T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı borçlu arasında franchise sözleşmesi yapılmış olup ilgili sözleşmeye uygun olarak alacağı uyarınca davalıya fatura kesmiştir. Davalı / borçlu şirket kesilen faturalara itiraz etmemiş olup ilgili faturalara dair ödemeleri de yapmamıştır. İşbu icra takibine ve davaya konu alacağımız ticari defter kayıtlarının incelenmesiyle açıkça görülecektir. Davalı / borçlu işbu icra takibinin açılmasından sonra dahi yapması gereken ödemeleri yapmamış olup müvekkil şirketin alacağı her geçen gün katbekat artmaktadır. Bunun üzerine işbu sözleşmeden ve ticari ilişkiden doğan borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle davalı / borçlu ----- ihtar çekilmiştir. Davalı / borçlu ihtar çekilmesine rağmen borcunu ödememiştir. Davalı ---- borcu ödememesi nedeni ile---- sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır.----sayılı dosyası üzerinden davalı/borçlu ------- gönderilen ödeme emrine davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmiştir. Davalının itirazları tamamen haksız ve hukuka aykırıdır. Davalı / borçlu, müvekkil şirket ile yapmış olduğu franchise sözleşmesi gereğince müvekkil şirkete yapması gereken ödemeleri yapmayarak müvekkil şirkete borçlanmıştır. Davalı / borçlu ------Şirketi, borcun varlığını bilmesine rağmen kötü niyetli bir şekilde borca itiraz etmiştir. Davalı şirketin borçlu olduklarını bilmelerine rağmen davaya konu itirazda bulunmuş olmaları kötü niyetli olduklarını açıkça gözler önüne serecek olup asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğu ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görüldü. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında: "
6.SONUÇ; Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
6.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
6.2 Davalı yan ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Nihai takdir sayın mahkemenize aittir.
6.3 Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 25.12.2024 tarihi itibarıyla 572.879,15 TL alacaklı olduğu,
6.4 Davacı yanın 572.879,15 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 25.12.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği,
6.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. DELİLER *-----Esas sayılı dosyası kayıtları, *Davacı şirket ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait ----- formları, *Bilirkişi raporu, *Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.-----esas sayılı dosya kayıtları arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (-2"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3)"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. -----Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4):Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Türk Ticaret Kanunu madde 64--------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m.
64.Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK)m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut olayda; Davacı tarafından, davalı aleyhine ------- esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine, davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen --- sözleşmesi kapsamında davalıya düzenlenen faturalardan doğan alacağın ödenmemesi üzerine--- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça dosyaya sunulmuş esasa etkili bir cevap dilekçesi bulunmadığı, icra dosyasındaki itirazında ise borcun bulunmadığı yönünde soyut beyanda bulunulduğu görülmüştür.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait --------yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturalara karşı davalı tarafça süresinde itiraz edildiğine dair herhangi bir kayıt veya belge bulunmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi olan ----- itibariyle davacının davalıdan 572.879,15 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK nun ilgili hükümleri ve HMK m.222 uyarınca usulüne uygun tutulan ticari defterler sahibi lehine delil teşkil eder. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve davacı kayıtlarının aksini ispatlayamaması karşısında, davacı kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca dosya kapsamındaki faturalara süresi içerisinde itiraz edildiği hususu davalı tarafından ispatlanamadığından, bu faturaların davalı yönünden kabul edilmiş sayılması gerektiği değerlendirilmiştir.Bu haliyle davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 572.879,15 TL alacaklı olduğu sabit olup, davanın kabulü ile davalının ------esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.Davacı; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya muhtelif tarihlerde mal teslimi yapıldığını, bu teslimlere ilişkin fatura bedellerinin kısmen ödendiğini, bakiye borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürmüştür.Davalı tarafça usulüne uygun bir cevap dilekçesi sunulmamış, ticari defter ve belgeler mahkemece verilen kesin süreye rağmen ibraz edilmemiştir.Mahkememizce, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış.Alacak faturaya dayalı likid olduğundan icra inkar tazminat talebini kabul etmek gerekmiştir. HÜKÜM Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1.Davanın KABULÜ İLE,
2.Davalının ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 572.879,15 -TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3.Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5.Karar ve ilâm harcı olan 39.133,37TL harçtan peşin alınan 6.918,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.214,42-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6.Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 91.660,66-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7.Davacı tarafça yatırılan 7.621,85- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 10.123,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2026