9. Hukuk Dairesi 2025/8864 E. , 2026/107 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... AŞ ve ... Hazır Beton İnşaat ... Sanayi ve ... AŞ vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.07.2012-23.12.20 14... .01.2016-30.04.2019 tarihleri arasında iki farklı dönemde satın alma, formen ve müdürlük gibi görevlerde çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, davalılar tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının hiçbir dönemde müvekkil Şirket işçisi olarak çalışmadığını, müvekkilinin hazır beton üretimi işi yaptığını, diğer davalıların müvekkilinden beton taşıma işini aldıklarını, müvekkili ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... Hazır Beton İnşaat ... Sanayi ve ... AŞ ve ... İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının mikser operatörü olarak çalışmaktayken sorumlusu olduğu tesiste bulunan bazı kişilerin mikser araçları ile beton pompalarına ait malzemeleri el altından başka şahıs ve şirketlere satarak haksız menfaat sağladıklarını, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılar nezdinde 17.07.2012-23.12.20 14... .01.2016-30.04.2019 tarihleri arasında toplam 5 yıl 8 ay 23 gün süre ile çalıştığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının belirlendiği, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... AŞ ve ... Hazır Beton İnşaat ... Sanayi ve ... AŞ vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan Mahkemenin davalıların davacının işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduklarına ilişkin değerlendirmesinin yerinde olduğu, Mahkemenin gerekçeli kararında da açıklandığı gibi iş sözleşmesinin sona eriş şekline göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunduğu, davacının fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğunu ispat ettiği, davacının ödendiği ispatlanamayan ücret alacağı bulunduğu, kullandırıldığı ispatlanamayan yıllık izinleri olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı def'i dikkate alınarak yapılan hesaplamada hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde;
a)Husumet itirazları bulunduğunu,
b)Müvekkili ile diğer davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını,
c)Davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, ... tarafından hak ettiği tüm alacaklarının ödendiği,
d)Zamanaşımı def'inin tam olarak değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... Hazır Beton İnşaat ... Sanayi ve ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde;
a)Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak husumetli tanık beyanlarına itibar edilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu,
b)İbra senedinin geçersiz sayılması için hiçbir hukuki gerekçe bulunmadığını,
c)Davacının tüm işçilik alacaklarının kendisine eksiksiz olarak ödendiğini,
d)Uygulanan indirim oranının yetersiz kaldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
husumet, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve ödenip ödenmediği, zamanaşımı ve indirim oranına ilişkindir.
Mahkeme kararında yazılacak hususlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Gerekçe hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararı gereğince bozma sebebidir.
Somut olayda İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; davacının çalışma süresinin 17.07.2012-23.12.20 14... .01.2016-30.04.2019 tarihleri arasında 5 yıl 8 ay 23 gün olduğu belirtilmiş, davacının 5 tam yıl çalışması karşılığında 70 iş günü yıllık izne hak kazandığı açıklanmıştır. Ancak, bilirkişi ek raporunda davacının çalışma süresinin 6 yıl 2 ay 4 gün olduğu tespit edilerek hesaplamalar buna göre yapılmış, söz konusu rapora göre de hüküm kurulmuştur. Sonuç olarak gerekçe ile hüküm çelişkisi oluşmuştur. 6100 sayılı Kanun'un 297, 2 98... . maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar ... AŞ ve ... Hazır Beton İnşaat ... Sanayi ve ... AŞ vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.