Esas No
E. 2024/142
Karar No
K. 2025/688
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/142 Esas
KARAR NO: 2025/688
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/03/2021
YENİLENME TARİHİ: 19/02/2024
KARAR TARİHİ: 10/07/2025

Mahkememizden verilen 16/06/2022 tarih ve...sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 13/02/2024 tarih ve... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İdarenin Abone İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından 05/03/2018 tarihinde davalı adına abone kaydı yapıldığından dolayı davacı idare açma kesme personelince sayacı yerine bağlamak amacıyla "... Mahallesi...Çiğli-İZMİR" adresine gidildiğinde, kayıtlarında bulunmayan piyasadan temin edilmiş bir sayacın bağlı olduğu, suyun kullanıma açık olduğu ve kaçak su kullanıldığı tespit edildiğini, davacı idare tarafından Tarifeler Yönetmeliği'nin 27.maddesinde belirtilen hüküm gereğince davalı... İşletmesi hakkında kaçak su tahakkuku oluşturulduğunu, kaçak su bedelinin tahsili için İzmir....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine borçlu olmadıklarını belirterek, borca, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiklerini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalının izmir ... icra müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı borca itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davacı İdare lehine en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İşletmesi ile Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü arasında akdedilen 18.12.2017 tarihli "Vakıf Taşınmaz Tahsis Protokolü" kapsamında İzmir, Çiğli, ...... Mah.... adresindeki taşınmazın, öğrenci yurdu olarak kullanılmak üzere... İktisadi İşletmesine tahsis edildiğini, tahsisi yapılan taşınmazın, hiç bir şekilde taraflarınca kullanılmadığı gibi,18.12.2017-10.04.2018 tarihleri arasında anılan öğrenci yurdunda faaliyetlerinin olmadığını, davalı işletmeye bağlı şube tesis edilmediğini ve herhangi bir yetkili ataması da gerçekleştirilmediğini, diğer yandan, adlarına tahsisi yapılan öğrenci yurdunun 10.04.2018 tarih,... sayılı işlemle iptal edildiğini, taraflarınca 18.12.2017 tarihinde tahsisi yapılan taşınmazın su abonelik işlemleri için 05.03.2018 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü'ne (... yaptıkları müracaat neticesinde... adına ilgili birimin taşınmazda aynı gün ( 05.03.2018) yaptığı tespitte, kendi kurumlarına ait olmayan bir sayaçla kaçak su kullanıldığına ilişkin tespit gerçekleştirildiğini, İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya üzerinden icra takibine konu edilmesi hasebiyle haberdar oldukları bu duruma da yasal ve haklı gerekçelerle itirazlarını gerçekleştirdiklerini, davacı idarenın, davalı adına düzenlenmemiş olan, davalının kullanımında bulunmayan bir sayaç üzerinden borç tahakkuk ettirdiğini, sayacın kaçak kullanıldığından bahisle icra takibi başlattığını, ancak, davalının bir gün dahi kullanmadığı bir yerle ilgili olarak su ve sayaç kullandığı iddiası haksız ve yersiz olup, davalıya ait olmayan bir borç yüklendiğini belirterek haksız bu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVA KONUSU : Açılan dava, su abonelik sözleşmesi kapsamında davalının kaçak su kullanıp kullanmadığı, bu hususta davalıya tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ve faizi ile bu kapsamda davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 21/10/2021 tarih ve...Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda, dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait İzmir İli, ... İlçesi,... Mahallesinde kain tapuda ...Parselde kayıtlı taşınmazda bulunan su saatinden sayaç dışı kullanım yapıldığı, davacı idare tarafından tahsis edilmeyen ve muhtemelen piyasadan temin edilen bir sayacın binada bağlı olduğu ve bu şekilde kaçak su kullanmak suretiyle bir haksız fiil eyleminin ika edildiği, bu nedenlerle davacı idarenin toplamda 9.449,41 TL zararının bulunduğu, dava dosyasından ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Davada tartışmalı olan husus bu şekilde tespit edilen haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve haksız fiil nedeniyle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olup olmadığıdır.

Tüm dosya kapsamından söz konusu taşınmazın dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü tarafından 2017 yılında Türkiye... İşletmesine yurt faaliyeti yapmak üzere tahsis edildiği, daha sonra bu tahsisin iptal edilerek taşınmazın bu kez 06/11/2017 tarihinde davalı...na teslim edildiği ve 2018 yılında bu tahsisin iptali yapılarak taşınmazın 28/05/2018 tarihli...No'lu karar ile... tahsis edildiği ve söz konusu taşınmazın su ve elektrik borç kaydının görülmediğinin dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından mahkememize bildirildiği görülmektedir. Şu halde, söz konusu taşınmaz davalı tarafça fiilen kullanılmamıştır. Dava dosyasından bu taşınmazın yurt faaliyeti icra edilen bir yer olduğu da anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça söz konusu taşınmaz yurt veya başka herhangi bir amaca matuf olarak kullanılmadığına göre davalının söz konusu taşınmazda bulunan sayacı değiştirerek veya herhangi bir şekilde abonelik sözleşmesi ve diğer yasal düzenlemelere aykırı bir kullanımda bulunması hayatın doğal akışına aykırı bulunmaktadır. Zaten bu kullanımın ve özellikle sayaç değişikliğinin davalı tarafça yapıldığı dosya kapsamında ispatlanamamıştır. Buradan hareketle davacının haksız fiil nedeniyle bir zararı bulunmakta, davacı bu zararını ispat etmekte ise de bu zararın davalı tarafça meydana getirildiği ve zarardan davalı tarafın sorumlu olduğu ispatlanabilmiş değildir. İtirazın iptali davasında davacı alacağın varlığını, miktarını, borçtan sorumlu olanı, alacağın muacceliyetini, davalı taraf ise borcun ödeme yahut herhangi başka bir sebeple ortadan kalktığını ispat külfeti altında bulunmaktadır. Somut olayda, davacı borçlunun davalı olduğunu ispat edememiştir. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi tarafınan yapılan yargılama neticesinde ilgili Hukuk Dairesinin 13/02/2024 tarih ve... Karar sayılı ilamında; "HMK.nun 266. maddesi gereğince ancak çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilebileceği, hakimin kendisinin sahip bulunmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvuracağı, bu nedenle bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında özel ve teknik bilgiye sahip, başka bir deyişle o konuda uzman olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla mahkemece teknik konularda mutlaka teknik öğrenim görmüş olan mimar, mühendis, hesap bilirkişisi gibi kişiler bilirkişi olarak seçilmelidir.

Somut olayda; su aboneliğinden kaynaklanan ilamsız icra takibine davalı tarafından kısmi itirazda bulunulmuş, davacı tarafından da takibe vaki kısmi itirazın iptali davası açılmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun Elektrik Mühendisi bilirkişiden alındığı anlaşılmıştır. Söz konusu bilirkişi su borcundan kaynaklanan alacakların hesaplanması konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, bu bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir.

Öyle ise mahkemece; su abonelikleri alanında uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınması, dava konusu aboneliğe ilişkin taşınmazın davalıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürülüğü tarafından tahsis edilerek 06/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve bu sebeple fiili kullanımın davalıya geçtiğinin değerlendirilmek suretiyle kaçak kullanımının mevcut olup olmadığı, kaçak kullanım söz konusu ise davacının davalıdan talep edebileceği miktarın belirlenmesi ve daha sonra toplanan veya toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ve ehil olmayan bilirkişi tarafından sunulan raporlar hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacının istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir." ifadelerine yer verilerek kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosya mahkememize gönderilmiştir.

İzmir... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı İzmir Büyükşehir Belediyesi ... olduğu, borçlunun davalı... İktisadi İşletmesi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 103.631,00-TL asıl alacak, 39.521,41-TL işlemiş faiz ve 7.113,85-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 150.266,26-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir

Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde 14/05/2054 tarihli duruşma ara kararı ile dosya su abonelikleri alanında uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 05/06/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu aboneliğe ilişkin taşınmazın davalıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilerek 06/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve bu sebeple fiili kullanımın davalıya geçtiği hususu dikkate alınarak 06.11.2017 ila 10.04.2018 tarihleri arasında kaçak kullanımının mevcut olduğu, kaçak kullanım bedelinin dosya kapsamında veriler dikkate alındığında KDV Dahil 6.345,80 TL olduğu, davacının 15.03.2021 tarihli dava dilekçesinde “Haksız itiraz nedeniyle davacı idare lehine en az %20 icra inkar tazminatı” talebine ilişkin olarak Sayın Mahkemenin vereceği karar sonrasında fatura son ödeme tarihi olan 30.07.2018 tarihi ila icra takip tarihi olan 05.03.2020 tarihleri arasında alanında yetkin bir hesap uzmanı bilirkişisine asıl alacak tutarı olan 6.345,80 TL üzerinden hesap yaptırabileceği ve bu hesap sonrasında davalı vakfın sorumlu tutulabileceği toplam tutarın hesaplanabileceği konusunda hukuki değerlendirmenin sayın mahkeme tarafından yapılması gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.

Mahkememizce 11/03/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın aynı bilirkişiye tevdi ile dava konusu takip dosyasında ödeme emrinde yazılı olan alacak kalemlerinin (işlemiş faiz miktarının, faizi KDV'sinin) uygun olup olmadığının, uygun olması gereken miktarın ne olduğu hususlarında ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 09/04/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu aboneliğe ilişkin taşınmazın davalıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilerek 06/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve bu sebeple fili kullanımın davalıya geçtiği hususu dikkate alınarak 06.11.2017 ila 10.04.2018 tarihleri arasında kayıtlı olmayan sayaç kullanımının mevcut olduğu, asıl alacak olarak 6.345,80 TL, gecikme zammı olarak 2.630,18 TL, gecikme zammı KDV'si olarak 473,43 TL toplamda 9.449,41 TL'nin icra takip tarihi itibariyle davalı vakfın sorumlu tutulabileceği tutar olduğu konusunda hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği hususunda oluşan teknik yönden görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Mahkememizce 17/06/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin itirazları ve her ne kadar işlemiş faizi hesap uzmanı tarafından hesaplanması gerektiği belirtilmiş ise de bu hesaplamanın bilirkişi tarafından mümkün olduğu, sırf işlemiş faizin hesaplanması nedeniyle yeni bir bilirkişiye dosyanın verilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu dikkate alınarak işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'si yönünden ayrıntılı olarak hesaplamaları içerir ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 19/06/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu aboneliğe ilişkin taşınmazın davalıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilerek 06/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve bu sebeple filli kullanımın davalıya geçtiği hususu dikkate alınarak 06.11.2017 ila 10.04.2018 tarihleri arasında kayıtlı olmayan sayaç kullanımının mevcut olduğu, asıl alacak olarak 6.345,80 TL, gecikme zammı olarak 2.630,18 TL, gecikme zammı KDV'si olarak 473,43 TL toplamda 9.449,41 TL'nin icra takip tarihi itibariyle davalı vakfın sorumlu tutulabileceği tutar olduğu konusunda hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemen tarafından yapılması gerektiği hususunda oluşan teknik yönden görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalıya ait adreste kaçak su kullandığı tespit edildiğinden davacı tarafından davalı adına tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği ve itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı,

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davalının kaçak su kullandığı yönündeki davacı iddiası " Dava dosyasından bu taşınmazın yurt faaliyeti icra edilen bir yer olduğu da anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça söz konusu taşınmaz yurt veya başka herhangi bir amaca matuf olarak kullanılmadığına göre davalının söz konusu taşınmazda bulunan sayacı değiştirerek veya herhangi bir şekilde abonelik sözleşmesi ve diğer yasal düzenlemelere aykırı bir kullanımda bulunması hayatın doğal akışına aykırı bulunmaktadır. Zaten bu kullanımın ve özellikle sayaç değişikliğinin davalı tarafça yapıldığı dosya kapsamında ispatlanamamıştır. Buradan hareketle davacının haksız fiil nedeniyle bir zararı bulunmakta, davacı bu zararını ispat etmekte ise de bu zararın davalı tarafça meydana getirildiği ve zarardan davalı tarafın sorumlu olduğu ispatlanabilmiş değildir. İtirazın iptali davasında davacı alacağın varlığını, miktarını, borçtan sorumlu olanı, alacağın muacceliyetini, davalı taraf ise borcun ödeme yahut herhangi başka bir sebeple ortadan kalktığını ispat külfeti altında bulunmaktadır. Somut olayda, davacı borçlunun davalı olduğunu ispat edememiştir. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle haklı görülmeyerek davanın reddine karar verilmiş ise de karara karşı davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuş olup istinaf ilamında dava konusu aboneliğe ilişkin taşınmazın davalıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürülüğü tarafından tahsis edilerek 06/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve bu sebeple fiili kullanımın davalıya geçtiğinin değerlendirilmek suretiyle kaçak kullanımının mevcut olup olmadığı, kaçak kullanım söz konusu ise davacının davalıdan talep edebileceği miktarın belirlenmesi ve daha sonra toplanan veya toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm tesisi gerektiği belirtildiğinden artık somut olayda kaçak su tüketimi varsa bu tüketimden fiili kullanımın davalıya geçtiğinin kabulü karşısında davalının sorumlu olmayacağı yönündeki husus uyuşmazlık konusu olmayıp sadece kaçak su tüketimi olup olmadığı, kaçak kullanım varsa miktarı uyuşmazlık konusu olup bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere dava konusu aboneliğe ilişkin taşınmazın davalıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilerek 06/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve bu sebeple filli kullanımın davalıya geçtiği hususu dikkate alınarak 06.11.2017 ila 10.04.2018 tarihleri arasında kayıtlı olmayan sayaç kullanımının mevcut olduğu, asıl alacak olarak 6.345,80 TL, gecikme zammı olarak 2.630,18 TL, gecikme zammı KDV'si olarak 473,43 TL toplamda 9.449,41 TL'nin icra takip tarihi itibariyle davalı vakfın sorumlu tutulabileceği tutar olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş ayrıca davacı lehine alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile

a)Dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 6.345,80-TL asıl alacak, 2.630,18-TL gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si 473,43-TL olmak üzere toplamda 9.449,41-TL alacak yönünden yapılan itirazın İPTALİNE,

b)Takibin 6.345,80-TL asıl alacak, 2.630,18-TL gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si 473,43-TL olmak üzere toplamda 9.449,41-TL alacak üzerinden DEVAMINA,

c)Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebin REDDİNE,

d)İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 645,49-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 260,71-TL harçtan mahsubu ile bakiye 384,78‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (TAHSİLDE MÜKERRER KAYIT OLMAMAK KAYDIYLA)

3.Davacı tarafından yapılan 151‬,00-TL elektronik tebligat, 111,00-TL tebligat ve posta masrafı, 3,80-TL posta (KEP) masrafı ve 3.250‬,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.515,8‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve davalı tarafça başkaca yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına,

5.Davacı tarafından yatırılan 260,71-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 320,01‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.449,41-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 1.236,99‬-TL'sinin davacıdan tahsili, 83,01-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (TAHSİLDE MÜKERRER KAYIT OLMAMAK KAYDIYLA)

9.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog