Esas No
E. 2025/482
Karar No
K. 2026/145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/482 Esas
KARAR NO: 2026/145
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 09/06/2025
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 18/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı sigortalı .... Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş. arasında .... poliçe numaralı, 01.01.2024- 01.01.2025 vadeli, .... plakalı araca ilişkin kasko poliçesi akdedildiğini,

23.02.2024 tarihinde, davalıya ait ... plakalı çekici cinsi aracın sigortalının aracına çarptığını ve trafik kazası meydana geldiğini, davalı aracının sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, söz konusu kazanın müvekkiline ihbarı üzerine yapılan eksper incelemesi sonucunda, müvekkilinin 145.398,05 TL tazminat ödediğini, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini amacıyla takip başlatıldığını, takibe itirazın üzerine yürütülen arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile dava ve arabuluculuk vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili firmaya icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça başlatılan ilamsız takibin takip talebinde müvekkili şirkete sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı araçların karıştığı trafik kazası nedeniyle müvekkiline sigortalı olan araçta oluşan zararın rücuen tazmini talebi olduğunu, 03.05.2024 tarihli, 5.070,00 TL tutarlı, asıl alacak; 06.05.2024 tarihli, 1.326,00 TL tutarlı, asıl alacak; 03.06.2024 tarihli, 139.002,05 TL tutarlı, asıl alacak - 176.595,51 TL açıklamasına yer verildiğini, müvekkili firmanın mülkiyetinde bulunan ve şirket faaliyetleri kapsamında taşıma işlerinde kullanılan ... plaka sayılı aracın iddia edilen tarihler dahil olmak üzere herhangi bir kazaya karışmadığını, bu nedenle müvekkili firma tarafından ilgili takibe itiraz edildiğini, Sigorta Bilgi Ve Gözlem Merkezi'nin uygulaması olan ve SMS yollanması suretiyle plakası sorgulanan araca ilişkin Tramer kaydını gösteren uygulamada da bu hususun sabit olduğunu, müvekkili firmanın mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı aracın herhangi bir kazaya karışmamasına rağmen bir kazadan sorumlu tutulmuş olmasının müvekkili firmaca anlaşılamadığını, davalı tarafın, müvekkili firma mülkiyetindeki aracın bir kazaya sebebiyet verdiğini iddia ettiği, takibin dayanağı olarak sunulan Kaza Tespit Tutanağında kaza sonrasında yapılan araştırma ve incelemede kaza yerinde bulunan davlumbaz parçası ve araç plakasından, otoyola giriş çıkış kayıtlarından kaza mahalinde cisim kopan aracın ... plakalı çekici olduğunun değerlendirildiğini, ... plakalı çekici sahibine telefon ile ulaşılarak bahse konu çekicinin sürücüsünün olduğunu beyan eden şahısla yapılan telefon görüşmesinde belirtilen kaza mahalinde aracının lastiğinin patladığını kopan lastik parçasından dolayı aracının plaka ve davlumbazının kaza mahallinde düştüğünü ancak başka aracın bu parçalara çarptığını fark etmediğini bu sebeple kaza mahallinden ayrıldığını beyan ettiğini, müvekkilinin aracına ait Tramer kaydı sorgulandığında görüleceği üzere, müvekkilinin bahsedilen dönemde karışmış olduğu herhangi bir kaza bulunmadığını, davalı tarafın müvekkilinin karışmamış olduğu, herhangi bir şekilde tarafı olmadığı bir kazaya ilişkin olarak rücu adı altında takip açtığını ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, İİK madde 67/2 hükmü gereğince dava değeri olan takip çıktısından aşağı olmamak üzere%20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, açıklanan ve Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerden ötürü, müvekkili firma mülkiyetinde bulunan ... plakalı aracın herhangi bir kazaya karışmamış olduğundan açılan haksız davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile dava değerinin %20’sinden aşağıda olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Dava, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyet esasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK'nın 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Sigorta Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun .... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 145.398,05-TL asıl alacak ve 31.197,46-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 176.595,51-TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 23/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait araç için yapmış olduğu giderlerin TTK 1472 maddesi uyarınca rücuen tahsilini edip edemeyeceği, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.

TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Davacı sigorta şirketine 01/01/2024-01/01/2025 tarihleri arasında kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı araca davalı şirkete ait ... plakalı çekicinin çarpması neticesinde zarara uğradığı, 23/02/2024 tarihinde meydana gelen hasarın vade içerisinde olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası oluşturulduğu, tespit edilen 154.398,05-TL hasarın 5.070,00-TL'sinin 03/05/2024 tarihinde, 1.326,00-TL'sinin 06/05/2024 tarihinde ve 139.002,05-TL'sinin 03/06/2024 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır.

Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.

Davacı taraf, 23/02/2024 tarihinde meydana gelen hasarın davalının kusuru neticesinde meydana geldiğini, mevcut kusur sebebiyle davacı sigorta şirketine sigortalı olan aracın hasarlandığını ve davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelen zararın ödenmesi nedeniyle sigortalının haklarına halef olduklarını iddia etmektedir. Buna göre; davacı taraf, davalı tarafın kusurunu, sigortalı aracın hasarlanması neticesinde meydana gelen zararın ödenmesi sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmekle mükelleftir. TTK.'nın 1472. maddesinde de belirtildiği üzere; sigorta şirketi, meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına ödediği bedel nispetinde hukuken sigortalısının haklarına halef olur. Bu halefiyet, karşı tarafın kusuru ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme nispetindedir.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 makine mühendisi, 1 sigorta hukuku bilirkişisi ve 1 kusur bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "...... plakalı çekici aracın sürücüsünün; Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin d) fıkrası ve 30.maddesinin a) fıkrasını ve

81.maddesinin d) fıkrasını ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, Karayolları Trafik Kanununun 30. maddesine göre; kullandıkları aracının esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurmak ve aracın lastiklerini de teknik şartlara uygun durumda bulundurmak bu hususta dikkatli ve tedbirli olmak, özen yükümlülüğüne uymak zorunda olduğu halde; dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis Görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sürücü ...’ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile

23.02.2024 günü saat: 07.20 sıralarında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... otoyolu üzerinde ... istikametinde seyir halindeyken .... mevkiiye geldiği esnada, önünde seyir halinde bulunan plakasını alamadığı Çekici aracın lastiğinin patladığı, kopan lastik parçası ve davlumbaz parçasına, aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Polis Görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki kendi beyanlarına göre, kaza sonrası yapılan araştırma ve incelemede kaza yerinde bulunan davlumbaz parçası ve araç plakasından otoyola giriş çıkış kayıtlarından kaza mahallinde cisim kopan aracın ... plakalı çekici olduğu değerlendirilmiş ve ... plakalı çekici sahibine telefonla ulaşılarak bahse konu çekicinin sürücüsü olduğunu, beyan eden şahısla yapılan telefon görüşmesinde belirtilen kaza mahallinde aracının lastiğinin patladığını kopan lastik parçasından dolayı aracının plaka ve davlumbazının kaza mahallinde düştüğünü ancak başka aracın bu parçalara çarptığını fark etmediğini bu sebeple kaza mahallinden ayrıldığını beyan ettiğinin, kaza tutanağında belirtildiği ve bu şekilde meydana gelen dava konusu trafik kazasının izah edildiği, bu durumda aracın lastiklerini, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurmadığı, otoyolda seyir halindeyken patlayan lastikten kopan parçaların kazaya sebebiyet verdiği ve ayrıca meydana gelen kazaya direk etkisi olmasa da, karıştığı kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorunda olmasına rağmen, kaza yerini terk ettiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın; Meydana gelen trafik kazasında Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında kusurunun olmadığı, bu durumda; Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, ... plakalı çekici aracın sürücüsünün, 2918 sayılı KTK’nın 30/1-a (Lastikleri noksan bozuk veya teknik şartlara aykırı olarak. Araçları kullanmak.) maddesini ihlal ettiği, ... plakalı aracın sürücüsü ....’ın herhangi bir kural ihlalinin olmadığı kanaati belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulduğu, işbu hasar ile, bahse konu, davalıya ait aracın lastik sırtı sıyırması ile bu karayoluna bıraktığı artık lastik parçalarının, davacı sigorta şirket nezdinde, sigortalı araçta bu tespit edilen hasar ile işbu trafik kazasının uyum gösterdiği görüşüne varıldığı, davacı sigortanın, bahse konu hasar için, sigortalı aracın tamirine ilişkin yapmış olduğu belgeli harcamaların, işbu raporda hesaplanan hasar bedelinden daha az olması ile, işbu talebe uygun bir ödeme yapılmış olduğu anlaşılarak, işbu hasar giderilme tutarının kabul edilmesi görüşüne varıldığı, davacının davalıya 145.398,05 TL’yi rücu edebileceği,... " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; 23/02/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacı sigorta şirketine sigortalı araçta oluşan hasar nedeni ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyet ilkesi gereği davalıdan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı çekicinin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile talep edilen tutarın uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Davalı taraf her ne kadar ... plakalı çekicinin herhangi bir kazaya karışmadığını beyan etmiş ise de; kaza yeri fotoğraflarından aracın plakasının ve davlumbaz parçasının düştüğünün görülmesi, kaza tespit tutanağında bu hususla birlikte otoyol giriş çıkış kayıtları ile düşen parçaların ve ... plakalı çekici sahibi ile telefon görüşmesi yapıldığına ve araç sürücüsünün kazayı kabul ettiğine ilişkin tespitler ve davalının aksi yönde bir delil ortaya koymamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının iddiaları soyut nitelikte kalmış ve Mahkemece itibar edilmemiştir. 23/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası davacı sigorta şirketi nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi vadesi içerisinde ve teminat kapsamında gerçekleşmiş olup, davacı sigorta şirketince 3 ayrı tarihte olmak üzere toplam 145.398,05-TL tutarında hasar tazminatı ödendiği, davacının bu bedel üzerinden icra takibi başlatmakta haklı olduğu, davacı her ne kadar ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi isteminde bulunmuş ise de, dava konusu aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, bu nedenle ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz isteminde bulunabileceği, yapılan ödemelere ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi sureti ile yapılan hesaplama neticesinde davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın asıl alacağın tamamı yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; dava konusu edilen sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı, bu durumda davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı (İstanbul BAM 14 HD 2021/1708 Esas, 2024/1975 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ve netice itibari ile açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 5.070,00-TL asıl alacak 546,31-TL işlemiş faiz, 1.326,00-TL asıl alacak 141,90-TL işlemiş faiz ve 139.002,05-TL asıl alacak 13.801,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 159.887,45-TL üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,

3.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 10.921,91-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.132,83-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.789,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 2.835,73-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4.Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 16.708,06-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 21.535,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 19.495,63-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.164,38-TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 435,62-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

8.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog