11. Hukuk Dairesi 2025/3709 E. , 2026/580 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ana unsurlu çok sayıda tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibareli 2020/45969 sayılı marka başvurusuna müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın nihai olarak dava konusu TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, davaya konu markaların iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer olduğunu, dava konusu markanın esas ve ayırt edici unsurunun “cotton” ibaresi olduğunu, “mask” ibaresinin maske anlamına geldiğini, tescilin talep edildiği sınıflarda tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresini standart kullanım dışına çıkartarak markalaştırdığını, “...” anlamının geri planda kaldığını, başvuru markasının seri marka algısı yarattığını, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, 25. ve 35. sınıfların müvekkilinin ana faaliyet alanı olduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2021-M-10263 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2020/45969 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dileçesinde; markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduğunu fark edebileceğini, markaların aynı seriden sanılmayacağını, YİDK kararının yerinde olduğunu, tanınmışlık şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında aynı, benzer ve ilişkili mal ve hizmetler açısından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, her ne kadar davacı adına tescilli “...” tanınmış markası bulunmakta ise de “cotton” ibaresinin, sektörde pek çok kişi tarafından kullanılan ve giyim sektöründe kullanılan materyali tanımlayan bir ibare olması karşısında, davacı markalarının ayırt ediciliğinin düşebileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü kapsamında tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, davacının ticaret unvanının çekirdek/esaslı unsuru “...” ibaresi iken davalının davaya konu başvurunun “... %100 ...” biçiminde olduğu, bu doğrultuda SMK’nın 6/6 hükmünün uygulama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2021-M-10263 sayılı kararının kararda ayrıntılı olarak sayılan 09. 25. ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... davalı Kurum'a ayrı ayrı yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.