Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2022/4420 E.  ,  2025/7332 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2017/8 E., 2021/95 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 15... , 2, 3, 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 1.629,27 m², 4.779,29 m², 1.168,04 m², 1.743,06 m² ve 1.671,11 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 1 15... , 2, 3, 5 ve 6 parsel taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescillerini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2006/3081 Esas ve 2006/5545 Karar sayılı ilamıyla “...İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları getirtilip orman araştırması yapılması, yapılacak araştırma sonucu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde 1, 2 ve 5 numaralı parsellerden şu an Kığı-... karayolu geçtiği ve zilyetliğin bu nedenle kesintiye uğradığı ve karayolu niteliğindeki bir yerin kişi adına tescil edilemeyeceği de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği...” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişinin 08.07.2014 tarihli raporunda (1B) ile harflendirdiği 792,45 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fen bilirkişinin (1A) harfi ile gösterdiği 836,82 m²lik kısım yönünden açılan davanın reddi ile kadastro tutanağındaki malikler adına tespitine, taşınmazın üzerinden karayolu geçtiğinden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişinin 08.07.2014 tarihli raporunda (2B) ile harflendirdiği 3.523,93 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fen bilirkişinin (2A) harfi ile gösterdiği 1.255,36 m²lik kısım yönünden açılan davanın reddi ile kadastro tutanağındaki malikler adına tespitine, taşınmazın üzerinden karayolu geçtiğinden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro kadastro tutanağındaki malikler adına tespitine, taşınmazın üzerinden karayolu geçtiğinden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kadastro tutanağındaki malikler adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2017 tarihli ve 2015/14306 Esas, 2017/3275 Karar sayılı ilamıyla "...İlk Derece Mahkemesince DSİ tarafından yapılan yol kapsamında kalan 1 15... , 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kamulaştırma kararı bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, taşınmazların yolda kalan kısımları ayrıca hesaplattırılmadığı ve taşınmazlar çevre parsellerle birlikte en eski tarihli hava fotoğrafları üzerine gösterilmediği, 1956 tarihli hava fotoğrafları bulunduğu yerden getirtilerek orman araştırması yapılması, 1 15... , 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların DSİ tarafından yapılan yol kapsamında kaldığı belirlendiğine göre, bu taşınmazlar için herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığının sorulması, kamulaştırma yapılmış ise kamulaştırma haritasının getirtilerek ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de kamulaştırma haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazların çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, uzman fen bilirkişi eliyle taşınmazların yolda kalan kısmlarının yüzölçümleri ayrıca hesaplanmalı, taşınmazların tamamının yol kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde taşınmazların yolda kalmayan kısımları için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca tespit malikleri yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak bu kısımlar yönünden tescil hükmü kurulmalı, taşınmazların yolda kalan kısımları yönünden ise 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca mülkiyetin tespiti ve paftasında yol olarak göstertilmesi ile yetinilmesi ve toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...en eski tarihli hava fotoğrafı (1956 tarihli) ve bu fotoğraflar ile tanzim edilen 19 59... tarihli memleket haritaları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirilmeler sonucunda dava konusu Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 1 15... , 2, 3,5 ve 6 parsellerin tamamının orman muhafaza karakteri taşıdığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesine göre tanımı yapılan orman arazilerinden olduğu, orman sayılan alanlardan olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 15... , 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağında yazıldığı yüzölçümleri ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1 15... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile harflendirdiği 1.395,74 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tespitine, taşınmazın üzerinden karayolu geçtiğinden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda 3.385,55 m²lik kısım yönünden açılan davanın kabulü ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda (B) ile harflendirdiği 447,79 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tespitine, taşınmazın üzerinden karayolu geçtiğinden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda gösterilen 1.295,27 m²lik kısım yönünden açılan davanın kabulü ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de jeodezi ve orman bilirkişi raporunda 1956 tarihli hava fotoğrafında "taşınmazlar üzerinde herhangi bir imar veya ihyanın olmadığı, sınırlarının oluşmadığı, taşınmazlar üzerinde yer yer açıklık, yer yer çalılık ve ağaç formunda yeşil alanların görüldüğü" ifade edilmesi karşısında yer yer açıklık, yer yer ağaçlık ve ağaç formunda yeşil alanların ayrı ayrı belirlenip değerlendirilmediği, öte yandan dava konusu taşınmazlara komşu 1 15... ve 8 parseller tarım arazisi olarak kesinleştiğine göre, dava konusu taşınmazların orman içi açıklık olduğu yönündeki tespitin hangi gerekçeye dayandığı anlaşılamamış olup eksik inceleme neticesinde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.

O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak dava konusu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı, yol olarak belirtilen yerde DSİ tarafından yapılmış bir kamulaştırma işleminin olmadığı, Hazine tarafından açılmış bir dava ve eldeki davaya katılımının da bulunmadığı anlaşıldığına göre, orman olarak belirlenen yerler yönünden davanın kabulüne, orman vasfında olmayan yerler yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog