T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... adli internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, davalı ... ile davacı şirketi arasında belirsiz süreli "..." akdedildiğini, davacının anılı sözleşme gereği AVM'de kiralanan mağaza veya pazar yeri mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyet yapılmasına aracılık etmekte olduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura , hizmet bedelleri, kargı ve sair bedellere ilişkin toplam 55.642,32 TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafında ...
26.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibine başlatıldığını, davalı tarafından itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, mahkeme nezdinde yapılacak bilirkişi incelemesinde davalının davacıya faiz ve ve masraf hariç 55.642,32 TL borcu bulunduğunun somut hale geleceğini belirterek davalı tarafından ...
26.İcra Müdürlüğü... e. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ...
26.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davalının ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024-2025 yılı BA-Bs formları dosya içerisine alınmıştır. ...
26.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 55.642,32 TL cari hesap alacağı üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşıldı. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 24/06/2025 tarihli raporda; Davacının ticari defterlerinin tasdikleri zamanında yapılmış olup, delil niteliği taşıdığının anlaşıldığını, davalı tarafın firmasının 30.04.2022 tarihinde tasfiye edildiğini bildirmiş ve defter ve kayıtlarını sunulmadığını, davalının mükellefiyetinin bitmiş olduğu vergi dairesi tarafından da teyit edildiğini, davacı tarafından davalıya dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklanan iş ilişkisi çerçevesinde davacının işini tasfiyesinden 1,5 yıl sonra faturalar düzenlenmiş ve iade işlemlerine ilişkin kayıt yaratarak cari hesabında davalı borçlandırılmış olduğunu, davacı alacağının tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durduğunu, davalıyı borçlandıran 6 adet işlem satış iadelerinden doğan müşteriye para iadesi kaynaklı olup, 1 tanesi müşteri memnuniyeti yansıtma açıklaması ile fatura edildiğini, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiği hususunda bir belge sunulmadığını, nihai alıcıya yapılan iadeler kaynaklı 6 fişleme ilişkin bedellerin davacı tarafından alıcı/müşteri hesaplarına iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise iadenin davalının nihai tüketiciye yaptığı satıştan kaynaklandığının, hangi tarihte iade edildiğinin, müşteri iade talebinin ve davalı tarafından iade talebinin onaylandığının belgelenmesi gerekmekte olduğunu, bu hususta belge sunulmadığını, düzenlenmiş faturalar ve bu faturaların ticari defterlere işlenmiş olması alacağın varlığını ispatı için yeterli olmadığını, faturanın muhataba tebliği ve içeri malın teslimi/ hizmetin ifasının ispatı gerektiğini, bu iki husus huzurdaki olayda ispata muhtaç olduğunu, bilirkişi tarafından tespit edilen hususlar çerçevesinde alacağın varlığı ispata muhtaç olmasına karşılık, Sayın Mahkeme’nin takdirinin alacağın davacı kayıtlarında bulunmasının yeterli olduğu yönünde olmasına istinaden bilirkişi tarafından takip tarihine kadar faiz hesaplaması da yapıldığını, bu çerçevede sayın Mahkeme’nin takdirinin alacağın davalı kayıtlarında bulunmuş olmasının yeterli görülmesi yönünde olması halinde davacının davalıdan 08.05.2024 takip tarihi itibarı ile alacağı toplam talebe istinaden 60.605,32 TL anapara alacağı 55.642,32 TL olduğu, Asıl alacak tutarı olan 55.642,32 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TTK 1530 maddesinde belirtilen değişken oranlarda ticari temerrüt faizi talep edilebileceği icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu belirtilmiştir.
Dosya davacı tarafın itirazlarını irdeler şekilde rapor düzenlemesi için bilirkişiye tekrar tevdi edilmiş, düzenlenen 10/02/2026 tarihli ek raporda; Kök raporda e- fatura sisteminin nasıl çalıştığı ayrıntılı anlatıldığını, bu sistem Paraşüt isimli bir sistem üzerinden gerçekleşmekte olduğunu, e- fatura düzenleyen mükellefin düzenlediği e- fatura, eğer karşı taraf da e- fatura mükellefi ise otomatik olarak tebliğ edildiğini, (Elektronik ortamda gerçekleşen tebligatta karşı tarafın faturayı gördüğü, kabul edip etmediği faturayı düzenleyen tarafından takip edilebilmekte olup, bu husus sadece faturayı düzenleyen firmanın şifresi ile gerçekleşebilmektedir.
Bilirkişilerde bu yetkinin bulunması mümkün değildir. Yaptığım araştırmada inceleme konusu firmaya münhasır olmak kaydıyla özel yetki verilmiş denetim elemanları dışındaki denetim elemanlarının da bu hususta yetkili olmadığı öğrenilmiştir. Davacı firmanın kendi şifresi ile sistemden kolayca görebileceği bu hususun her iki taraf firmaların kayıtlarını resen görme yetkisi bulunmayan bilirkişiden beklenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.) Karşı taraf e- fatura mükellefi değilse elektronik ortamda tebliğ edilmesi mümkün olmadığından faturanın diğer geçerli yasal yollardan tebliğ edilmesi gerektiğini, faturanın tebliğ edildiğinin ispat yükü faturayı düzenleyenin olduğnunu, anlaşmazlık konusu olayda davalının 30.04.2022 tarihinde tasfiye edildiği bilindiğini, takibe konu işlemlerin bir kısmı davalının tasfiye tarihinden sonra 2023 yılında yapılmış olup, faturalar 31.12.2023 tarihini taşımasına karşılık davacı defterlerine 2024 yılının Mart ayında kayıt altına alındığını, kök raporda belirtildiği üzere davalının şirketi tasfiye edilmiş olduğundan e- fatura mükellefiyetinin devam etmesi beklenemeyeceğini, faturaların tebliğ edildiğinin ispat yükünün faturayı düzenleyende olduğu görüşünün kabulü Sayın Mahkeme’nin olduğunu, aynı maddede davacı vekili tarafından “fatura muhteviyatındaki hizmeti almadığını da ispat yükümlülüğünüm yine davalıda olduğu” ifade edildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... Esas ...K sayılı ilamında “Akdi ilişkinin inkâr edilmesi halinde fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturalara süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez. Fatura muhteviyatındaki malın teslim edildiğinin ispatı davacıya aittir.” Denilmekte olduğunu, bu ilamda tebliğ edilen fatura muhteviyatındaki malın teslim yükümlülüğünün faturayı düzenleyene /huzurdaki davada davacıya ait olduğunun belirtilmesi yanında yukarıda anlatıldığı üzere faturaların tebliği de teyit edilemediğini, kök rapordaki tespitlerde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir belge bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava; itirazın iptali (hizmet sözleşmesinde kaynaklanan) davasıdır.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında "... akdedildiği, sözleşme gereği davacı şirketin AVM'de kiralanan mağaza veya pazar yeri mantığından hareketle ... internet sitesi üzerinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmekte olduğu, sözleşmenin MADDE 4. "HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLER " başlıklı maddesinin 4.24. bendinde; "sözleşme gereği satıcı, alıcının siparişi verdiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde ürünü alıcıya teslimi için kargoya vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, satıcının ürünü kargo teslim süresini aşan şekilde gecikerek ürünü kargoya vermesi halinde kargo teslim süresi 1 gün gecikirse 5 TL, 2 gün gecikirse 10 TL, 3 gün gecikirse 15 TL olan bedelin satıcıya fatura edileceğini, bu miktarın satıcının hesabına ...'e ödenmek üzere borç kaydedileceğini, satıcının ürünün stokta olmaması veya temin edilememesi sebebi ile sipariş için iptal talebi iletmesi veya sipariş edilen ürünü alıcıya göndermemesi halinde belirtilen bedellerin satıcıya fatura edileceğini, bu miktar satıcının hesabına ... 'e ödenmek üzere borç kaydedileceğini, satıcının ürünü satın alan müşterinin iletişim bilgilerini kullanarak müşteriyi araması ya da müşteri tarafından iade edilen ürünü kabul etmemesi ve teslim almaması halinde veya ürün faturasını göndermemesi durumunda ... tarafından her alıcıya ürünün bedeline göre belirtilen bedellerde hediye çeki tanımlanabileceğini, bu bedelin satıcıya fatura edileceğini ve ...'e ödenmek üzere borç kaydedileceğini, “SATICI” kargo bedeli ve/veya bununla birlikte ortaya çıkacak tüm masraflar da dahil tüm bedeller kendisine ait olmak üzere,...'in seçmiş olduğu kargo firmalarını ve sağladığı gönderi kodlarını kullanarak gönderi yapmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ... tarafından sağlanan bu gönderi kodları ile SATICI tarafından yalnızca ilgili siparişlerin gönderisi sağlanacaktır. ... tarafından oluşturulan gönderi kodları ve ürünler fiziken kargoya aynı anda teslim edilmelidir. Bu gönderi kodlarının ürün kargoya fiziken teslim edilmeksizin kullanılması/ okutulması ve/veya SATICI tarafından ilgili sipariş için kullanılmadığının tespit edilmesi halinde SATICI'nın mağazası süresiz olarak askıya alınacağını...'in işbu sebeple herhangi bir zarara uğraması/herhangi bir bedel ödemek zorunda kalması halinde SATICI “...”İn işbu sebeple uğradığı her türlü zarar/ziyanını herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın ilk talepte derhal ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiği, “SATICI” stoğunda bulunmayan ürünü satışa açmayacağı, ..., kendi insiyatifi ile tek taraflı olarak her zaman yukardaki tablolarda yer alan tutarları değiştirme hak ve yetkisine sahiptir. Böyle bir durumda ... yeni tutarları SATICI'ya duyuracağını, ayrıca SATICI, işbu Sözleşmenin 4.21. maddesine aykırı davranması halinde bu nedenle ...'in uğrayacağı her türlü zararın, ödeyeceği her türlü idari para cezasının ve benzeri bedellerin kendisine rücu edilmesine ek olarak ...'in ürünü iade alarak yukarıdaki Tablo 3'te belirtilen tutarları SATICI'ya fatura edeceğini ve buna ek olarak SATICI'nın mağazasının süresiz olarak askıya alınabileceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini", 4.26. Maddesinde ise "SATICI, ALICI tarafından sipariş edilen ürünü ALICI'nın sipariş ettiği fiyat üzerinden göndermekten imtina ederse veya internet sitesinde taahhüt edilen süre içerisinde ürünü herhangi bir sebeple temin edemez ve/veya temin edemeyeceğini beyan ederse ALICI tarafından sipariş edilen ürün, “ww. ....com internet sitesinde satış yapan ve ürünü ALICI'ya en kısa sürede teslim edebilecek başka bir SATICI'dan fiyat farkı gözetmeksizin temin edilecektir. Ancak ALICI tarafından sipariş edilen ürünü internet sitesinde satan başka bir satıcı mevcut değil ise ve söz konusu ürün ALICI'ya gönderilemeyecek ise böyle bir durumda ALICI'nın siparişi ... tarafından iptal edilebileceğini, ALICI'nın siparişinin yukarda açıklanan sebeplerle SATICI/ALICI veya... tarafından iptal edilmesi durumunda madde 4.24'te belirtilen Tedarik Edilemeyen ürünlere uygulanan bedeller (Tablo:2) SATICI'ya fatura edileceğini, SATICI, söz konusu bedeli ...'in ilk talebinde derhal, nakden ve defaten ödeyeceğini veya ... tarafından herhangi bir bildirimde bulunmaksızın cari hesabından mahsup edileceğini kabul ve taahhüt ettiği, başka bir Satıcıdan temin edilerek ALICI'ya gönderilen ürünün fiyatı SATICI tarafından temin edilemeyeceği belirtilen üründen daha fazla ise aradaki tutar SATICI'ya fatura edilecek olup SATICI, herhangi bir itiraz öne sürmeksizin söz konusu tutarı ...'in ilk talebinde derhal ve nakden ödeyeceğini, ancak başka bir Satıcıdan temin edilerek ALICI'ya gönderilen ürünün fiyatı SATICI temin edilemeyeceği belirtilen ürün tutarından daha az ise aradaki fiyat farkı SATICI'ya iade edileceği", 10.maddesinde ise; "sözleşmenin satıcı tarafından elektronik ortamda onaylanmasıyla veya kağıt üzerinde imzalanmasıyla yürürlüğe gireceğini, yürürlük tarihinden itibaren belirsiz süreli olarak geçerli olacağı" belirtilmiştir.
HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir.
Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.
Mahkememiz 3 nolu celse ara kararı uyarınca davacı vekiline, uyuşmazlık konusu nihai alıcıya yapılan iadeler kaynaklı 6 fişleme ilişkin bedellerin davacı tarafından alıcı/müşteri hesaplarına iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise iadenin davalının nihai tüketiciye yaptığı satıştan kaynaklandığının, hangi tarihte iade edildiğinin, müşteri iade talebinin ve davalı tarafından iade talebinin onaylandığına ilişkin ödeme dekontu, fatura vs.tüm bilgi ve belgelerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde sunulmaması halinde mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağının ihtar edildiği ancak davacı vekilince süresi içerisinde herhangi bir beyanda bulunmadığı, bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile; taraflar arasında akdedilmiş “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” bulunduğu, davacının ticari defterlerinin tasdikleri zamanında yapılmış olup, delil niteliği taşıdığının anlaşıldığı, davalı firmanın ise 30.04.2022 tarihinde tasfiye edildiğinin bildirilmiş olduğu, defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmadığı, davalının mükellefiyetinin bitmiş olduğu vergi dairesi tarafından da teyit edildiği, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde davalının işini tasfiyesinden 1,5 yıl sonra faturalar düzenlenmiş ve iade işlemlerine ilişkin kayıt yaratarak cari hesabında davalı borçlandırılmış olduğu, davalıyı borçlandıran 6 adet işlemin satış iadelerinden doğan müşteriye para iadesi kaynaklı olup, 1 tanesi müşteri memnuniyeti yansıtma açıklaması ile fatura edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiği hususunda bir belge sunulmadığı, nihai alıcıya yapılan iadeler kaynaklı 6 fişleme ilişkin bedellerin davacı tarafından alıcı/müşteri hesaplarına iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise iadenin davalının nihai tüketiciye yaptığı satıştan kaynaklandığının, hangi tarihte iade edildiğinin, müşteri iade talebinin ve davalı tarafından iade talebinin onaylandığının belgelenmesi gerekmekte olduğu ancak davacı tarafından bu hususta herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, düzenlenmiş faturalar ve bu faturaların ticari defterlere işlenmiş olmasının alacağın varlığını ispatı için yeterli olmadığı, faturanın muhataba tebliği ve içeri malın teslimi/ hizmetin ifasının ispatı gerektiğine ilişkin Yargıtay 19.HD'nin... E... K sayılı kararında da belirtildiği üzere "Akdi ilişkinin inkar edilmesi halinde fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturalara süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez. Fatura muhteviyatındaki malın teslim edildiğinin ispatı davacıya aittir" şeklindeki kararı uyarınca somut olayda davacı tarafça ispat yükümlülüğü kapsamında somut delil sunulmadığı anlaşıldığından Mahkememizce de sübut bulmayan davanın davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 647,21 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 84,79 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde,
HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin,
HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 09/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)