Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2022/5770 E.  ,  2025/7328 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/165 E., 2020/886 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Mersin ili ..... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro sonucu; 1 02... parsel sayılı taşınmaz Hazine adına tespit edilmiş, yapılan tespite... ...'nın itirazı üzerine komisyonca itiraz kabul edilerek bu parselin ifrazı ile dava konusu 1 02... parsel 1.559.00 metrekare yüzölçümüyle 1937 tarihli ve 218 tahrir nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu... ... adına tarla vasfıyla tespit edilerek 25.04.2008 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra 04.08.2008 tarihinde satış yolu ile davalı ... kızı ... ... adına tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık ve çalılık yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 2012/8785 Esas, 2012/10447 Karar sayılı ilamıyla "...çekişmeli taşınmazın 1990 tarihli memleket haritasında çalılık simgeli yeşil alanda kaldığı ve 2004 tarihli uydu fotoğrafına göre de çalılık ve taşlık olduğu, imar ihyasının henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın %8 eğimde orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak; 2004 tarihli uydu fotoğrafında henüz imar ve ihyasının tamamlanmadığının belirtildiği, dayanılan uydu fotoğrafının resmi yolla dosyaya getirilmediği gibi, davalı cevap dilekçesinde tespite dayanak alınan vergi kaydı dışında bir örneği dosyada bulunan ve davalı tarafından dosyaya sunulan 9 mart 19 26... numaralı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa revizyonları sorulup getirtilerek, keşifte uygulanmadığı gibi kadastro sırasında tespite esas alınan dayanak vergi kaydı, bu kaydın bütününü çevreleyen parsellere komşu olan parsel tutanaklarının vergi kayıtlarının uygulanmadığı, davacı taşınmazı satın aldığına göre satın almadan önceki malikin ya da zilyedin kim olduğu ve kimden kime kaldığı zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçimi ayrıntılı şekilde mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulmadığı..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif ve mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile zemine uygulanan 3 Mart 1926 tarihli tapu kaydına göre dava konusu edilen taşınmazın bu tapu içerisinde yer aldığı, tapu maliki ile 3 Mart 1926 tarihli tapu kaydına göre malik olan ... ve ... isimli şahıslar ile davalı ... arasında akdi ve irsi ilişkinin dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, bu hali ile her ne kadar davalının maliki bulunduğu taşınmazın kadastro tespiti sırasında imar ve ihya edilmediği anlaşılmış ise de, davalının mülkiyet hakkının 1926 tarihli tapu kaydına dayandığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı tarafın ibraz ettiği tapu kaydının yapılan keşif ve uygulama ile dava konusu taşınmaza uyduğu ancak, dayanılan tapu kayıt malikinin mirasçısından taşınmazın tespit maliki ... ... tarafından 2005 yılında satın alındığı, taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılı itibariyla da 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığı gibi dava konusu taşınmazın kadastro komisyonunca vergi kaydına istinaden tespit maliki adına tespit ve tescil edildiği ancak zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına da değer verilemeyeceği, bilirkişi raporunda 1987 tarihli hava fotoğrafı ve 2004 tarihli uydu görüntüsünde dava konusu taşınmazın kayalık ve çalılık olduğu belirtilmekle, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog