8. Hukuk Dairesi 2024/3468 E. , 2025/7317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Muğla ili .... ilçesi .... mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1091 parsel sayılı 3.826,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 58... parsel numarasıyla ve 3.738,74 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazına ilişkin olarak yapılan 22/2-a yenileme kadastrosunda, arazisinin dış sınırlarının tespitinde hata yapıldığını ve yüzölçümünün 88 m² azaldığını belirterek, yenileme kadastrosunun iptali ile yola ilave edilen 88 m²lik kısmın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın kanuni süre içerisinde ikame edilmediğini, haksız ve mesnetsiz olan davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın azalma sebebi yola terk olarak belirtilmiş ise de, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, yol kimin sorumluluğunda ise husumetin o kuruma yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştuır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''davacının taşınmazının kuzeyinde bulunan yola itiraz ettiği, fen bilirkişi raporunda bu yolun eski 1218 parselin yola terk işlemi sonucunda 15.05.1995 tarihinde tescil edilmesi ile oluştuğu, tescil edilen yola terk işlemine göre oluşturulan paftada, kuzey sınırın batı tarafının paftası ile uyumlu olduğu, doğu tarafının ise uyumsuz olduğunun tespit edildiği, hava fotoğraflarında da sınırın net bir şekilde görüldüğünün ifade edildiği, yola terk işlemine göre oluşturulan yolun krokide yeşil çizgilerle gösterildiği, sınırın 1995 yılında tescil edilen yola terk işlemine göre belirlenmesinde zorunluluk olduğu, bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen alanın yol olarak ayrılan kısmın dışında kaldığı ve davacının taşınmazının içerisinde bulunduğunun anlaşıldığı'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporlarda; dava konusu (A) harfli kısma ilişkin olarak, tesis kadastrosunda tersimat hatası yapıldığı, 22/2-a uygulama kadastrosunda ise sınırlandırma hatası yapıldığı, 1972, 19 79... yıllarına ait hava fotoğraflarında, 1 58... parsel ile bir bütün olduğunun görüldüğü ve (A) harfli kısmın 1 58... parsele eklenmesi gerektiğinin tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' belirtilerek, davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alanın kamunun kullanımına bırakılan yerlerden olduğunu, kamulaştırma yapılarak hat oluşturulduğunu, dava konusu edilen alanın kamulaştıran parsel sınırları içerisinde kaldığını, hatalı değerlendirme ile ilk tesis kadastrosundaki durum göz önüne alınmadan karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.