11. Hukuk Dairesi 2025/3858 E. , 2026/547 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1
. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının ilk kez 1962 yılında 98544 sayı ile tescil edildiğini, 2003/09497, 2002/27866, 1999/010087, 1987/098544, 1999/010088 sayılı "..." ibareli şekil markalarının bulunduğunu, davalı yanın ürünlerinde bulunan yeşil ve beyaz ana zemin renkli tüm "..." ibareli markasının kullanıldığı çamaşır suyu, temizlik ürün kaplarının/ambalajlarının, gerek genel görünümü ile bıraktığı toplu intiba ve gerekse renk, etiket ve dizayndaki ayniyet sebebiyle, müvekkilinin tescilli ve tanınmış "..." markaları ve uzunca yıllardır kullanılan ürün şişesi/kabı ambalajları ile iltibas ve karışıklığa neden olduğunu, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca davalının müvekkilinin marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasını ve tecavüz sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını ve hükmün ilanını talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet doğuran fiilleri nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 22.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 268.134.43 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile 2012 yılından bu yana marketlerde aynı reyonda davacı ürünleri ile yan yana satış yaptığını, davacı yanın müvekkilinin kullanımına 4 yıldır sessiz kaldığını, bu sebeple davacının sessiz kalma yoluyla dava açma hakkını kaybettiğini, başka firmaların da aynı formda aynı renkleri kullandığı ürünlerin mevcut olduğunu, bu kullanımların jenerik marka haline dönüştüğünü, ürünlerde kullanılan renklerin form gibi jenerik pozisyonda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen dosyasında davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının ambalaj ve tasarımlarının ayırt edilemeyecek derece benzer olduğu, davalının geniş bir seçenek özgürlüğü bulunmasına rağmen iltibası kuvvetlendirmek için ihlale konu şekilde hareket ettiği, davalı eyleminin haksız rekabet ve tescilsiz tasarıma tecavüz kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "...+şekil" ibareli markası ile davacının "...+şekil" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki şişe şeklinin ulaşılması zor alanlara ulaşmak için özel bir işlevinin olması ve bu işlevin farklı markalardaki ürünler için yaygın kullanıma konu bulunması nazara alındığında, görsel olarak “...” ve “...” ibareleri nedeniyle birbirlerinden ayrılabileceği, taraf marka işaretlerindeki asli unsurların bir parçası olan “...” ve “...” kelimelerinin birbirlerinden farklı kelimeler olduğundan, markaların anlamsal olarak da benzemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refi;
birleşen dava, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.