11. Hukuk Dairesi 2025/3699 E. , 2026/579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin 2019/14917 sayılı ve "... MAKİNE" ibareli marka başvurusuna itiraz ettiklerini, itirazın TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkillerinin "...", "... ... ...", "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaların seri marka mahiyetinde bulunduğunu, tüketicilerde dava konusu markanın müvekkillerine ait olduğu algısının oluşacağını, markaların benzer olduğunu, davalı şirketin markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, "..." ibaresinin tek hak sahibi gibi hareket ettiğini ileri sürerek 2020-M-1215 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." markalarının sahibi olduğunu, bu markalar nedeniyle de dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunduğunu, "..." markası davacılara ait olmadığı gibi diğer mesnet markaların 29... . sınıf mallarda tescilli olduklarını, soy ismi "..." olan aile fertlerinin tüm mal varlıkları ve şirketler paylaşıldıktan sonra müvekkilinin yoğun yatırım sonucu tanınmış hale getirilen "..." markaları üzerinde hak sahibi olmak için başvurular yaptıklarını, görülen davaların da müvekkili lehine sonuçlandığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir marka isim ve soy isminden oluşuyorsa genellikle soy ismin ayırt edici niteliğinin isme göre daha yüksek olduğu, davacılara ait markalardan hususiyetle "..." ve "..." markalarında, "..." ibaresinin doğrudan soy isim olarak markada kullanıldığı, genel kabul gören görüş doğrultusunda vurgunun soyismin yani "..." ibaresinin üzerinde odaklanacağı, davacılara ait bir diğer markanın bütün olarak yine bir isim soyisim markası niteliği taşıdığı, ancak anılan marka içerisinde "..." ibaresinin, markadaki üç kelimeden biri ve ortadaki olduğu, bu anlamda soyisim olarak vurgunun "..." ibaresi üzerinde yoğunlaşacağı, dolayısıyla anılan markanın bu haliyle, doğrudan davalı markalarını çağrıştıracağı yönünde bir izlenimi tüketici nezdinde uyandırmayacağı, bu davacı markasının parçalanmaksızın ve bir bütün olarak nazara alınmasının gerektiği, benzer bulunan davacı markaları kapsamında yer alan 29... . sınıf mallar ile dava konusu marka kapsamındaki 35/05. alt sınıfta 29... . sınıf malların grubunda aynı malların satışına dair yer alan kararda ayrıntılı olarak sayılan mallar açısından, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin doğabileceği, davacı markalarının tanınmışlığının kanıtlanamadığı, davalı yanın müktesep hak iddiasına dayanak olabilecek çok sayıda "..." esas unsurunu haiz, 35. sınıf altında 29... . sınıf malların satışını kapsayan ve tescili üzerinden 5 yıldan fazla süre geçmiş markası mevcut olmakla birlikte davalının anılan malların satışına yönelik markasal kullanımları bulunduğunu gösterir delillerin sunulmadığı, bu nedenle müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı ... ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulü ile YİDK'nın 2020-M-1215 sayılı kararının kararda belirtilen mallar yönünden kısmen iptaline, aynı mallar yönünden davalı şirket markasının kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak "..." markası açısından da aynı, benzer ve ilişkili mallar yönünden karıştırılma ihtimali olduğu, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tüm davacılar yönünden kısmen kabulü ile kararda ayrıntısı belirtilen mallar yönünden YİDK'in 2020-M-1215 sayılı kararının kısmen iptaline, aynı mallar yönünden davalı şirket markasının kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.