalı şirketin itiraz etmesi ile takibin durduğunu, ... Arabuluculuk Bürosunun 31.10.2024 tarihli Arabuluculuk son tutanağında tarafların müzakereler sonucunda anlaşmaya varamadıkları imza altına alındığını, yukarıda izah olunan sebeplerle; davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davacı şirkete ödenmemiş fatura borcu bulunmadığını, taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç da bulunmadığını, davacının belirttiği alacak miktarı ile davalının hesapları örtüşmediğini, yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilgili vergi dairelerine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 26/08/2025 tarihli raporda özetle; Davacı ve davalı şirketin incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacının 130.000,00 TL. alacağı hususunda mutabık oldukları, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında; davalının tanzim ettiği 16.09.2024 tarihli 75.000,00 TL tutarındaki faturanın olmadığı, söz konusu faturanın ve içeriği hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği hususu incelendiğinde; Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı tarafından tanzim edilen 16.08.2024 tarih, ... seri nolu kdv dahil 75.000,00 TL. e-faturanın davalıya teslim edildiği, Fatura içeriği siparişin ise ... numaralı online sipariş tarafından davalı şirketin davacı sistemine yapılan giriş ile yapıldığına ilişkin belge sunulmuş ise de; fatura içeriği hizmetin 15 kişiye ait ve toplam tutarı 75.000,00 TL olan siparişin analizi ve bu husustaki değerlendirme uzmanlık alanıma girmediği, Sayın Mahkemenin Takdirleri; Davacının, davalıya hizmet verdiğini iddia ettiği 75.000,00 TL tutarındaki 15 kişilik siparişin davalıya verildiğine ilişkin olması halinde; 04.10.2024 tarihinde icra takibi yaptığı ...
29.İcra Müdürlüğü .... E. nolu icra dosyasında; Davacının, 75.000,00 TL. alacağının vadesi icra takip tarihinden sonraki tarihte olduğunu belirterek; söz konusu fatura da dahil olmak üzere 205.000,00 TL ana para talebi ile 6.380,14 TL işlemiş faiz talebinin (Taleple bağlılılık ilkesi gereğince) yerinde olduğu, Sayın Mahkemenin Takdirleri; Davacının, davalıya hizmet verdiğini iddia ettiği 75.000,00 TL tutarındaki 15 kişilik siparişin davalıya verilmediğine (ve/veya Vadesinin İcra Takip Tarihinden Sonra Olması Dikkate Alınarak) ilişkin olması halinde; 04.10.2024 tarihinde icra takibi yaptığı ...
29.İcra Müdürlüğü ...E. nolu icra dosyasında; takibe konu ettiği 205.000,00 TL ana para talebinin yerinde olmadığı, ana para 130.000,00 TL. ile 6.380,14 TL işlemiş faiz talebinin (Taleple bağlılılık ilkesi gereğince) yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere heyete sektör bilirkişisinin de eklenerek mali müşavir ile sektör bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 26/01/2026 tarihli ek raporda özetle; Teknik İncelemeler sonucu Davacı tarafın Davalı tarafa 75.000 TL tutarlı fatura ile yemek hizmeti verdiği, fatura içinde görülen 15 kişiye her bir kişi için 5.000 TL olarak kart tanımlandığı kanaatine ulaşıldığından; Yukarıda yapılan tespitler ile; davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı tarafından tanzim edilen 16.08.2024 tarih, ... seri nolu kdv dahil 75.000,00 TL. tutarındaki, e-fatura ile 15 kişiye tanımlı yemek ödeme kartı hizmetini verdiğinden; Davacının, 04.10.2024 tarihinde davalı aleyhine icra takibi yaptığı ...
29.İcra Müdürlüğü... E. nolu icra dosyasında, Davacının,; 04.10.2024 İcra takibi ile 130.000,00 TL ana para talebi ile 6.380,14 TL. işlemiş faiz talebinin (Taleple bağlılılık ilkesi gereğince) yerinde olduğu, 75.000,00 TL alacağının vadesi icra takip tarihinden sonraki tarihte olduğundan; 75.000,00 TL ana para alacağı için ise 14.10.2024 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davacının davalı aleyhine ...
29.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı ...Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 205.000,00 TL ana para ve 6.380,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 211.380,14 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ...
29.İcra müdürlüğünün... Esas sayılı sayılı takip dosyası ile toplam 211.380,14 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacı ve davalı şirketin incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacının 130.000,00 TL. alacağı hususunda mutabık oldukları, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında; davalının tanzim ettiği 16.09.2024 tarihli 75.000,00 TL tutarındaki faturanın olmadığı, söz konusu faturanın ve içeriği hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği hususu incelendiğinde; davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı tarafından tanzim edilen 16.08.2024 tarih, ... seri nolu kdv dahil 75.000,00 TL. e-faturanın davalıya teslim edildiği, davacı tarafın davalı tarafa 75.000 TL tutarlı fatura ile yemek hizmeti verdiği, fatura içinde görülen 15 kişiye her bir kişi için 5.000 TL olarak kart tanımlandığı dolayısı ile davacının 125.000,00 TL, 5.000,00 TL ve 70.000,00 TL bedelli faturalar nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, tespit edilen bu alacakların takipteki alacak miktarı ile uyumlu olduğu, yine fatura vade tarihleri itibari ile faiz alacağının da takipteki miktar ile uyumlu olduğu ve davalı tarafın itirazının haksız olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının ...
29.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden;
İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka cılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 14.439,38-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.552,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.886,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.552,95-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 110,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.278,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde,
HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin,
HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.17/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)