10. Hukuk Dairesi 2025/5708 E. , 2025/17489 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Vezirköprü 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 16.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Davacı adına da gelen olmadı, tarafların yokluğunda duruşmaya başlanıp, duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalının kusuru bulunduğundan bahisle 2.716.372,74 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %66,00 oranında iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı yönünden maluliyet tespitinin eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi heyetinin sendikalarca vergi kesintisi yapılmaksızın brüt olarak bildirilen emsal ücretler ile TÜİK verilerine dayanarak davacının aylık ücretini asgari ücretin 2,19 katı olacak şekilde 1.953,08 TL olarak kabul etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu tespitin kabulünün mümkün bulunmadığını, tazminat hesabının PMF yaşam tablosuna göre yapılması gerektiğini, raporda uygulanan iskonto katsayısının hatalı olduğunu, SGK tarafından davacıya 25.07.2014–25.04.2015 tarihleri arasında geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği dikkate alındığında bu süre boyunca davacının tam malul kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu döneme ilişkin iyileşme süresinin Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenecek tıbbi verilere göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince bir kök bir de ek hesap raporu alındığı, 18.04.2022 tarihli kök hesap raporunda TÜİK emsal ücreti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rayiç listesindeki ücret, ... Sendikasının 17.02.20 22... .03.2022 tarihli birbiri ile çelişen cevabi yazılarının ortalaması, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin bildirdiği ücretin ortalaması alınarak davacının kaza tarihinde 1.953,08 TL aylık net ücret aldığı, bu tutarın da dönem asgari ücretinin 2,19 katı olduğu kabulünden hareketle hesaplama yapıldığı, dinlenen tanık beyanlarında ücret belirtilmediği, bu kök hesap raporunda davacının 8.825,74 TL geçici iş göremezlik, 1.122.488,20 TL sürekli iş göremezlik dönem zararı bulunduğunun tespit edildiği, bu kök hesap raporunun davacı vekiline 23.04.2022 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildiği, davacı vekilince rapora itiraz edilmediği, 20.09.2023 tarihli celsede davacı vekilinin “Asgari ücretin değiştiği dikkate alınarak güncel veriler yönünden rapor tanzimi için dosyanın hesap yönünden bilirkişiye gönderilmesini talep ederiz” şeklinde beyanda bulunması üzerine Mahkemece 11.10.2023 tarihli ek hesap raporunun alındığı, veriler aynı olmasına karşın bilinen dönemin değişmesi nedeniyle davacının maddi zararı geçici+sürekli iş göremezlik dönemi toplam 2.716.372,74 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece ek hesap raporuna itibar edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde yakınlarının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda davacı sendikalı olmadığı halde gerçek ücretin tespitinde sendika tarafından bildirilen çelişkili ücretlerin dikkate alınması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; tanıkların ücret konusunda beyanları alınmadığı gözetilmek suretiyle tanıkları ücret noktasında yeniden dinlemek, davacının kaza tarihindeki net ücretin ne olduğu konusundaki beyanlarını almak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak, alınacak bu yeni hesap raporunda davacı vekilince 18.04.2022 tarihli kök hesap raporuna itiraz edilmediğini dikkate alarak bu hesap raporundaki bilinen/iskontosuz, bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerininin değiştirilmemesi gerektiğini göz önünde bulundurmak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.